Rabbine and olsun ki Biz onları mutlaka uydukları şeytanlarla beraber haşredeceğiz. Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Rabbine and olsun ki Biz onları mutlaka uydukları şeytanlarla beraber haşredeceğiz. Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbine andolsun ki biz onları (öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirleri) şeytanları ile beraber elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri üstü hazır bulunduracağız (ki cennetlikleri görüp hasret çeksinler.).
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbine yemin olsun ki; onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra hepsini diz çökmüş halde cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.
Süleyman Ateş
Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları mutlaka toplayacağız, sonra onları diz çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde bulunduracağız.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
So by your Lord, We will surely gather them and the devils; then We will bring them to be present around Hell upon their knees
Fransızca
Par ton Seigneur! Assurément, Nous les rassemblerons, eux et les diables. Puis, Nous les placerons autour de l'Enfer, agenouillés
İspanyolca
¡Por tu Señor! Los congregaré junto con los demonios [que adoraban], y he de hacerlos comparecer de rodillas alrededor del Infierno [para ser juzgados]
Rusça
Клянусь твоим Господом, Мы непременно соберем их и дьяволов, а затем поставим их вокруг Геенны на колени
Endonezce
Maka demi Tuhanmu, sungguh, pasti akan Kami kumpulkan mereka bersama setan, kemudian pasti akan Kami datangkan mereka ke sekeliling Jahanam dengan berlutut
Bengalce
সুতরাং আপনার পালনকর্তার কসম, আমি অবশ্যই তাদেরকে এবং শয়তানদেরকে একত্রে সমবেত করব, অতঃপর অবশ্যই তাদেরকে নতজানু অবস্থায় জাহান্নামের চারপাশে উপস্থিত করব।
-Ey Resul!- Rabbine ant olsun olsun ki onları sapıklığa sürükleyen şeytanlarıyla birlikte kabirlerinden mahşere çıkaracağız. Sonra onları zelil, dizleri üzerine çökmüş olarak cehennemin kapısına doğru sürükleyeceğiz.
68- Rabbine yemin olsun ki onları da şeytanları da mutlaka (diriltip) mahşerde toplayacağız. Sonra elbette onları getirip cehennemin etrafında diz üstü hazır edeceğiz. 69- Sonra her bir kesimden Rahmân’a karşı azgınlıkta en ileri olanları çekip ayıracağız. 70- Hem sonra oraya atılmaya kimlerin daha layık olduğunu da en iyi biz biliriz.
68. Söz söyleyenlerin en doğrusu olan Yüce Allah rubûbiyetine yemin ederek öldükten sonra dirilişi inkâr eden bu kimseleri şeytanlarla birlikte mutlaka haşredeceğine ve süresi tayin edilmiş belli bir günde onları mutlaka bir araya toplayacağına yemin etmektedir. “Sonra elbette onları getirip cehennemin etrafında diz üstü hazır edeceğiz.” Dehşetli hallerin şiddetinden, sarsıntıların çokluğundan ve karşı karşıya kalacakları durumların fecaatinden dolayı dizleri üzerine çökmüş olarak, o yüce ve büyük zatın haklarında vereceği hükmü bekleyeceklerdir. Bundan dolayı Yüce Allah, onlar hakkındaki hükmünü söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
69. “Sonra her bir kesimden Rahmân’a karşı azgınlıkta en ileri olanları çekip ayıracağız.” Yani zulüm, küfür ve azgınlıkta ortak olan zalimlerin her bir kesiminden azgınlıkları daha ileri, zulümleri daha büyük, küfürleri daha fazla olan kimseleri ayıracağız ve onları azaba önden göndereceğiz. Sonra bu şekilde günahlarının ağırlıklarına göre sırayla azaba doğru sürüleceklerdir. Bu hallerinde iken de birbirlerine lanet edeceklerdir. Aralarından daha sonra azaba gönderilecekler, önden gönderilmiş olanlar hakkında:“Rabbimiz, işte bizi bunlar saptırdılar. Onun için bunlara ateş azabını iki kat ver diyecekler... Öncekileri de sonrakilere: Sizin bize hiçbir üstünlüğünüz yoktu, diyecek.”(el-A’raf, 7/38-39) Bütün bunlar, Yüce Allah’ın adaletine, hikmetine ve geniş ilmine bağlı olarak gerçekleşecektir. İşte bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:
70. “Hem sonra oraya atılmaya kimlerin daha layık olduğunu da en iyi biz biliriz.” Yani bizim ilmimiz cehenneme atılmaya kimin daha layık olduğunu kapsamlı olarak kuşatmıştır. Biz, onları bildiğimiz gibi, onların amellerini, amelleri dolayısıyla neyi hak ettiklerini ve bundan dolayı azaptan paylarına düşeni de çok iyi biliriz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İlk yaratılışı düşünmeyen insanlar, öldükten sonra dirilmeyi inkâr etmekte ve çürüyüp toz toprak olduktan sonra yeniden dirilmenin bir hayal ürünü olduğunu iddia etmektedirler. Oysa insan ilk yaratılışını düşünürse kendisini yoktan var eden bir kudretin, ölüp toz toprak olduktan sonra onu yeniden diriltebileceğine kanaat getirir. Nitekim Allah Teâlâ başka âyetlerde de insanları ilk defa nasıl yaratmışsa öyle dirilteceğini, bunun kendisi için daha kolay olduğunu ifade buyurmuştur (bk. Rûm 21/27; Yâsîn 36/79). 68. âyetteki “şeytanlar”dan maksat insanların ilâhî huzura çıkıp dünyada yaptıklarından hesaba çekilecekleri bir âhiret günü olmadığını, hayatın sadece bu dünya hayatından ibaret olduğunu iddia ederek insanları aldatıp saptıran inkârcı önderlerdir (Şevkânî, III, 386). Yüce Allah, bunları ve bunların kandırarak yoldan çıkardığı kimseleri mahşerde toplayıp cezalarını vereceğini buyurmuştur.
Allah’a en çok âsi olanların çekip çıkartılacağını, ayrılacağını belirten 69. âyetteki ifade bazı tefsirciler tarafından şöyle yorumlanmıştır: İsyankârların bir kısmı ayırt edilip cehenneme atılacak, isyanı daha hafif olanlar ise bağışlanacaklar. Ancak, tefsircilerin çoğunluğuna göre âyet bütünüyle kâfirlere dairdir. Ayırt edilmekten maksat ise insanların inkârcılık ve isyan derecesine göre çeşitli gruplara ayrılmasıdır. Buna göre her grup cehennemde durumuna uygun bir tabakaya atılacaktır. Suç işleme ve inkârda öncülük ve önderlik edenlerin azabı daha ağır olacaktır (bk. Nahl 16/88; Ankebût 29/13). Ancak sonuç itibariyle, 70. âyette belirtildiğine göre kimlerin daha fazla isyankâr olduğunu eksiksiz bilen Allah Teâlâ, herkese, isyan ve günahlarının derecesine göre hak ettiği cezayı da eksiksiz bilecek ve en âdilane bir şekilde uygulayacaktır.
“İçinizden, oraya (cehenneme) varmayacak hiçbir kimse yoktur” meâlindeki 71. âyette geçen cümle ile devamı üç türlü yorumlanabilir:
a) Bunlardan maksat sırattan geçenlerdir. Mümin olsun kâfir olsun bütün insanlar aynı zamanda cehennemin üstünde kurulmuş olan sırattan geçmek zorunda oldukları için oraya uğramış olurlar. Ancak 72. âyete göre “kötülükten sakınanlar” cehennemden esirgenirken “zalimler diz üstü çökmüş olarak” orada bırakılacaktır. b) Maksat kâfirlerdir ve bunlar cehenneme gireceklerdir. c) Potansiyel olarak her insan ameline göre cennete olduğu kadar cehenneme de girebilecek durumdadır.
-Ey Resul!- Rabbine ant olsun olsun ki onları sapıklığa sürükleyen şeytanlarıyla birlikte kabirlerinden mahşere çıkaracağız. Sonra onları zelil, dizleri üzerine çökmüş olarak cehennemin kapısına doğru sürükleyeceğiz.