Önceki ayet· 43:74Sonraki ayet· 43:76

Zuhruf Suresi 75. Ayet· 43:75

↗ Zuhruf suresi
Mekki
لَا يُفَتَّرُ عَنۡهُمۡ وَهُمۡ فِيهِ مُبۡلِسُونَ
Azaba hiç ara verilmez, onlar orada tamamen umutsuzdurlar
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Azaba hiç ara verilmez, onlar orada tamamen umutsuzdurlar
Elmalılı Hamdi Yazır
Onların azâbı hafifletilmez ve onlar azab içersinde ümitsizdirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Azapları hafifletilmeyecektir; onun içinde ümitsiz kalacaklardır.
Süleyman Ateşen ayrışan
(Azab) Kendilerinden hiç hafifletilmeyecektir. Onlar azab içinde umutsuzdurlar!
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.6%
İngilizce
It will not be allowed to subside for them, and they, therein, are in despair
Fransızca
qui ne sera jamais interrompu pour eux et où ils seront en désespoir
İspanyolca
No se les aliviará [el castigo] ni tendrán esperanza [de salir algún día]
Rusça
Им не будет дано передышки, и там они придут в отчаяние
Endonezce
Tidak diringankan (azab) itu dari mereka, dan mereka berputus asa di dalamnya
Bengalce
তাদের থেকে আযাব লাঘব করা হবে না এবং তারা তাতেই থাকবে হতাশ হয়ে।
Çince
那刑罚不稍减轻,他们将在其中沮丧。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Üzerlerindeki azap hiç hafifletilmeyecektir. Onlar bu sebeple ateşin içinde kurtulmaktan ve Yüce Allah'ın rahmetinden ümit kesmişlerdir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
74- Günahkârlar ise cehennem azabında ebedî kalacaklardır. 75- O azap onlara hafifletilmeyecektir ve onlar o azap içinde ümitsiz kalacaklardır. 76- Biz onlara zulmetmedik. Aksine onlar, kendileri zalimler idiler. 77- Onlar:“Ey Malik! Rabbin, hakkımızda ölüm hükmünü versin” diye seslenecekler. O da:“Sizler (burada ebedi) kalacaksınız” diyecek. 78- Andolsun Biz size hakkı göndermiştik. Fakat çoğunuz, haktan hoşlanmıyordunuz. 74. Küfür ve yalanlamaları ile suç işleyen “günahkârlar ise cehennem azabında” kendilerini her taraftan kuşatmış bulunan azap içinde gömülmüş olarak “ebedi kalacaklardır.” O azaptan asla çıkamayacaklardır. 75. “O azap onlara” bir an dahi ne kaldırılmak sureti ile ne de azaltılmak sureti ile “hafifletilmeyecektir ve onlar o azap içinde ümitsiz kalacaklardır.” Her türlü hayırdan yana ümitsiz olacaklar ve kurtuluş ümitleri kalmayacaktır. Çünkü onlar Rablerine şöyle sesleneceklerdir:“Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Eğer bundan sonra bir daha dönersek şüphesiz biz zalim kimseleriz. Buyuracak ki: Yıkılın içerisine ve bir daha bana bir şey söylemeyin.”(el-Müminun, 23/107-108) 76. Bu büyük azap, onların kendi elleriyle yaptıkları ve bu yolla kendi kendilerine zulmetmiş olmaları sebebiyledir. Yüce Allah onlara zulmetmediği gibi, suçsuz ve günahsız oldukları halde de onları cezalandırmış da değildir. 77. Onlar ateşte iken belki oradan kurtulurlar ümidi ile:“Ey Mâlik! Rabbin hakkımızda ölüm hükmünü versin” bizi öldürsün de kurtulalım. Çünkü şüphesiz bizler, çok büyük gam ve kederde, çok ağır bir azap içerisindeyiz. Artık sabrımız kalmadı, bu azaba dayanamıyoruz “diye seslenecekler.” Cehennem bekçisi olan Mâlik’ten kendileri için Yüce Allah’a haklarında ölüm hükmünü versin diye dua etmesini isteyecekler. O da:“Sizler (burada ebedi) kalacaksınız, diyecek.” Yani burada kalacaksınız. Buradan ebediyen çıkarılmayacaksınız. Böylelikle arzuları gerçekleşmeyecek, aksine maksatlarının tam zıddı bir cevap alacaklar. Bu da kederlerine daha bir keder katacak. 78. Daha sonra yaptıkları sebebi ile şöyle azarlanacaklar:“Andolsun Biz size” tâbi olmanız gereken ve tâbi olmanız halinde kurtuluşunuzu ve mutluluğunuzu sağlayacak olan “hakkı göndermiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyordunuz.” Bundan dolayı ardından asla mutluluk gelmeyecek bir bedbahtlığa mahkûm oldunuz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Zıtların yan yana getirilmesi ve bu şekilde karşılaştırma yapıl­ması her birinin farkını daha açık ve canlı bir şekilde ortaya çıkarır. Bu sebeple cennetliklerin mazhar olacakları nimetler açıklandıktan hemen sonra cehennemliklerin durumu tasvir edilmiştir. Herkes cehenneme ateşini dünyadan götürür. Allah hiçbir kuluna zulmetmez. İnsana hem bazı ödevler yüklemek hem de bunları yapacak güç ve imkân vermemek zulümdür. Şu halde Allah kullarına bu imkânı ve gücü vermiştir. Ancak inkârcı ve günahkâr kullar ellerindeki imkânı kötüye kullanmış, kendilerine cehennemin yolunu yine kendileri açmışlardır. Gāfir sûresinde (40/49) cehennemliklerin, burada görevli meleklerden, “azaplarının hafifletilmesi için Allah’a aracı olup dua etmelerini istedikleri”, ancak bu taleplerinin kabul görmediği zikredilmişti. Burada ise kurtuluştan ümit kesen cehennemliklerin, son çare olarak Mâlik isimli üst görevliye başvurarak öldürülüp yok edilmelerini istediklerini görüyoruz. Kendilerine verilen cevap, dünyada iken peygamberlerin anlattıklarına uygundur: “Cehennem azabı, Allah’a ortak koşanlar, O’nu ve âhireti inkâr edenler için ebedîdir.”
Zuhruf Suresi 75. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Üzerlerindeki azap hiç hafifletilmeyecektir. Onlar bu sebeple ateşin içinde kurtulmaktan ve Yüce Allah'ın rahmetinden ümit kesmişlerdir.