Diyanet İşlerien ayrışan
Çünkü Allah bu kimselerin ecirlerini tam verir ve lütfu ile arttırır. Doğrusu O, bağışlayandır, şükrün karşılığını bol bol verendir
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü Allah mükafatlarını kendilerine tamamen ödedikten başka, lütfundan onlara fazlasını da verecektir. Çünkü O çok bağışlayıcı ve şükrün karşılığını vericidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Çünkü Allah onlara ücretlerini tam ödeyecek, lütfundan onlara artırma da yapacaktır. Gafûr'dur O, çok affeder; Şekûr'dur, şükredenlere mutlaka karşılık verir.
Süleyman Ateşen ayrışan
Ki (Allah), onlara ücretlerini tam ödesin ve lutfundan onlara fazlasını da versin. Çünkü O, çok bağışlayan, çok karşılık verendir.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu; Allah'ın onların amellerinin karşılığını tam bir şekilde vermesi ve ihsanından onlara daha da artırması içindir. Çünkü Allah; bunun ehlidir. Şüphesiz O; bu sıfatlar ile vasıflanmış olanların günahlarını çokça bağışlayan ve onların güzel amellerinin karşılığını bol bol verendir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
29- Allah’ın Kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak edenler, asla zarar etmeyecek bir ticaret/kazanç umabilirler. 30- Çünkü Allah, onlara mükâfatlarını eksiksiz verecek, üstelik lütfundan onlara daha fazlasını ihsan edecektir. Çünkü O, Ğafûrdur, Şekûrdur.
29. “Allah’ın Kitabını okuyanlar” ve verdiği emirlerde o Kitaba uyanlar… Bunlar, onun emirlerinin gereklerini yerine getirir, yasaklarını terk ederler, verdiği haberleri tasdik eder ve onlara inanırlar, ona aykırı olan sözlere öncelik tanımazlar. Aynı şekilde onun lafızlarını tilavet ederler, manalarını da düşünerek ortaya çıkarmaya çalışırlar. Yüce Allah, genel olarak okumayı/tilaveti zikrettikten sonra özellikle dinin direği, müslümanların nuru, imanın dengesi ve İslâm’a samimi olarak bağlılığın alâmeti olan namazı; akrabalara, yoksullara, yetimlere ve başkalarına verilen zekât, keffâretler, adaklar, sadakalar vb. gibi infakları söz konusu etmektedir. İşte bu kimseler “gizli ve açık” bütün vakitlerinde infak ederler ve bu hayırlı işleri ile “asla zarar etmeyecek” kesada uğramayacak ve bozulmayacak “bir ticaret/kazanç umabilirler.” Çünkü onların bu ticaretleri, ticaretlerin en üstünü, en değerlisi ve en yücesidir. Bu da Rablerinin rızasına kavuşmak, O’nun pek büyük mükâfatlarını elde etmek, Allah’ın gazap ve cezasından kurtulmaktır. İşte bu, amellerinin ihlaslı olduğunu, onların bu amelleri ile hiçbir kötü maksat gözetmediklerini ve bozuk hiçbir niyetlerinin de bulunmadığını ortaya koymaktadır.
30. Yüce Allah, onların bu umutlarının gerçekleşeceğini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Çünkü Allah, onlara mükâfatlarını” amellerinin ecirlerini azlığına çokluğuna, güzel olup olmayışlarına göre “eksiksiz verecek, üstelik lütfundan onlara daha fazlasını” ecirlerinden daha çoğunu “ihsan edecektir.”“Çünkü O Ğafûrdur.” Kötülüklerini ve günahlarını bağışlamıştır. “Şekûrdur.” Az miktardaki iyiliklerini dahi kabul edip mükâfatlandırmış, karşılıksız bırakmamıştır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Önceki âyette kalple ilgili bir durum olan Allah korkusu yani Allah’a saygı duygusundan söz edilmiş; burada da dil ve beden ile ortaya konan ve bu duyguyu pekiştiren davranışların önemine değinilmiştir (Râzî, XXVI, 22; bu bağlamda “başkaları için harcama” anlamını verdiğimiz infak hakkında bilgi için bk. Bakara 2/245, 254, 261).