Sure, üst üste binen dört zaman cümlesiyle başlar: gök yarılır, yıldızlar dağılıp dökülür, denizler kaynaşır, kabirlerin içi dışa çıkar. İnfitâr yarılma demektir ve sure adını bu ilk ayetten alır. Mekke döneminde inmiş metin 19 ayettir, nüzul sırasına göre 82. sıradadır. Bunlar arka arkaya dizildikten sonra hepsi tek bir sonuç cümlesine bağlanır; o an insan, yaptığını ve yapmadığını görür. Kıyamet saati ile kopuş öncesindeki büyük alâmetlerin surede öne çıkması bu açılıştan gelir.
İkinci bölümde ton değişir ve doğrudan bir soru sorulur: insanı, kendisini yaratan, düzenleyen ve ölçülü bir biçim veren Rabbine karşı ne aldattı. Bu soru, surenin yaratılış ile hesap arasında kurduğu bağın özetidir; verilen biçimin kendisi bir yükümlülük gerekçesi olarak sunulur. Üçüncü bölüm kayıt fikrini getirir. Her davranışı yazan değerli yazıcılardan söz eden üç ayet, hesabın rastgele değil kayda dayalı olduğunu belirtir. Ardından iyilerin nimet, buyruktan çıkanların ateş içinde bulunacağına dair kısa bir ayrım gelir.
Kapanışta metin kendi üzerine katlanır: din gününün ne olduğunun bilinemeyeceği neredeyse aynı sözlerle iki kez söylenir ve tekrar, cevabı geciktirerek vurguyu artırır. Son ayet, o gün kimsenin kimseye fayda sağlayamayacağını ve buyruğun yalnız Allah'a ait olduğunu bildirir. Ayetlerin kısalığı ve tekrar düzeni, sureye baştan sona ritmik bir yapı kazandırır.
İnfitâr suresi 19 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 82).
Bu sayfada İnfitâr suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.