13- İyi ve itaatkar müminler, hiç şüphesiz nimetler içindedirler. 14- Kötü ve günahkarlar ise hiç şüphesiz cehennemdedirler. 15- Onlar, hesap günü oraya gireceklerdir. 16- Ve bir daha oradan ayrılmayacaklardır. 17- Hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? 18- Evet; hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? 19- O gün kimse kimseye en ufak bir fayda sağlama imkanına sahip değildir. O gün emir/hüküm yalnız Allah’ındır.
13. Burada “İyi ve itaatkar müminler”(ٱلۡأَبۡرَارَ )”dan kasıt, Allah’ın haklarını da kullarının haklarını da yerine getiren, kalbî amellerinde ve azalarının yaptıkları amellerde iyilikten ayrılmayanlardır. Bunların mükâfatı da hem dünya yurdunda, hem berzah/kabir aleminde, hem de ebedilik yurdunda kalbî, ruhî ve bedenî nimetlere nail olmaktır. 14. Allah’ın haklarını ve kullarının haklarını gereği gibi yerine getirmeyerek bu konuda kusurlu davranan “kötü ve günahkarlar”a gelince bunların kalpleri de kötüdür, amelleri de kötüdür ve bunlar “hiç şüphesiz cehennemdedirler.” Gerek dünya yurdunda, gerek berzah aleminde, gerekse de ebedilik yurdunda can yakıcı bir azap görürler. 15. “Onlar, hesap günü oraya gireceklerdir.” Yani amellerin karşılığının verileceği o günde, en çetin azaba uğratılmak üzere orayı boylayacaklardır. 16. “Ve bir daha oradan ayrılmayacaklardır.” Aksine sürekli orada kalacaklar, oradan başka bir yere çıkıp gidemeyeceklerdir. 17-18. “Hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? Evet; hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki?” Bu ifadeler ile zihinleri alak bullak eden o pek çetin günün dehşeti ifade edilmektedir. 19. “O gün kimse kimseye en ufak bir fayda sağlama imkanına sahip değildir.” İsterse bu kişi, onun yakın bir akrabası, candan bir sevdiği olsun. Çünkü herkes, kendi nefsi ile uğraşacaktır. Kendi nefsinin kurtuluşundan başka bir şey düşünmeyecektir. "O gün emir/hüküm yalnız Allah’ındır.” Kulları arasında O hüküm verecektir. Mazlumun zalimdeki hakkını alıp sahibine verecektir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır. İnfitâr Sûresinin tefsiri burada sona ermektedir.
***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hz. Peygamber’e yöneltilen bu sorular hesap gününün ne derece önemli ve dehşet verici olduğunu gösterir. O gün hiç kimse başkası için bir fayda sağlayamayacak, kimse kimseyi koruyamayacak; herkes kendisini düşünecek, kendi derdiyle uğraşacak, herhangi bir zararı dokunabilir korkusuyla çoluk çocuğundan, yakın akrabasından dahi kaçacaktır (bk. Abese 80/34-37). O gün Allah izin vermedikçe hiçbir şefaatçi şefaat edemez. O gün hüküm yalnız Allah’ındır (krş. Bakara 2/255; Mü’min 40/16). O dilediği gibi tasarrufta bulunur; kimseye –dünyada verdiği gibi– kendi hayatı ve geleceği hakkında karar verip tasarrufta bulunma yetkisi vermez (Şevkânî, V, 459-460).