Önceki ayet· 43:75Sonraki ayet· 43:77

Zuhruf Suresi 76. Ayet· 43:76

↗ Zuhruf suresi
Mekki
وَمَا ظَلَمۡنَٰهُمۡ وَلَٰكِن كَانُواْ هُمُ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Biz onlara zulmetmedik, ama onlar zalim kimselerdi
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Biz onlara zulmetmedik, ama onlar zalim kimselerdi
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendileri zâlimler oldular.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onlara zulmetmedik; onlar zalimlerin ta kendileriydi.
Süleyman Ateş
Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar kendileri zalim idiler.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.6%
İngilizce
And We did not wrong them, but it was they who were the wrongdoers
Fransızca
Nous ne leur avons fait aucun tort, mais c'étaient eux les injustes
İspanyolca
No seré injusto con ellos, sino que ellos fueron injustos consigo mismos
Rusça
Мы не поступили с ними несправедливо - они сами поступали несправедливо
Endonezce
Dan tidaklah Kami menzalimi mereka, tetapi merekalah yang menzalimi diri mereka sendiri
Bengalce
আমি তাদের প্রতি জুলুম করিনি; কিন্তু তারাই ছিল জালেম।
Çince
我没有亏待他们,但他们自欺。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Biz cehenneme soktuğumuz zaman onlara zulmetmedik. Fakat onlar inkâr etmekle kendi nefislerine zulmettiler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
74- Günahkârlar ise cehennem azabında ebedî kalacaklardır. 75- O azap onlara hafifletilmeyecektir ve onlar o azap içinde ümitsiz kalacaklardır. 76- Biz onlara zulmetmedik. Aksine onlar, kendileri zalimler idiler. 77- Onlar:“Ey Malik! Rabbin, hakkımızda ölüm hükmünü versin” diye seslenecekler. O da:“Sizler (burada ebedi) kalacaksınız” diyecek. 78- Andolsun Biz size hakkı göndermiştik. Fakat çoğunuz, haktan hoşlanmıyordunuz. 74. Küfür ve yalanlamaları ile suç işleyen “günahkârlar ise cehennem azabında” kendilerini her taraftan kuşatmış bulunan azap içinde gömülmüş olarak “ebedi kalacaklardır.” O azaptan asla çıkamayacaklardır. 75. “O azap onlara” bir an dahi ne kaldırılmak sureti ile ne de azaltılmak sureti ile “hafifletilmeyecektir ve onlar o azap içinde ümitsiz kalacaklardır.” Her türlü hayırdan yana ümitsiz olacaklar ve kurtuluş ümitleri kalmayacaktır. Çünkü onlar Rablerine şöyle sesleneceklerdir:“Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Eğer bundan sonra bir daha dönersek şüphesiz biz zalim kimseleriz. Buyuracak ki: Yıkılın içerisine ve bir daha bana bir şey söylemeyin.”(el-Müminun, 23/107-108) 76. Bu büyük azap, onların kendi elleriyle yaptıkları ve bu yolla kendi kendilerine zulmetmiş olmaları sebebiyledir. Yüce Allah onlara zulmetmediği gibi, suçsuz ve günahsız oldukları halde de onları cezalandırmış da değildir. 77. Onlar ateşte iken belki oradan kurtulurlar ümidi ile:“Ey Mâlik! Rabbin hakkımızda ölüm hükmünü versin” bizi öldürsün de kurtulalım. Çünkü şüphesiz bizler, çok büyük gam ve kederde, çok ağır bir azap içerisindeyiz. Artık sabrımız kalmadı, bu azaba dayanamıyoruz “diye seslenecekler.” Cehennem bekçisi olan Mâlik’ten kendileri için Yüce Allah’a haklarında ölüm hükmünü versin diye dua etmesini isteyecekler. O da:“Sizler (burada ebedi) kalacaksınız, diyecek.” Yani burada kalacaksınız. Buradan ebediyen çıkarılmayacaksınız. Böylelikle arzuları gerçekleşmeyecek, aksine maksatlarının tam zıddı bir cevap alacaklar. Bu da kederlerine daha bir keder katacak. 78. Daha sonra yaptıkları sebebi ile şöyle azarlanacaklar:“Andolsun Biz size” tâbi olmanız gereken ve tâbi olmanız halinde kurtuluşunuzu ve mutluluğunuzu sağlayacak olan “hakkı göndermiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyordunuz.” Bundan dolayı ardından asla mutluluk gelmeyecek bir bedbahtlığa mahkûm oldunuz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Zıtların yan yana getirilmesi ve bu şekilde karşılaştırma yapıl­ması her birinin farkını daha açık ve canlı bir şekilde ortaya çıkarır. Bu sebeple cennetliklerin mazhar olacakları nimetler açıklandıktan hemen sonra cehennemliklerin durumu tasvir edilmiştir. Herkes cehenneme ateşini dünyadan götürür. Allah hiçbir kuluna zulmetmez. İnsana hem bazı ödevler yüklemek hem de bunları yapacak güç ve imkân vermemek zulümdür. Şu halde Allah kullarına bu imkânı ve gücü vermiştir. Ancak inkârcı ve günahkâr kullar ellerindeki imkânı kötüye kullanmış, kendilerine cehennemin yolunu yine kendileri açmışlardır. Gāfir sûresinde (40/49) cehennemliklerin, burada görevli meleklerden, “azaplarının hafifletilmesi için Allah’a aracı olup dua etmelerini istedikleri”, ancak bu taleplerinin kabul görmediği zikredilmişti. Burada ise kurtuluştan ümit kesen cehennemliklerin, son çare olarak Mâlik isimli üst görevliye başvurarak öldürülüp yok edilmelerini istediklerini görüyoruz. Kendilerine verilen cevap, dünyada iken peygamberlerin anlattıklarına uygundur: “Cehennem azabı, Allah’a ortak koşanlar, O’nu ve âhireti inkâr edenler için ebedîdir.”
Zuhruf Suresi 76. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Biz cehenneme soktuğumuz zaman onlara zulmetmedik. Fakat onlar inkâr etmekle kendi nefislerine zulmettiler.