Önceki ayet· 12:9Sonraki ayet· 12:11

Yûsuf Suresi 10. Ayet· 12:10

↗ Yûsuf suresi
Mekki
قَالَ قَآئِلٞ مِّنۡهُمۡ لَا تَقۡتُلُواْ يُوسُفَ وَأَلۡقُوهُ فِي غَيَٰبَتِ ٱلۡجُبِّ يَلۡتَقِطۡهُ بَعۡضُ ٱلسَّيَّارَةِ إِن كُنتُمۡ فَٰعِلِينَ
İçlerinden biri: "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Böyle yaparsanız yolculardan onu bulup alan olur" dedi
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
İçlerinden biri: "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Böyle yaparsanız yolculardan onu bulup alan olur" dedi
Elmalılı Hamdi Yazır
İçlerinden bir söz sahibi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, bir kuyunun dibine bırakın da ordan geçen kafilenin biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın."
Yaşar Nuri Öztürk
İçlerinden söz alan biri şöyle konuştu: "Yûsuf'u öldürmeyin. Onu bir kuyunun dibine bırakın; gelip geçen kafilelerden biri onu bulup alır. Yapacaksanız böyle yapın!"
Süleyman Ateşen ayrışan
İçlerinden bir sözcü: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın, kervanlardan biri onu (görüp) alsın; eğer yapacaksanız (böyle yapın)," dedi.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.6%
İngilizce
Said a speaker among them, "Do not kill Joseph but throw him into the bottom of the well; some travelers will pick him up - if you would do [something]
Fransızca
L'un d'eux dit: «Ne tuez pas Joseph, mais jetez-le si vous êtes disposés à agir, au fond du puits afin que quelque caravane le recueille»
İspanyolca
Dijo uno de ellos: "No maten a José. Si ya tienen decidido deshacerse de él, mejor arrójenlo a lo profundo de un pozo seco, alguna caravana lo recogerá
Rusça
Один из них сказал: «Не убивайте Йусуфа (Иосифа), а бросьте его на дно колодца, если вы решили действовать. Один из караванов вытащит его»
Endonezce
Seorang di antara mereka berkata, "Janganlah kamu membunuh Yusuf, tetapi jebloskan saja dia ke dasar sumur agar dia dipungut oleh sebagian musafir, jika kamu hendak berbuat
Bengalce
তাদের মধ্য থেকে একজন বলল, তোমরা ইউসুফ কে হত্যা করো না, বরং ফেলে দাও তাকে অন্ধকূপে যাতে কোন পথিক তাকে উঠিয়ে নিয়ে যায়, যদি তোমাদের কিছু করতেই হয়।
Çince
他们当中有一个发言人曾说:“你们不要杀死优素福,你们可以把他投入井里。要是你们那样做了,一些过路的旅客会把他拾去的。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kardeşlerden biri şöyle dedi: Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Geçen yolculardan biri onu bulup, alsın. Bu şekilde yapmak, onu öldürmekten daha az zararlıdır. Eğer onun durumu hakkında söylediğinizi yapmaya karar verdiyseniz böyle yapın.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
10- İçlerinden biri:“Yusuf’u öldürmeyin. Eğer ille de bir şey yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da bir yolcu kafilesi onu bulup alsın” dedi. 10. “İçlerinden” yani Yusuf’u öldürmek yahut onu uzaklaştırmak isteyen kardeşlerinden “biri: Yusuf’u öldürmeyin.” Çünkü onu öldürmek daha büyük bir günah ve daha korkunç bir vebaldir. Onu öldürmeksizin babasından uzaklaştırmakla da maksadınız gerçekleşir. O halde siz de onu uzaklaştırabilme işini gerçekleştirmek maksadı ile “eğer” bu işi “ille de yapacaksanız onu kuyunun dibine atın” ve durumunuzu haber vermemesi için ona tehditte bulunun. Aksine onun, efendisinden kaçmış bir köle olduğunu söylemesini isteyin. Böylelikle uzak yerlere giden “bir yolcu kafiles onu bulup alsın” ve gittiği yerde alıkoysun “dedi.” Bu sözü söyleyen, Yusuf hakkında görüşü en güzel, aralarında Yusuf’a karşı en iyi ve bu hususta Allah’tan en çok korkanları idi. Çünkü kimi kötülükler, kimi kötülüklerden daha hafifitir. Hafif olan zararla daha ağır zarar önlenmeye çalışılır. Nihâyet onlar bu görüşü ittifakla kabul ettiler ve:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kabaran kıskançlık duyguları, kardeşlik şefkat ve merhamet duygularını o derece örtmüştü ki kardeşlerini öldürmek veya başka bir şekilde ortadan kaldırmak için karar almada tereddüt göstermediler. Böylece çarpık bir mantıkla, kardeşlerini ortadan kaldırdıktan sonra tövbe edip iyi kimseler olacaklarını ve babalarının teveccühünün sadece kendilerine kalacağını sanıyorlardı. İçlerinden biri vicdanının sesini bastıramadı ve Yûsuf’un öldürülmemesini istedi; ama onu babasından uzaklaştırmak için mutlaka bir şey yapılacaksa bir kuyunun dibine bırakılmasını tavsiye etti. Kervanlardan birinin Yûsuf’u alıp götüreceğini, böylece onu babasından uzaklaştırmış olacaklarını söyledi. Rivayete göre bu fikri ileri süren, Hz. Ya‘kūb’un en büyük oğlu Rûbîl’dir (Taberî, XII, 155-156; Tevrat’ta Ruben şeklinde geçer). Bu görüş uygun bulundu, uygulamak üzere babalarına geldiler.
Yûsuf Suresi 10. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kardeşlerden biri şöyle dedi: Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Geçen yolculardan biri onu bulup, alsın. Bu şekilde yapmak, onu öldürmekten daha az zararlıdır. Eğer onun durumu hakkında söylediğinizi yapmaya karar verdiyseniz böyle yapın.