Önceki ayet· 7:40Sonraki ayet· 7:42

A'râf Suresi 41. Ayet· 7:41

↗ A'râf suresi
Mekki
لَهُم مِّن جَهَنَّمَ مِهَادٞ وَمِن فَوۡقِهِمۡ غَوَاشٖۚ وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلظَّـٰلِمِينَ
Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerine de örtüler vardır. Zalimleri böyle cezalandırırız
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerine de örtüler vardır. Zalimleri böyle cezalandırırız
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara cehennemde ateşten bir yatak, üstlerine de (ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Onlar için cehennemden bir döşek/beşik ve üstlerinde kılıflar vardır. Zalimleri böyle cezalandırırız biz.
Süleyman Ateş
Onlar için cehennemden bir döşek ve üstlerinde de (yine ateşten) örtüler vardır. İşte zalimleri böyle cezalandırırız!
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
They will have from Hell a bed and over them coverings [of fire]. And thus do We recompense the wrongdoers
Fransızca
L'Enfer leur servira de lit et, comme couverture, ils auront des voiles de ténèbres. Ainsi rétribuons-Nous les injustes
İspanyolca
Ellos tendrán allí lechos envolventes de fuego. Así es como castigo a los que cometen injusticias
Rusça
Их ложа будут из Геенны, а над ними будут покрывала. Так Мы воздаем беззаконникам
Endonezce
Bagi mereka tikar tidur dari api neraka dan di atas mereka ada selimut (api neraka). Demikianlah Kami memberi balasan kepada orang-orang yang zalim
Bengalce
তাদের জন্যে নরকাগ্নির শয্যা রয়েছে এবং উপর থেকে চাদর। আমি এমনিভাবে জালেমদেরকে শাস্তি প্রদান করি।
Çince
他们在火狱里要垫火褥,要盖火被,我要这样报酬不义者。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kibirlenerek yalanlayan o kâfirler için, cehennemde üzerinde yatacakları ateşten döşekler ve onların üstlerine de ateşten bir örtü vardır. İşte biz, Allah'ı küfrederek ve O'ndan yüz çevirerek sınırlarını aşanları böyle bir cezayla cezalandırırız.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
40- Âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı büyüklenenler var ya; onlar için gök kapıları açılmayacaktır ve onlar deve, iğne deliğinden geçmedikçe cennete de giremeyeceklerdir. Biz günahkârları işte böyle cezalandırırız. 41- Onlar için cehennemden bir döşek, üstlerinde de (ateşten) örtüler vardır. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız. 40. Yüce Allah, apaçık olmalarına rağmen âyetlerini yalanlayan, onlara iman etmeyen ve onlara karşı büyüklük taslayan, hükümlerine boyun eğecek yerde onları yalanlayıp yüz çeviren kimselerin görecekleri cezayı bildirmektedir. Şöyle ki bunlar, her türlü hayırdan yana ümitlerini keseceklerdir. Ölecekleri vakit ruhları Yüce Allah’a doğru yükselmek maksadıyla yukarı doğru çıkıp izin isteyeceğinde onlara izin verilmeyecek ve ruhlarına semanın kapıları açılmayacaktır. Nitekim ruhları dünyada iken de Allah’a iman, O’nu tanımak ve O’nu sevmek sureti ile yücelmemişti. İşte ölümden sonra da aynı şekilde yükselmeyecek ve yücelmeyecektir. Çünkü ceza amelin türünden olur. Âyetin mefhumundan da şu anlaşılmaktadır: Allah’ın emrine itaat eden ve âyetlerini tasdik eden mü’minlerin ruhlarına semanın kapıları açılacak ve bunlar Yüce Allah’a yükselecektir. Allah’ın o ulvi alemde dilediği noktaya kadar ulaşacak, Rablerine yakınlık ve O’nun rızasına ermek dolayısıyla da sevineceklerdir. Yüce Allah’ın cehennemlikler hakkında şöyle buyurmaktadır:“Onlar deve, iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremeyeceklerdir.” Yani cismi itibari ile hayvanların en büyüklerinden olan deve, eşyanın en darlarından biri olan iğne deliğine girmedikçe cennete giremeyeceklerdir. Bu, herhangi bir şeyin gerçekleşmesini, imkânsız olan bir şarta bağlamak kabilindendir. Yani devenin iğne deliğinden geçmesi imkânsız olduğu gibi Allah’ın âyetlerini inkâr edenlerin cennete girmeleri de aynı şekilde imkânsızdır. Çünkü Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Gerçek şu ki; kim Allah’a ortak koşarsa hiç şüphesiz Allah, ona cenneti haram kılmıştır. Onun varacağı yer ateştir.”(el-Maide, 5/72) Yüce Allah burada da: “Biz günahkârları” yani suçları pek çok olan ve azgınlıkları ileri dereceye varanları “işte böyle cezalandırırız” buyurmaktadır. 41. “Onlara cehennemden” altlarına “bir döşek, üstlerinde de” onları örtecek, azaptan üzerlerine gölge yapacak “örtüler vardır. İşte biz” kendilerine zulmeden “zalimleri böyle” amellerine uygun bir şekilde “cezalandırırız.” Rabbin ise kullara asla zulmedici değildir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah’ın âyetlerini yalanlayan, kibirlilik taslayıp bu âyetleri kabul etmemekte direnen, ilâhî rahmet ve inâyetten mahrum kalacak ve asla cennete giremeyecek olan o mücrim ve zalimlerin varıp kalacakları yerin cehennem olduğu ifade buyurulduktan sonra 42. âyette de iman edip hayırlı işler yapanların “cennet ehli” olduğu ve orada ebedî kalacakları belirtilmektedir. Bu arada, herkesin ancak gücünün yettiği kadarıyla mükellef tutulduğu belirtilerek bir bakıma, müminlerin, istemelerine rağmen yapamadıkları hayırlı faaliyetler sebebiyle ümitsizliğe düşmelerine gerek olmadığına, insanın cennet ehlinden olabilmesi için yapabileceği kadarını yapmasının yeterli olduğuna işaret edilmiştir.
A'râf Suresi 41. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kibirlenerek yalanlayan o kâfirler için, cehennemde üzerinde yatacakları ateşten döşekler ve onların üstlerine de ateşten bir örtü vardır. İşte biz, Allah'ı küfrederek ve O'ndan yüz çevirerek sınırlarını aşanları böyle bir cezayla cezalandırırız.