Önceki ayet· 4:84Sonraki ayet· 4:86

Nisâ Suresi 85. Ayet· 4:85

↗ Nisâ suresi
Medeni
مَّن يَشۡفَعۡ شَفَٰعَةً حَسَنَةٗ يَكُن لَّهُۥ نَصِيبٞ مِّنۡهَاۖ وَمَن يَشۡفَعۡ شَفَٰعَةٗ سَيِّئَةٗ يَكُن لَّهُۥ كِفۡلٞ مِّنۡهَاۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ مُّقِيتٗا
Kim iyi bir işte aracılık ederse, ona onun sevabından bir pay vardır; kim de kötü bir şeyde aracılık yaparsa, ona o kötülükten bir hisse vardır. Allah, her şeyin karşılığını verir
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Kim iyi bir işte aracılık ederse, ona onun sevabından bir pay vardır; kim de kötü bir şeyde aracılık yaparsa, ona o kötülükten bir hisse vardır. Allah, her şeyin karşılığını verir
Elmalılı Hamdi Yazır
Kim güzel bir işte aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir şeyde aracılık yaparsa, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Kim güzel bir işe aracı olursa ondan ona bir pay vardır. Kim kötü bir şeye aracı olursa ondan da ona bir pay vardır. Allah herşeye, herkese gıda ulaştırır, Mukît'tir.
Süleyman Ateş
Kim güzel bir (işe) destek olursa, onun da o işten bir payı olur. Kim kötü bir (işe) destek olursa, onun da o işten bir payı olur. Allah her şeyi gözetip karşılığını verendir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.1%
İngilizce
Whoever intercedes for a good cause will have a reward therefrom; and whoever intercedes for an evil cause will have a burden therefrom. And ever is Allah, over all things, a Keeper
Fransızca
Quiconque intercède d'une bonne intercession, en aura une part; et quiconque intercède d'une mauvaise intercession en portera une part de responsabilité. Et Allah est Puissant sur toute chose
İspanyolca
Quien interceda por una causa justa obtendrá parte de la recompensa [de Dios], y quien interceda por una causa injusta obtendrá parte del pecado [que implica]. Dios tiene poder sobre todas las cosas
Rusça
Кто будет ходатайствовать хорошим заступничеством, тому оно станет уделом. А кто будет ходатайствовать дурным заступничеством, тому оно станет ношей. Аллах наблюдает за всякой вещью
Endonezce
Barang siapa memberi pertolongan dengan pertolongan yang baik, niscaya dia akan memperoleh bagian (pahala)-nya. Dan barang siapa memberi pertolongan dengan pertolongan yang buruk, niscaya dia akan memikul bagian dari (dosa)nya. Allah Maha Kuasa atas segala sesuatu
Bengalce
যে লোক সৎকাজের জন্য কোন সুপারিশ করবে, তা থেকে সেও একটি অংশ পাবে। আর যে লোক সুপারিশ করবে মন্দ কাজের জন্যে সে তার বোঝারও একটি অংশ পাবে। বস্তুতঃ আল্লাহ সর্ব বিষয়ে ক্ষমতাশীল।
Çince
谁赞助善事,谁得一份善报;谁赞助恶事,谁受一份恶报。安拉对于万事是全能的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kim başkasına bir hayrın ulaşması için çabalarsa onun bu sevaptan bir hissesi vardır. Her kim de başkasına bir kötülük yapmak için çabalarsa onun bu günahtan bir hissesi vardır. Şüphesiz Allah, insanın yaptığı her şeye şahittir ve ona karşılığını verecektir. Sizlerden kim bir iyiliğe vesile olursa, ona bu iyilikten bir pay ve hisse vardır. Her kim de bir kötülüğe vesile olursa, o kötülüğün bir parçası muhakkak ona bulaşır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
85- Kim güzel bir işe şefaat ederse ondan kendisine bir pay vardır. Kim de kötü bir işe şefaat ederse ondan da kendisine bir pay vardır. Allah her şeye kadir ve şahittir. 85. Bu buyruktaki “şefaat”ten kasıt, herhangi bir işte yardımlaşma (olan aracılık) anlamındadır. Bir kimse başkasına şefaatte bulunup hayırlı herhangi bir konuda onun yanında yer alır, onunla birlikte o işi ifa ederse -ki mazlumlar lehine kendilerine haksızlık edenlerin yanında şefaatçilik/aracılık da bunlardan birisidir- elbette ki o kimse çalışması, çabası ve fayda sağlaması oranında bir pay sahibi olur. Bununla birlikte asıl olarak o işi yapan veya fiilen o işi gerçekleştirenin ecrinden de bir şey eksilmez. Kim de kötü bir işte başkasına yardım edecek olursa, yaptığı iş ve yardımcılığı oranında o günahtan da ona dönük bir pay vardır. Burada iyilik ve takvâ üzere yardımlaşmaya çok büyük bir teşvikte bulunulmakta, buna karşın günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmak da sert bir şekilde yasaklanmaktadır. Yüce Allah bu hususu: “Allah her şeye kadir ve şahittir” buyruğu ile dile getirmektedir. Yani O, bütün bu amelleri gözetleyen, tespit eden ve bunlara tanık olandır. O nedenle herkese hak ettiği karşılığı verecektir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Şefaat (aracılık), selâmlaşma, Allah Teâlâ’nın ilmi, kudreti ve kıyamet konularını ihtiva eden üç âyetin araya girmesinden sonra –aşağıda geleceği üzere– yine münafıklar ve müşriklerle savaş ve barış halindeki ilişkilere geçilmesi aynı zamanda bu âyetler arasındaki konu ilişkisine de ışık tutmaktadır. Çünkü müslümanlar bu âyetlerin geldiği dönemde müşrikler ve münafıklarla iç içe yaşıyorlar, savaşta ve barışta onlarla çeşitli ilişkiler içinde oluyorlardı. Bu ilişkilerin tevhidi zedelemeden ve ümmete zarar vermeden sürdürülebilmesi için ilâhî irşada ihtiyaçları vardı. Türkçe’de şefaat daha ziyade âhiretteki aracılık ve özellikle de Hz. Peygamber’in, hem bütün insanlara (hesaba çekilmenin, yargılanmanın bir an önce başlaması, bekleme sıkıntısının son bulması için) hem de ümmetinin günahkârlarına (günahlarının bağışlanması için) Allah nezdinde yapacağı aracılık mânasında kullanılır. Kur’an’da ve Arapça’da ise şefaatin buna ek olarak daha geniş bir mânası vardır: İki kişi arasında görülecek bir iş, elde edilecek bir fayda veya önlenecek bir zarar konusunda üçüncü bir şahsın devreye girmesi, aracı olması, hatırını ve gücünü kullanarak sonuç elde etmeye teşebbüs etmesidir. 88. âyette geleceği üzere müminler, bazan müslüman olmayan kimseler için de bu mânada şefaatte bulunuyorlardı. Ayrıca hemen her zaman toplum içinde aracılık faaliyeti sürdürülmüş ve aracılar bulunmuştur. Özellikle hukuk, adalet, ehliyet ve emanet duygusu ve şuurunun ve bunlara dayalı uygulamaların ikinci plana atıldığı; güçlü, hatırlı, yakın olanların –haklı veya haksız olarak– işi bitirdiği dönemlerde, bu mânada toplum ahlâkının zaafa uğradığı zamanlarda şefaat (adam bulma, torpil kullanma) yaygın, normal, hatta zaruri hale gelmektedir. Âyet hem tarihî hem de evrensel olarak şefaat konusunda bir kural getirmektedir: Şefaat kötü, çirkin ve yasak değildir; ancak meşrû, hukuka ve ahlâka uygun olmalı; iyi, başkası aleyhine haksızlık doğurmayacak bir sonucun hâsıl olması için yardım mânası ve amacı taşımalıdır. Böyle olan şefaatin ecri vardır. Hâsıl olan iyilik ve ecirden şefaat sahibi (buna aracılık eden, hatırını ve imkânını kullanan) kimseler de nasip alırlar. Haksız bir talebin, kötü sonucun gerçekleşmesi için yapılan aracılık da yapana sorumluluk getirir; haksıza, zâlime, kötülük edene verilen cezanın benzeri bir ceza ona da verilir.
Nisâ Suresi 85. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kim başkasına bir hayrın ulaşması için çabalarsa onun bu sevaptan bir hissesi vardır. Her kim de başkasına bir kötülük yapmak için çabalarsa onun bu günahtan bir hissesi vardır. Şüphesiz Allah, insanın yaptığı her şeye şahittir ve ona karşılığını verecektir. Sizlerden kim bir iyiliğe vesile olursa, ona bu iyilikten bir pay ve hisse vardır. Her kim de bir kötülüğe vesile olursa, o kötülüğün bir parçası muhakkak ona bulaşır.