Önceki ayet· 4:62Sonraki ayet· 4:64

Nisâ Suresi 63. Ayet· 4:63

↗ Nisâ suresi
Medeni
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَعۡلَمُ ٱللَّهُ مَا فِي قُلُوبِهِمۡ فَأَعۡرِضۡ عَنۡهُمۡ وَعِظۡهُمۡ وَقُل لَّهُمۡ فِيٓ أَنفُسِهِمۡ قَوۡلَۢا بَلِيغٗا
İşte bunlarin kalblerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
İşte bunlarin kalblerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Onlar, Allah'ın kalblerindekini bildiği kimselerdir; Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine tesir edecek güzel söz söyle!
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Allah bunların kalplerindekini biliyor. Artık aldırma onlara; öğüt ver kendilerine ve öz benlikleri hakkında etkili sözler söyle onlara.
Süleyman Ateş
Allah onların kalblerinde olanı bilir. Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine işleyecek güzel söz seyle!
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.9%
İngilizce
Those are the ones of whom Allah knows what is in their hearts, so turn away from them but admonish them and speak to them a far-reaching word
Fransızca
Voilà ceux dont Allah sait ce qu'ils ont dans leurs cœurs. Ne leur tiens donc pas rigueur, exhorte-les, et dis-leur sur eux-mêmes des paroles convaincantes
İspanyolca
Dios sabe lo que encierran sus corazones. Apártate de ellos, exhórtalos y amonéstalos sobre la gravedad de lo que hicieron
Rusça
Аллах знает, что у них в сердцах. Посему отвернись от них, но увещевай их и говори им наедине (или говори им о них) убедительные слова
Endonezce
Mereka itu adalah orang-orang yang (sesungguhnya) Allah mengetahui apa yang ada di dalam hatinya. Karena itu berpalinglah kamu dari mereka, dan berilah mereka nasihat, dan katakanlah kepada mereka perkataan yang membekas pada jiwanya
Bengalce
এরা হলো সে সমস্ত লোক, যাদের মনের গোপন বিষয় সম্পর্কেও আল্লাহ তা’আলা অবগত। অতএব, আপনি ওদেরকে উপেক্ষা করুন এবং ওদেরকে সদুপদেশ দিয়ে এমন কোন কথা বলুন যা তাদের জন্য কল্যাণকর।
Çince
这等人,安拉是知道他们的心事的,故你当宽饶他们,当劝戒他们,当对他们说惊心动魄的话。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah, onların kalplerinde gizledikleri ikiyüzlülüğü ve adi maksatlarını bilir. Ey Peygamber! Onları bırak ve onlardan yüz çevir. Özendirerek ve korkutarak onlara Allah'ın hükmünü açıkla. Onlara nefislerinde yer edecek çok etkileyici büyük sözler söyle.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
60- Sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara iman ettiğini iddia edenleri görmedin mi? Tağutun hükmüne başvurmak istiyorlar. Hâlbuki onu inkâr etmekle emrolunmuşlardı. Şeytan onları uzak bir sapıklıkla (büsbütün) saptırmak ister. 61- Onlara:“Allah’ın indirdiğine ve peygambere gelin!” denilince münafıkların senden alabildiğine yüz çevirdiğini görürsün. 62- Elleri ile yaptıkları yüzünden başlarına bir musibet gelip çattığı zaman halleri nasıl olacak? Sonra sana gelirler de:“Biz iyilik etmekten ve arabulmaktan başka bir şey istemedik” diye Allah’a yemin ederler. 63- İşte bunlar, Allah’ın kalplerinde olanı bildiği kimselerdir. Artık onlardan yüz çevir. Onlara öğüt ver ve kendilerine haklarında etkileyici sözler söyle. 60-61. Yüce Allah kullarına münafıkların durumlarının hayret edilecek bir hal olduğunu belirtmektedir. Zira onlar “sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara” yani Allah Rasûlünün getirdiklerine ve onlardan önceki peygamberlerin getirdiklerine “iman ettiğini iddia” eden kimselerdir. Buna rağmen “Tağutun hükmüne başvurmak istiyorlar.” Tağut, Allah’ın şeriatı dışında hüküm veren herkestir. “Halbuki onu inkâr etmekle emrolunmuşlardı.” İman ile tağutun hükmüne başvurmak nasıl bir arada olabilir? Çünkü iman Allah’ın şeriatına bütün hususlarda bağlı kalıp itaat etmeyi ve bu şeriatın hükmüne başvurmayı gerektirir. Kendisinin mü’min olduğunu iddia etmekle birlikte tağutun hükmünü Allah’ın hükmüne tercih etmekte olan bir kimse ise bu iddiasında yalancıdır. Bu, şeytanın onları saptırdığı hususlar arasındadır. Bundan dolayı Yüce Allah:“Şeytan onları uzak bir sapıklıkla” haktan “(büsbütün) saptırmak ister” buyurmaktadır. 62. “Elleri ile yaptıkları” günahlar ki tağutun hükmüne başvurmak da bunlar arasındadır “yüzünden başlarına bir musibet gelip çattığı zaman” bu sapkın kimselerin “halleri nasıl olacak? Sonra sana” yaptıklarından özür beyan etmek için “gelirler de: Biz iyilik etmekten ve arabulmaktan başka bir şey istemedik.” Yani biz bunu yaparken davacı taraflara iyilik yapmaktan ve aralarını bulmaktan başka bir maksadımız yoktu “diye Allah’a yemin ederler.” Ancak bu iddialarında yalancıdırlar. Çünkü esas iyilik, Allah ve Rasûlünün hükmüne başvurmaktır. Kesin kanaate ve inanca sahip olan bir topluluk için hükmü Allah’tan daha güzel olan kimdir? Bundan dolayı Yüce Allah bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: 63. “İşte bunlar, Allah’ın kalplerinde olanı” münafıklıklarını ve kötü maksatlarını “bildiği kimselerdir. Artık onlardan yüz çevir” onlara aldırış etme, yapıp işlediklerinden ötürü onlara karşılık verme. “Onlara öğüt ver” Yüce Allah’ın hükmünü onlara açıkla, Allah’a itaate onları teşvik et ve bu hükmü terk etmelerinden onları sakındır “ve kendilerine haklarında etkileyici sözler söyle!” Onlarla baş başa kalarak ve gizlice onlara öğüt ver. Çünkü bu, maksadı daha iyi gerçekleştirir. Yapmakta ve işlemekte oldukları dolayısı ile onları azarlamakta ve bundan vazgeçirmekte elindeki bütün imkânları kullan. Bu buyruk, masiyet işleyen kimseden yüz çevirilecek olsa dahi gizlice ona öğüt verileceğine ve maksadın elde edildiği düşülene kadar ona öğüt verilmeye devam edileceğine delildir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Münafıklar iki tarafı idare etmeye çalışırken çoğu defa açık verirler, sahtekârlıkları ortaya çıkar, bu defa cezadan ve tecrit edilmekten kurtulmak üzere te’villere kalkışır, yaranmak istedikleri tarafı iyi niyet ve samimiyetlerine ikna etmeye çalışırlar. Bütün bunlara rağmen zâhirde inanır görünmeleri, açıkça inkâra sapmamış olmaları sebebiyle onlara karşı müslüman imişler gibi davranılması, gerçek imana kavuşmaları için kendilerine öğüt verilmesi; ârıza kalplerinde, içlerinde olduğu için oraya nüfuz edecek, orayı etkileyecek sözler söylenmesi emredilmiştir.
Nisâ Suresi 63. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah, onların kalplerinde gizledikleri ikiyüzlülüğü ve adi maksatlarını bilir. Ey Peygamber! Onları bırak ve onlardan yüz çevir. Özendirerek ve korkutarak onlara Allah'ın hükmünü açıkla. Onlara nefislerinde yer edecek çok etkileyici büyük sözler söyle.