Önceki ayet· 38:28Sonraki ayet· 38:30

Sâd Suresi 29. Ayet· 38:29

↗ Sâd suresi
Mekki
كِتَٰبٌ أَنزَلۡنَٰهُ إِلَيۡكَ مُبَٰرَكٞ لِّيَدَّبَّرُوٓاْ ءَايَٰتِهِۦ وَلِيَتَذَكَّرَ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
Sana indirdiğimiz bu Kitap mübarektir; ayetlerini düşünsünler, aklı olanlar da öğüt alsınlar
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Sana indirdiğimiz bu Kitap mübarektir; ayetlerini düşünsünler, aklı olanlar da öğüt alsınlar
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki, insanlar onun âyetlerini düşünsünler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Kutsal/bereketli bir Kitap bu; sana indirdik ki onu, ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler.
Süleyman Ateş
Sana (bu) mübarek Kitabı indirdik ki ayetlerini düşünsünler ve sağduyu sahipleri öğüt alsınlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.7%
İngilizce
[This is] a blessed Book which We have revealed to you, [O Muhammad], that they might reflect upon its verses and that those of understanding would be reminded
Fransızca
[Voici] un Livre béni que Nous avons fait descendre vers toi, afin qu'ils méditent sur ses versets et que les doués d'intelligence réfléchissent
İspanyolca
Este Libro que te revelo [¡oh, Mujámmad!] encierra grandes bendiciones, para que mediten sobre sus signos y reflexionen los dotados de intelecto
Rusça
Это - благословенное Писание, которое Мы ниспослали тебе, дабы они размышляли над его аятами и дабы обладающие разумом помянули назидание
Endonezce
Kitab (Alquran) yang Kami turunkan kepadamu penuh berkah agar mereka menghayati ayat-ayatnya dan agar orang-orang yang berakal sehat mendapat pelajaran
Bengalce
এটি একটি বরকতময় কিতাব, যা আমি আপনার প্রতি বরকত হিসেবে অবতীর্ণ করেছি, যাতে মানুষ এর আয়াতসূহ লক্ষ্য করে এবং বুদ্ধিমানগণ যেন তা অনুধাবন করে।
Çince
这是我所降示你的一本吉祥的经典,以便他们沉思经中的节文,以便有理智的人们觉悟。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şüphesiz sana indirdiğimiz bu Kur'an, içinde hayır ve faydanın çok olduğu bir kitaptır. İnsanlar ayetleri düşünüp taşınsınlar, manalarını tefekkür etsinler ve akıl sahipleri ondan öğüt alsınlar diye indirdik.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
27- Biz; göğü, yeri ve ikisi arasındekileri boşuna yaratmadık. Bu, kâfirlerin zannıdır. (Girecekleri cehennem) ateşinden dolayı vay o kâfirlerin haline! 28- Yoksa biz, iman eden ve salih ameller işleyenlerle yeryüzünde fesat çıkaranları yahut takvâ sahipleri ile günahkârları bir mi tutacağız (sanıyorlar)? 29- (Bu,) âyetlerini iyice düşünsünler ve olgun akıl sahipleri de öğüt alsın diye sana indirdiğimiz mübarek bir Kitaptır. 27. Yüce Allah, gökleri ve yeri yaratmaktaki eksiksiz hikmetini haber vermekte, onları boş yere yani faydasız, amaçsız, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadığını bildirmektedir. “Bu, kâfirlerin” Rableri hakkındaki “zannıdır.” Çünkü onlar, O’nun hakkında celal ve azametine yakışmayan zanlarda bulunurlar. “(Girecekleri cehennem) ateşinden dolayı vay o kâfirlerin haline!” İşte onların haksızlıklarına karşı verilecek ceza ateş olacaktır. Ve bu azap onların her yanlarını kuşatacaktır. Allah, gökleri ve yeri hak ile ve hak için yaratmıştır. Bu sayede kulları O’nun bilgisinin ve kudretinin kemalini, egemenliğinin genişliğini bilsinler diye var etmiştir. Yegane mabudun yalnızca O olduğunu, göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey yaratamamış varlıkların ibadete layık olmadıklarını anlasınlar, öldükten sonra dirilişin hak olduğunu, Allah’ın hayır ehli ile şer ehli arasında adil hükmünü vereceğini bilsinler, Allah’ın hikmetini bilmeyen cahiller de O’nun, vereceği hükümde bu iki tarafa eşit davranacağını sanmasınlar diye yaratmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 28. Böylesi, bizim hikmetimize de hükmümüz de yakışmaz. 29. “(Bu)... sana indirdiğimiz mübarek” pek çok hayırlar ve pek büyük ilim ihtiva eden “bir Kitaptır.” Her türlü sapıklıktan uzaklaştırıp hidâyete iletir ve her türlü hastalığa şifa ihtiva eder. O, karanlıklarda kendisinin aydınlığında yol alınan bir nurdur. Bu kitapta mükelleflerin gerek duyabileceği her türlü hüküm vardır. O, her bir maksada dair kati delilleri içerir. Sahip olduğu bu özellikler dolayısı ile o, Allah'ın dünyayı yarattığı günden beri gönderilmiş en üstün kitaptır. “Âyetlerimi iyice düşünsünler…” yani bu Kitabın, indiriliş hikmeti budur. İnsanlar, onun âyetleri üzerinde iyice düşünsünler, o âyetlerdeki ilimleri çıkarsınlar, sırlarını ve hikmetlerini iyiden iyiye incelesinler. Bu Kitap üzerinde iyice düşünmek, anlamlarını tefekkür etmek, tekrar tekrar onun üzerinde fikir yürütmek sayesinde onun bereket ve hayırları elde edilir. Bu buyruk, Kur’ân-ı Kerîm üzerinde düşünmeyi teşvik ettiği gibi bunun, amellerin en faziletlisi olduğuna, tefekkür içerisinde Kur’ân okumanın, bu maksadı gerçekleştirmeyen hızlıca okumadan daha faziletli olduğuna delildir. “Olgun akıl sahipleri de öğüt alsın diye” yani sağlam akıl sahipleri, bu Kur’ân-ı Kerîm’in âyetleri üzerinde iyiden iyiye düşünerek her bir ilmi öğrenirler ve her bir maksada erişirler. Bu buyruk da kişinin aklının mükemmelliği ve doğruluğu oranında bu Kitaptan öğüt alıp yararlanabileceğine delildir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yukarıdaki bölümün sonunda “hesap günü”nü unutmanın, yani âhirete ve oradaki büyük yargılamaya inanmamanın insanın ebedî hayatıyla ilgili doğuracağı tehlikeye dikkat çekilmişti. Burada ise âhiret hayatının gerçekliğinin aklî ve mantıkî gerekçesi ortaya konmaktadır. Buna göre Allah göğü, yeri ve ikisi arasındakileri yani evreni ve evrendekileri boş yere yaratmamıştır. Yaratılışın mutlaka bir anlamı, hikmeti, amacı vardır. İnsan davranışları bakımından bu amaç nihaî adaletin yerini bulmasıdır. Şu halde, inkârcıların zannettiklerinin aksine, bu dünyanın ötesinde yeni bir âlem ve yeni bir hayat olacak; bu dünyadaki inkâr ve kötülükleriyle cezayı hak edenler öteki dünyada “ateş” kavramıyla dile getirilen azapla cezalandırılacaktır. Bu dünyada inanıp erdemli ve yararlı işler yapanlarla yer yüzünde fesat çıkaranlar, günah işlemekten sakınanlarla günaha boğulanlar o dünyada asla bir tutulmayacak, herkes ilâhî adalete göre hak ettiği karşılığı bulacaktır. 28. âyette sorulu bir anlatım tarzının seçilmesi, bu sonucun kesinliğini vurgulama amacı taşır. 29. âyete göre Allah Teâlâ peygamberine kutsal kitabı Kur’an-ı Kerîm’i göndermiştir ki insanlar onu okuyup dinleyerek âyetleri üzerinde düşünsünler de doğru inanca ulaşmanın, erdemli ve yapıcı işlerle meşgul olmanın nihaî anlamda kendileri için tek kurtuluş yolu olduğunu anlasınlar.
Sâd Suresi 29. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şüphesiz sana indirdiğimiz bu Kur'an, içinde hayır ve faydanın çok olduğu bir kitaptır. İnsanlar ayetleri düşünüp taşınsınlar, manalarını tefekkür etsinler ve akıl sahipleri ondan öğüt alsınlar diye indirdik.