(Bu fikirde karar kıldılar ve babalarına gelip) Dediler ki: "Ey babamız, neden Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun, oysa biz ona öğüt verenler(onun iyiliğini isteyenler)iz?"
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
(Bu fikirde karar kıldılar ve babalarına gelip) Dediler ki: "Ey babamız, neden Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun, oysa biz ona öğüt verenler(onun iyiliğini isteyenler)iz?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Dediler ki: "Ey babamız! Sen bize Yusuf için neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini istiyoruz."
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Dediler ki: "Ey babamız, ne oluyor da Yûsuf konusunda bize güvenmiyorsun. Oysaki biz ona hep öğüt vermekteyiz."
Süleyman Ateş
(Bu fikirde karar kıldılar ve babalarına gelip) Dediler ki: "Ey babamız, neden Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun, oysa biz ona öğüt verenler(onun iyiliğini isteyenler)iz?"
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
They said, "O our father, why do you not entrust us with Joseph while indeed, we are to him sincere counselors
Fransızca
Ils dirent: «O notre père, qu'as-tu à ne pas te fier à nous au sujet de Joseph? Nous sommes cependant bien intentionnés à son égard
İspanyolca
[Entonces se dirigieron a su padre] diciendo: "¡Padre nuestro! ¿Por qué no nos dejas cuidar de José? Solo tenemos buenas intenciones con él
Rusça
Они сказали: «О отец наш! Почему ты не доверяешь нам Йусуфа (Иосифа)? Воистину, мы желаем ему добра
Endonezce
Mereka berkata, "Wahai ayah kami! Mengapa engkau tidak mempercayai kami terhadap Yusuf, padahal sesungguhnya kami semua menginginkan kebaikan baginya
Bengalce
তারা বললঃ পিতাঃ ব্যাপার কি, আপনি ইউসুফের ব্যাপারে আমাদেরকে বিশ্বাস করেন না ? আমরা তো তার হিতাকাংখী।
Kardeşleri Yusuf'u yanlarından uzaklaştırmak konusunda anlaştıktan sonra babaları Yakup -aleyhisselam-'a şöyle dediler: Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki bizler, ona karşı çok şefkatli kimseleriz ve zararlı şeylerden onu koruruz. Biz, Yusuf'un koruması ve sana sağ salim geri dönmesi için iyilik yapan kimseleriz. Onu bizimle göndermene engel olan şey nedir?
11- Dediler ki:“Ey babamız! Sana ne oluyor da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun? Halbuki biz elbette onun iyiliğini isteriz. 12- “Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Biz onu mutlaka koruruz.” 13- Dedi ki:“Onu götürmeniz gerçekten beni üzer. Ayrıca siz kendisinden habersizken kurdun onu yemesinden korkarım.” 14- Onlar da dediler ki:“Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde eğer onu kurt yiyecek olursa o zaman gerçekten biz zarara uğramış (işe yaramaz) kimseleriz demektir.”
11. “Dediler ki:” Yani Yusuf’un kardeşleri maksatlarına ulaşmak kastı ile babalarına şöyle dediler: “Ey babamız! Sana ne oluyor ki Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun?” Herhangi bir sebep ve gerekçe yokken bizden yana Yusuf hakkında ne diye korkuyorsun? “Halbuki biz elbette onun iyiliğini isteriz.” Ona karşı şefkatimiz vardır ve kendimiz için istediğimizi onun için de isteriz. Bu ifade, Yakub aleyhisselam’ın Yusuf’un kardeşleri ile birlikte çöle ve benzeri uzak yerlere gitmesine müsaade etmediğini göstermektedir.
12. Onlar babalarının, kardeşlerini kendileri ile göndermesini engelleyen kendi haklarındaki zannının yersizliğini ifade ettikten sonra babasının Yusuf için arzulayacağı bir şeyi yani Yusuf’un faydasına olacak, ayrıca onu kendileri ile birlikte göndermeye müsaade etmesini gerektirecek bir hususu söz konusu ederek şöyle dediler:“Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın.” Açık havada gezinsin, neşelensin ve can sıkıntısı gitsin. “Biz onu mutlaka koruruz” yani onu gözümüzden uzak tutmayacak ve ona gelebilecek her türlü eziyete karşı onu koruyacağız.
13. Babaları da onlara “dedi ki: Onu götürmeniz muhakkak gerçekten beni üzer” yani sadece onu alıp götürmeniz bile beni üzer ve bana ağır gelir. Çünkü ben, kısa bir süre dahi olsa ondan ayrı kalamam. Bu da benim onu sizinle birlikte göndermeme engeldir. İkinci bir engel de şudur:“Ayrıca siz kendisinden habersizken” ondan gafil olduğunuz ve fark etmediğiniz bir halde iken “kurdun onu yemesinden korkarım” çünkü o henüz küçüktür, kurda karşı kendisini koruyamaz.
14. “Onlar da dediler ki: Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde” onu korumaya dikkat gösteren bir grup olduğumuz halde “eğer onu kurt yiyecek olursa o zaman gerçekten biz zarara uğramış (işe yaramaz) kimseleriz demektir.” Eğer kurt onu yer ve bu konuda bizi aciz bırakacak olursa artık bizde hayır yok, bizden hiçbir iyilik beklenmez demektir. Onlar, bu şekilde Yusuf’u beraberlerinde göndermesini sağlayacak sebepleri hazırlayıp engelleri de ortadan kaldırdıktan sonra babaları, Yusuf’un onlarla birlikte gitmesine izin verdi.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Niçin Yûsuf hakkında bize güvenmiyorsun?” şeklindeki sorularından anlaşılıyor ki kardeşleri daha önce de Yûsuf’un kendileriyle beraber kıra çıkmasını istemişler fakat, babaları bu konuda onlara güvenmediği için buna izin vermemişti. Ya‘kūb aleyhisselâm aslında oğullarına güvenmediği halde, bunu hissettirmeme nezaketini göstermiş, gerekçe olarak, onlar farkında olmadan Yûsuf’u kurtların kapıp yiyebileceğinden korktuğunu ifade etmiştir.
Kardeşleri Yusuf'u yanlarından uzaklaştırmak konusunda anlaştıktan sonra babaları Yakup -aleyhisselam-'a şöyle dediler: Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki bizler, ona karşı çok şefkatli kimseleriz ve zararlı şeylerden onu koruruz. Biz, Yusuf'un koruması ve sana sağ salim geri dönmesi için iyilik yapan kimseleriz. Onu bizimle göndermene engel olan şey nedir?