Kim bir iyilik getirirse, ona daha iyisi verilir. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Kim bir iyilik getirirse, ona daha iyisi verilir. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler
Elmalılı Hamdi Yazır
Kim bir iyilik getirirse ona ondan daha üstün karşılık vardır. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
İyilik/güzellik getirene ondan daha hayırlısı var. Kötülük getirenlere gelince, kötülükleri yapanlar yapmış olduklarından fazlasıyla cezalandırılmayacaklardır.
Süleyman Ateş
Kim bir iyilik getirirse ona ondan daha güzeli vardır. Kim kötülük getirirse, kötülükleri yapanlar, ancak yaptıkları (kötülük) kadar cezalanırlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.6%
İngilizce
Whoever comes [on the Day of Judgement] with a good deed will have better than it; and whoever comes with an evil deed - then those who did evil deeds will not be recompensed except [as much as] what they used to do
Fransızca
Quiconque viendra avec le bien, aura meilleur que cela encore; et quiconque viendra avec le mal, (qu'il sache que) ceux qui commettront des méfaits ne seront rétribués que selon ce qu'ils ont commis
İspanyolca
[El Día del Juicio Final,] quien se presente habiendo realizado obras buenas será recompensado más de lo merecido por ellas, pero quien se presente habiendo realizado obras malas solo será retribuido por lo que hizo
Rusça
Тот, который предстанет с добрым деянием, получит нечто лучшее. А если кто предстанет со злым деянием, то ведь творящие зло получат воздаяние только за то, что они совершали
Endonezce
Barang siapa yang datang dengan (membawa) kebaikan, maka dia akan mendapat (pahala) yang lebih baik daripada kebaikannya itu; dan barang siapa datang dengan (membawa) kejahatan, maka orang-orang yang telah mengerjakan kejahatan itu hanya diberi balasan (seimbang) dengan apa yang dahulu mereka kerjakan
Bengalce
যে সৎকর্ম নিয়ে আসবে, সে তদপেক্ষা উত্তম ফল পাবে এবং যে মন্দ কর্ম নিয়ে আসবে, এরূপ মন্দ কর্মীরা সে মন্দ কর্ম পরিমানেই প্রতিফল পাবে।
Kıyamet günü kim bir iyilikle -namaz kılmak, zekât vermek, oruç tutmak ve diğer ibadetler ile- gelirse, o kimseye bu iyiliğinin daha hayırlı bir karşılığı verilir. Çünkü o iyiliği on misline kadar kat kat arttırılır. Kim de kıyamet günü bir kötülükle -küfür, faiz yemek, zina etmek veya bunlardan başka amellerle- gelirse, o kötülükleri işleyenler hiç arttırılmadan yalnızca yapmış olduklarının aynısıyla cezalandırılırlar.
84- Kim iyilikle gelirse ona ondan daha iyisi vardır. Kim de kötülükle gelirse (bilsin ki) kötülükleri işleyenlere ancak yaptıklarının karşılığı verilir.
84. Yüce Allah, lütfunun kat kat olduğunu, adaletinin de mükemmel ve eksiksiz olduğunu haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Kim iyilikle gelirse” burada amel eden kimsenin, yaptığı iyiliği ahirette getirmesi şart koşulmuştur. Çünkü kişi, bazen iyi bir iş yapmakla birlikte bu iyiliğin kabul edilmesini engelleyecek yahut onu boşa çıkartacak bir iş de yapabilir. O nedenle böyle bir kimse kıyamette iyilik/hasene ile gelemez. Hasene; Allah ve Rasûlünün emretmiş olduğu gizli ve açık, gerek Allah’ın hakları ile gerek kulların hakları ile alâkalı bütün söz ve amelleri kapsayan bir isimdir. şte bu şekilde kim iyilik yaparsa “ona ondan daha iyisi vardır.” Daha büyük, daha değerli bir mükâfat vardır. Bir başka âyet-i kerimede:“Onun için on misli vardır”(el-Enam, 6/160) buyurulmaktadır. O halde bir iyiliğin bu şekilde katlanması muhakkak gerçekleşecektir. Bununla birlikte bu katlamanın daha fazla olmasını gerektirecek birtakım sebepler de bulunabilir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Allah dilediğine kat kat verir. Allah Vâsi’dir (bol bol verendir), çok iyi bilendir.”(el-Bakara, 2/261) üce Allah, amelde bulunan kimsenin haline, ameline, amelinin menfaatine, durumuna ve yapıldığı yere göre mükâfatı kat kat verir. “Kim de kötülükle gelirse” kötülük/seyyie, şeriat koyucunun haram kılma anlamında yasakladığı her fiildir. “(bilsin ki) kötülükleri işleyenlere ancak yaptıklarının karşılığı verilir.” Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “İyilikle gelene bunun on misli vardır, bir günah ile gelen ise ancak onun benzeri ile cezalandırılır. Onlara zulmedilmez.”(el-En’âm, 6/160)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnsanların dünya hayatında yaptıklarının âhirette karşılıksız kalmayacağı, ceza veya mükâfatın, dünya hayatında ortaya konan iyi ya da kötü tutum ve davranışların tabii sonucundan başka bir şey olmadığı ifade edilmektedir (“iyilik” diye çevirdiğimiz hasene ve “kötülük” diye çevirdiğimiz seyyie kavramları hakkında bilgi için bk. En‘âm 6/160; Neml 27/89-90).
Kıyamet günü kim bir iyilikle -namaz kılmak, zekât vermek, oruç tutmak ve diğer ibadetler ile- gelirse, o kimseye bu iyiliğinin daha hayırlı bir karşılığı verilir. Çünkü o iyiliği on misline kadar kat kat arttırılır. Kim de kıyamet günü bir kötülükle -küfür, faiz yemek, zina etmek veya bunlardan başka amellerle- gelirse, o kötülükleri işleyenler hiç arttırılmadan yalnızca yapmış olduklarının aynısıyla cezalandırılırlar.