Diyanet İşlerien ayrışan
Onlar için dünyada bir müddet geçinme vardır, sonra dönüşleri Bizedir. İnkarlarına karşılık onlara çetin azab taddıracağız
Elmalılı Hamdi Yazır
Dünyadaki zevkler çabuk biter. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Daha sonra da inkâr ettiklerinden dolayı o çetin azabı biz onlara tattıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
Dünyada biraz nimetlenme, ardından dönüşleri bize! Sonra biz, inkâr ettikerinden ötürü şiddetli azabı onlara tattıracağız.
Süleyman Ateş
Dünyada biraz geçinir, sonra bize dönerler. Sonra da biz, inkarlarından dolayı onlara şiddetli azabı taddırırız.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Dünyanın, istifade ettikleri lezzetleri ve nimetleri ile aldanmasınlar. Dünyanın lezzetleri ve nimetleri geçicidir. Sonra kıyamet günü onların dönüşü bizedir. Sonra biz, Allah'ı inkâr etmeleri ve Allah'ın resulünü de yalanlamaları sebebi ile onlara şiddetli bir azap tattırırız.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
68- “Allah evlat edindi” dediler. O bundan münezzehtir. O, hiçbir şeye muhtaç olmayandır. Göklerde ve yerde ne varsa hep O’nundur. Elinizde buna dair hiçbir delil yoktur. O halde Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz? 69- De ki:“Allah’a karşı yalan söyleyip iftira edenler asla kurtuluşa eremeyeceklerdir.” 70- Dünyada (az) bir faydalanmadan sonra dönüşleri ancak Bize olacaktır. Sonra da küfre saptıkları için onlara o şiddetli azabı tattıracağız.
68. Yüce Allah müşriklerin âlemlerin Rabbi hakkındaki iftiralarını haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Allah evlat edindi, dediler.” Şanı Yüce Allah: “O bundan münezzehtir” diyerek kendi zatını bundan tenzih etmektedir. Yüce Allah, kendisine eksiklikleri nispet eden zalimlerin söylediklerinden çok yüce ve münezzehtir. Daha sonra Yüce Allah, buna dair çeşitli deliller söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: 1. “O, hiçbir şeye muhtaç olmayandır.” Yani muhtaç olmayış yalnız O’na hastır. Her türlü muhtaç olmayışı kendisinde toplamıştır. O, bütün yönleri ile ve bütün bakımlardan tam ve eksiksiz manası ile Ğanidir (zengindir, muhtaç olmayandır). O her bakımdan Ğani olduğuna göre ne diye evlat edinsin? Evlada olan ihtiyacından dolayı mı? Böyle bir şey O’nun Ğaniliğine aykırıdır. Çünkü evlad edinen kimse, ancak ğaniliğindeki eksiklikten ötürü evlat edinir. 2. İkinci delil, Yüce Allah’ın:“Göklerde ve yerde ne varsa hep O’nundur” buyruğunda dile getirilmektedir. Bu, oldukça kapsamlı ve genel bir ifadedir. Göklerde ve yerde bulunan varlıklardan hiçbiri bunun dışında değildir. Hepsi, O’nun yarattığı kullarıdır, O’nun mülkiyeti altındadırlar. Bilindiği gibi bu genel vasıf, bu varlıklar içinden birinin O’nun evladı olmasına aykırıdır. Çünkü çocuk, babasının cinsinden olur. Hiçbir zaman sahipli ya da köle olmaz. Yüce Allah’ın genel olarak gökte ve yerde bulunan her şeyin sahip ve idarecisi olması, onlardan birini evlat edinmesine aykırıdır. 3. Üçüncü delil de Yüce Allah’ın:“Elinizde buna dair hiçbir delil yoktur” buyruğu ile ifade edilmektedir. Yani elinizde Yüce Allah’ın evladı olduğuna delil teşkil eden bir kanıt, bir belge var mıdır? Şâyet ellerinde bir delilleri olsaydı mutlaka bunu açıklarlardı. Yüce Allah, kullara meydan okuyup buna dair delil getirmekten aciz olduklarını ortaya koyduğuna göre onların söylediklerinin batıl olduğu ve bunun bilgiye dayalı olmayan bir iddia olduğu ortaya çıkmaktadır. İşte bundan dolayı Yüce Allah:“O halde Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?” buyurmaktadır. Şüphesiz ki böyle bir şey haramların en büyüklerindendir.
69-70. “De ki: Allah’a karşı yalan söyleyip iftira edenler asla kurtuluşa eremeyeceklerdir.” Hiçbir zaman isteklerini elde edemeyecekler, hiçbir zaman maksatları gerçekleşmeyecektir. Onlar, küfür ve yalanlarında sadece dünya hayatında az bir süre faydalanırlar. Sonra da Yüce Allah’ın huzuruna gidecekler, O’na döndürülecekler. O da kâfir olmaları sebebi ile oldukça çetin azabı onlara tattıracaktır. “Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar.”(Âl-i İmrân, 3/117)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Putperest Araplar, genellikle kendi zenginlik ve soyluluklarını müslümanlara karşı bir meziyet, yollarının doğruluğuna bir kanıt olarak ileri sürerler; şirk anlamına gelen iddialarda bulunarak bâtıl dinlerini korumaya çalışırken dolaylı olarak bu statülerini yaşatmayı da amaçlarlardı. Âyette onların bu dünyada meziyet diye böbürlendikleri zenginlik ve soyluluk gibi imkân ve şartların geçici menfaatlerden ibaret olduğu hatırlatıldıktan sonra, insanların bunlara aldanıp da böyle yalan yanlış inançlara kapılmamaları istenmektedir. Nihayet herkes gibi onlar da sonunda Allah’ın huzuruna dönecek, bu inkârcı ve zalimce tutumları sebebiyle şiddetle cezalandırılacaklardır.