Önceki ayet· 30:58Sonraki ayet· 30:60

Rûm Suresi 59. Ayet· 30:59

↗ Rûm suresi
Mekki
كَذَٰلِكَ يَطۡبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَ
Allah bilmeyenlerin kalblerini işte böylece kapatır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Allah bilmeyenlerin kalblerini işte böylece kapatır
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bilmeyenlerin kalblerini Allah böyle mühürler.
Yaşar Nuri Öztürk
İlimden nasipsizlerin kalpleri üzerine Allah işte böyle mühür basıyor.
Süleyman Ateş
İşte Allah, bilmeyenlerin kalblerini böyle mühürler.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.8%
İngilizce
Thus does Allah seal the hearts of those who do not know
Fransızca
C'est ainsi qu'Allah scelle les cœurs de ceux qui ne savent pas
İspanyolca
Así es como Dios sella los corazones de los que no quieren conocer [la verdad]
Rusça
Так Аллах запечатывает сердца тех, которые не обладают знанием
Endonezce
Demikianlah Allah mengunci hati orang-orang yang tidak (mau) memahami
Bengalce
এমনিভাবে আল্লাহ জ্ঞানহীনদের হৃদয় মোহরাঙ্কিত করে দেন।
Çince
安拉就这样封闭无知识者的心。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İşte onlara bir ayet getirdiğinde ona iman etmeyenlerin kalbine böyle mühür vurulur. Kendilerine getirdiğin hakkı bilmeyen herkesin kalbine Yüce Allah böyle mühür vurur.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
58- Andolsun ki biz bu Kur’ân’da insanlar için her tür misali verdik. Sen onlara bir mucize getirsen dahi o kâfirler elbette şöyle diyeceklerdir:“Siz, ancak batıl işler peşinde koşuyorsunuz.” 59- İşte Allah bilmeyenlerin kalplerine böyle mühür vurur. 60- O halde sabret. Şüphesiz Allah’ın vaadi haktır. Sakın inanmayanlar seni zaafa düşürmesin. 58. “Andolsun ki biz bu Kur’ân’da insanlar için” inâyetimiz, rahmetimiz, lütfumuz ve güzel bir şekilde öğretmemiz dolayısı ile “her tür misali verdik.” Bunlar sayesinde hakikatler açıklık kazanır, işlerin gerçek mahiyeti öğrenilir ve mazeret kapısı kapanır. Bu, Yüce Allah’ın aklî/soyut birtakım hususları maddi/somut hususlara benzeterek anlaşılmasını kolaylaştırmak maksadı ile vermiş olduğu tüm misallerin genel bir özelliğidir. İleride meydana gelecek olaylara dair verdiği haberler ve bunların hakikatlerinin tıpkı fiilen meydana gelmiş gibi açıkça anlaşılması için verdiği haberlerde de durum böyledir. Nitekim bunlardan birisi de Yüce Allah’ın burada verdiği misaldir. Şanı Yüce Allah, Kıyamet gününde meydana gelecek olayları ve günahkârların o gündeki halini, aşırı derecedeki üzüntü ve kederlerini, onlardan hiçbir mazeretin ve hiçbir razı etme isteğinin kabul olunmayacağını zikretmektedir. Ancak zalimler ve kâfirler, apaçık hakka karşı inatlaşmaktan başka bir şeye yanaşmazlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Sen onlara bir mucize getirsen dahi” yani getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil edecek hangi mucizeyi getirirsen getir “o kâfirler elbette şöyle diyeceklerdir: “Siz, ancak batıl işler peşinde koşuyorsunuz.” Hakkın apaçık bir batıl olduğunu söyleyeceklerdir. Bu ise onların kâfirliklerinden, küstahlıklarından, Allah’ın kalplerini mühürlemiş olmasından ve aşırı derecedeki cahilliklerinden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 59. “İşte Allah bilmeyenlerin kalplerine böyle mühür vurur.” Bu kalplere bundan dolayı hiçbir hayır girmez, varlıkları gerçek mahiyetleri ile idrâk edemez, aksine hakkı batıl, batılı hak olarak görürler. 60. “O halde” sana verilen emirleri uygulamaya ve onları Allah’a davet etmeye “sabret!” Onların yüz çevirdiklerini görsen dahi bu, seni emrolunduğun işi yapmaktan alıkoymasın. “Şüphesiz Allah’ın vaadi haktır.” Onda şüphe yoktur. Bu, sabrı kolaylaştıran hususlardandır. Kul, yaptığı işin boşa gitmediğini, aksine bunun karşılığının kendisine eksiksiz verileceğini bildiği takdirde bu uğurda karşılaşacağı hoşuna gitmeyecek şeyleri önemsemez, zorluklar onun için kolaylaşır ve yaptığı pek çok işleri dahi az görür. “Sakın inanmayanlar seni” İmanları zayıflamış, kesin inançları azalmış, bundan dolayı da akılları kısırlaşmış, sabırları azalmış kimseler “zaafa düşürmesin.” Böylelerinin seni zaafa sürüklemesinden sakın. Eğer onlara dikkat edip onlardan sakınmazsan onlar, seni zaafa ve hafifliğe sürüklerler, emir ve yasaklar üzerinde sebat etmemeye zorlarlar. İnsan nefsi de bu konuda onlara içten içe destek verir. Bunlara benzemek ve onların isteklerine uygun hareket etmek ister. İşte bu, kesin inanç (yakîn) her bir mü’minin, olgun akıl sahibi ve kolaylıkla sabredebilecek biri olduğuna delildir. Buna karşılık yakîni zayıf her bir kimsenin de aklı kıt ve hafif olduğunu gösterir. Birincisinin aklı öz konumunda, diğerininkininki ise kabuk konumundadır. Yardımı istenecek olan ancak Allah'tır. [Rum Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.] Lokmân ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İfade akışı incelendiğinde 59. âyette “ilimden nasibi olmayanlar” diye sözü edilenlerden maksadın zihniyet açısından câhil, gözünün önündeki gerçekleri ve delilleri görmezden gelme inadını sürdüren kimseler olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumdaki kimselerin kalpleri mühürlenmiştir; yani hakikatlere kulak vermemekte direnmeleri ve iradelerini kötü yolda kullanmaları sebebiyle ilâhî yardımdan mahrum edilmişler, kendi bağnazlıklarıyla başbaşa bırakılmışlardır (Zemahşerî, III, 209). Sûre, sabrı ve inkârcılara karşı Allah’a güvenmeyi telkin eden vurgulu bir ifadeyle son bulmaktadır. 60. âyette Resûl-i Ekrem’e ve onun şahsında müminlere teselli ve moral verilmekte, aynı zamanda şartlardan etkilenmeksizin kendi çizgilerinde yürümeleri istenmektedir. Âyetin son cümlesi “İmana çağrı görevini aynı titizlikle sürdür, seni etkilemelerine fırsat verme, zihnine şüphe sokmalarına veya seni küçümsemelerine izin verme; onların tavırları seni üzüntüye, tedirginlik veya telâşa düşürmesin” gibi mânalarla açıklanmıştır. Bu âyetlerin Hz. Peygamber’in Medine’ye hicret için fikrî hazırlık yaptığı sıralarda indiği dikkate alınarak, burada, şartlar yeterince olgunlaşmadan hareket edilmemesi yönünde bir uyarının bulunduğu da düşünülebilir (Derveze, VI, 308).
Rûm Suresi 59. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İşte onlara bir ayet getirdiğinde ona iman etmeyenlerin kalbine böyle mühür vurulur. Kendilerine getirdiğin hakkı bilmeyen herkesin kalbine Yüce Allah böyle mühür vurur.