Kök Analizi
صلي

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

25 geçiş25 ayet20 Mekki · 5 Medeni5 anlam · 8 türevSly
KÖK ANLAMI · ateşe girme
  1. Ateşe girmek, yanmakhakiki
    Ateşe, özellikle cehennem ateşine girmek; orada yanmak ve azap görmek.
    Kur'an'daki kullanım: “oraya girerler”
  2. Ateşe sokmak, atmakhakiki
    Birini ateşe ya da cehenneme sokmak, atmak.
    Kur'an'daki kullanım: “onu sokacağız”
  3. Ateşe atılmahakiki
    Ateşe atılma; cehennem azabına çarptırılma.
    Kur'an'daki kullanım: “ve atılma (vardır)”
  4. Ateşle ısınmakhakiki
    Isınmak için ateşe yönelmek, ateşten ısınmak.
    Kur'an'daki kullanım: “ısınırsınız”
  5. Bir şeye yaslanmakhakiki
    Bir yere yaslanmak, ona doğru eğilmek; cehenneme girerken yaslanmak.
    Kur'an'daki kullanım: “yaslanacakları”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (1) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. Namaz kılmak, dua etmekhakiki
    Namaz kılmak, dua etmek, yüceltmek ve rahmet dilemek; Allah'a yöneliş, ibadet ve tazim.
    Lane's Lexicon: “'namaz kılmak', 'dua etmek', 'yüceltmek' ve 'rahmet dilemek' fiillerini kapsar.”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
صلي (ṣ-l-y) kökünün Kur'an'daki birincil anlamı, 'namaz kılmak', 'dua etmek', 'yüceltmek' ve 'rahmet dilemek' fiillerini kapsar. Özellikle 'salat' terimiyle ilişkilidir ve Allah'a yöneliş, ibadet ve tazim ifade eder. Ayrıca, 'ateşe atmak' veya 'ateşte yanmak' gibi anlamlara da gelebilir, bu da cehennem azabını tasvir ederken kullanılır.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
20 / 25 ayet
4:10
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَأۡكُلُونَ أَمۡوَٰلَ ٱلۡيَتَٰمَىٰ ظُلۡمًا إِنَّمَا يَأۡكُلُونَ فِي بُطُونِهِمۡ نَارٗاۖ وَسَيَصۡلَوۡنَ سَعِيرٗا
وَسَيَصْلَوْنَ — ve gireceklerdir
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar, zaten onlar çılgın aleve atılacaklardır
Nisâ Suresi · Medeni
4:30
وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ عُدۡوَٰنٗا وَظُلۡمٗا فَسَوۡفَ نُصۡلِيهِ نَارٗاۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا
نُصْلِيهِ — onu sokacağız
Bunu kim aşırı giderek haksızlıkla yaparsa, onu ateşe sokacağız. Bu, Allah'a kolaydır
Nisâ Suresi · Medeni
4:56
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا سَوۡفَ نُصۡلِيهِمۡ نَارٗا كُلَّمَا نَضِجَتۡ جُلُودُهُم بَدَّلۡنَٰهُمۡ جُلُودًا غَيۡرَهَا لِيَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَزِيزًا حَكِيمٗا
نُصْلِيهِمْ — sokacağız
O ayetlerimizi inkar edenleri yakında bir ateşe sokacağız, derileri piştikçe azabı tadsınlar diye onlara başka deriler vereceğiz! Şüphesiz Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Nisâ Suresi · Medeni
4:115
وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَتَّبِعۡ غَيۡرَ سَبِيلِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصۡلِهِۦ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا
وَنُصْلِهِۦ — ve sokarız
Doğru yol kendisine apaçık belli olduktan sonra, Peygamberden ayrılıp, inananların yolundan başkasına uyan kimseyi, döndüğü yöne döndürür ve onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir
Nisâ Suresi · Medeni
14:29
جَهَنَّمَ يَصۡلَوۡنَهَاۖ وَبِئۡسَ ٱلۡقَرَارُ
يَصْلَوْنَهَا — yaslanacakları
Yaslanacakları cehenneme (götürdüler). Ne kötü bir duraktır o!
İbrâhim Suresi · Mekki
17:18
مَّن كَانَ يُرِيدُ ٱلۡعَاجِلَةَ عَجَّلۡنَا لَهُۥ فِيهَا مَا نَشَآءُ لِمَن نُّرِيدُ ثُمَّ جَعَلۡنَا لَهُۥ جَهَنَّمَ يَصۡلَىٰهَا مَذۡمُومٗا مَّدۡحُورٗا
يَصْلَىٰهَا — oraya girer
Dünyayı isteyene istediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girer
İsrâ Suresi · Mekki
19:70
ثُمَّ لَنَحۡنُ أَعۡلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمۡ أَوۡلَىٰ بِهَا صِلِيّٗا
صِلِيًّا — girmeğe
Cehenneme girmeye en layık olanları Biz biliriz
Meryem Suresi · Mekki
27:7
إِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِأَهۡلِهِۦٓ إِنِّيٓ ءَانَسۡتُ نَارٗا سَـَٔاتِيكُم مِّنۡهَا بِخَبَرٍ أَوۡ ءَاتِيكُم بِشِهَابٖ قَبَسٖ لَّعَلَّكُمۡ تَصۡطَلُونَ
تَصْطَلُونَ — ısınırsınız
Musa, ailesine: "Ben bir ateş gördüm; size oradan ya bir haber getireceğim, yahut ısınasınız diye tutuşmuş bir odun getireceğim" demişti
Neml Suresi · Mekki
28:29
۞فَلَمَّا قَضَىٰ مُوسَى ٱلۡأَجَلَ وَسَارَ بِأَهۡلِهِۦٓ ءَانَسَ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ نَارٗاۖ قَالَ لِأَهۡلِهِ ٱمۡكُثُوٓاْ إِنِّيٓ ءَانَسۡتُ نَارٗا لَّعَلِّيٓ ءَاتِيكُم مِّنۡهَا بِخَبَرٍ أَوۡ جَذۡوَةٖ مِّنَ ٱلنَّارِ لَعَلَّكُمۡ تَصۡطَلُونَ
تَصْطَلُونَ — ısınırsınız
Musa süreyi doldurunca, ailesiyle birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateş gördü. Ailesine: "Durunuz, ben bir ateş gördüm; belki oradan size bir haber yahut tutuşmuş bir odun getiririm de ısınabilirsiniz" dedi
Kasas Suresi · Mekki
36:64
ٱصۡلَوۡهَا ٱلۡيَوۡمَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ
ٱصْلَوْهَا — oraya girin;
Bugün, inkarcılığınıza karşılık oraya girin
Yâsîn Suresi · Mekki
37:163
إِلَّا مَنۡ هُوَ صَالِ ٱلۡجَحِيمِ
صَالِ — girecek
Cehenneme girecek olandan başkasını.
Sâffât Suresi · Mekki
38:56
جَهَنَّمَ يَصۡلَوۡنَهَا فَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ
يَصْلَوْنَهَا — oraya girerler
Cehenneme girerler; ne kötü bir konaktır
Sâd Suresi · Mekki
38:59
هَٰذَا فَوۡجٞ مُّقۡتَحِمٞ مَّعَكُمۡ لَا مَرۡحَبَۢا بِهِمۡۚ إِنَّهُمۡ صَالُواْ ٱلنَّارِ
صَالُوا۟ — gireceklerdir
(İnkarcıların ileri gelenlerine denir ki;) "İşte şunlar sizinle beraber girecek olanlardır." (Derler ki;) "Onlar rahat yüzü görmesin. Behemehal ateşe gireceklerdir
Sâd Suresi · Mekki
52:16
ٱصۡلَوۡهَا فَٱصۡبِرُوٓاْ أَوۡ لَا تَصۡبِرُواْ سَوَآءٌ عَلَيۡكُمۡۖ إِنَّمَا تُجۡزَوۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
ٱصْلَوْهَا — girin ona
Girin ona, ister dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Ancak yaptıklarınıza göre cezalandırılacaksınız.
Tûr Suresi · Mekki
56:94
وَتَصۡلِيَةُ جَحِيمٍ
وَتَصْلِيَةُ — ve atılma (vardır)
Cehenneme sokulur
Vâkıa Suresi · Mekki
58:8
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ نُهُواْ عَنِ ٱلنَّجۡوَىٰ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا نُهُواْ عَنۡهُ وَيَتَنَٰجَوۡنَ بِٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡعُدۡوَٰنِ وَمَعۡصِيَتِ ٱلرَّسُولِۖ وَإِذَا جَآءُوكَ حَيَّوۡكَ بِمَا لَمۡ يُحَيِّكَ بِهِ ٱللَّهُ وَيَقُولُونَ فِيٓ أَنفُسِهِمۡ لَوۡلَا يُعَذِّبُنَا ٱللَّهُ بِمَا نَقُولُۚ حَسۡبُهُمۡ جَهَنَّمُ يَصۡلَوۡنَهَاۖ فَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
يَصْلَوْنَهَا — oraya gireceklerdir
Gizli toplantıdan menedilen, sonra menolundukları şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek konusunda gizli gizli konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı bir şekilde seni selamlarlar; içlerinden, "Gerçekten peygamber olsaydı Allah'ın bizi, söylediklerimizden ötürü, cezalandırması gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya girerler, ne kötü dönüştür
Mücâdele Suresi · Medeni
69:31
ثُمَّ ٱلۡجَحِيمَ صَلُّوهُ
صَلُّوهُ — sallayın onu
Sonra cehenneme yaslayın
Hâkka Suresi · Mekki
74:26
سَأُصۡلِيهِ سَقَرَ
سَأُصْلِيهِ — onu sokacağım
İşte bu adamı yakıcı bir ateşe yaslayacağım
Müddessir Suresi · Mekki
82:15
يَصۡلَوۡنَهَا يَوۡمَ ٱلدِّينِ
يَصْلَوْنَهَا — oraya girerler
Din Günü oraya girerler
İnfitâr Suresi · Mekki
83:16
ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ
لَصَالُوا۟ — elbette gireceklerdir
Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir
Mutaffifîn Suresi · Mekki