Allah onları uykunda sana az gösteriyordu. Çok göstermiş olsaydı, yılacak ve bu hususta çekişmeye başlıyacaktınız, fakat Allah sizi kurtardı; çünkü O kalblerde olanı bilir
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah onları uykunda sana az gösteriyordu. Çok göstermiş olsaydı, yılacak ve bu hususta çekişmeye başlıyacaktınız, fakat Allah sizi kurtardı; çünkü O kalblerde olanı bilir
Elmalılı Hamdi Yazır
Hani o vakitler Allah sana uykunda (rüyanda) onları az gösteriyordu. Eğer Allah sana onları kalabalık gösterseydi korkacaktınız ve savaş konusunda anlaşmazlığa düşecektiniz. Fakat Allah böyle bir şeyden sizi uzak tuttu. Çünkü O, gönüllerde yatanı da bilir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Allah onları sana uykunda az gösteriyordu. Eğer onları sana çok gösterseydi, yılgınlığa düşer, işi kotarmada çekişmeye başlardınız. Ama Allah, sizi selamete çıkardı. O, göğüslerin içindekini çok iyi bilir.
Süleyman Ateş
Allah, sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi, çekinirdiniz ve (savaş) iş(in)de çekişirdiniz. Fakat Allah, (sizi bundan) kurtardı. Doğrusu O, göğüslerin özünü bilir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.8%
İngilizce
[Remember, O Muhammad], when Allah showed them to you in your dream as few; and if He had shown them to you as many, you [believers] would have lost courage and would have disputed in the matter [of whether to fight], but Allah saved [you from that]. Indeed, He is Knowing of that within the breasts
Fransızca
En songe, Allah te les avait montrés peu nombreux! Car s'Il te les avait montrés nombreux, vous auriez certainement fléchi, et vous vous seriez certainement disputés à propos de l'affaire. Mais Allah vous en a préservés. Il connait le contenu des cœurs
İspanyolca
Dios hizo que en un sueño vieras a los enemigos como si fueran pocos, pues si se los hubiera mostrado como un ejército numeroso se habrían acobardado, dudando sobre combatir o no. Pero Dios los protegió. Él bien sabe lo que hay en los corazones
Rusça
Вот Аллах показал их тебе во сне малочисленными. Если бы Он показал тебе их многочисленными, то вы пали бы духом и стали бы препираться при принятии решения. Однако Аллах уберег вас, ибо Он знает о том, что в груди
Endonezce
(ingatlah) ketika Allah memperlihatkan mereka di dalam mimpimu (berjumlah) sedikit. Dan sekiranya Allah memperlihatkan mereka (berjumlah) banyak tentu kamu menjadi gentar dan tentu kamu akan berbantah-bantahan dalam urusan itu, tetapi Allah telah menyelamatkan kamu. Sungguh, Allah Maha Mengetahui apa yang ada dalam hatimu
Bengalce
আল্লাহ যখন তোমাকে স্বপ্নে সেসব কাফেরের পরিমাণ অল্প করে দেখালেন; বেশী করে দেখালে তোমরা কাপুরুষতা অবলম্বন করতে এবং কাজের বেলায় বিপদ সৃষ্টি করতে। কিন্তু আল্লাহ বাঁচিয়ে দিয়েছেন। তিনি অতি উত্তমভাবেই জানেন; যা কিছু অন্তরে রয়েছে।
-Ey Peygamber!- Hatırla ki, Allah'ın sana ve Müminlere olan nimetlerinden biri de, uykunda sana onları sayı olarak az göstermesidir. Sen de Müminleri cihada hayırla müjdeleyerek çıkardın. Böylece onların düşmana karşı savaşma azimleri kuvvetlendi. Eğer Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, rüyanda sana müşrikleri çok göstermiş olsaydı senin ashabının azimleri zayıflardı. Bundan dolayı savaşmaktan korkarlardı. Fakat Yüce Allah, sizleri bundan selamette kıldı ve yenilgiye uğramaktan korudu. Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözünde onları az gösterdi. O; kalplerin, nefislerin gizlediklerini hakkıyla bilendir.
43- Hani Allah onları rüyanda sana az göstermişti. Eğer onları sana çok gösterseydi, elbette zaafa düşerdiniz ve savaşma konusunda birbirinizle çekişirdiniz. Ama Allah (sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O, kalplerde olanı hakkıyla bilendir. 44- Hani karşı karşıya heldiğiniz zaman da onları sizin gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerine az gösteriyordu ki Allah, takdir edilmiş bir işi yerine getirsin. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.
43. Yüce Allah, müşrikleri Rasûlüne rüyada sayıca az miktarda göstermişti. O da ashabına bunu müjdelemiş, böylece kalpleri huzur ve itminana kavuşmuş, sebat bulmuştu. “Eğer onları sana çok gösterseydi” ve sen de bunu ashabına haber vermiş olsaydın “elbette zaafa düşerdiniz ve savaşma konusunda birbirinizle çekişirdiniz.” Aranızdan kimisi Kureyşlilerle savaşmak üzere çıkmayı uygun görürken, kiminiz bunu kabul etmeyecekti. Görüş ayrılığı ise zaafa düşmenin sebeplerindendir. “Ama Allah” size lütuf ve ihsanda bulunarak “(sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O, kalplerde olanı hakkıyla bilendir.” Kalplerde bulunan sebatı, sabırsızlığı, doğruluğu ve yalanı bilendir. Yüce Allah’ın sizin kalplerinizi bilmesi, O’nun size lütuf ve ihsanda bulunmasına, Rasûlünün gördüğü rüyayı da doğru çıkarmasına sebep olmuştu. 44. Yüce Allah mü’minlere düşmanlarını göz kararı ile az gösterirken, ey mü’minler, sizleri de göz kararı ile onlara az gösteriyordu. Böylece her bir ordu diğerinin üzerine yürüsün diye her biri, ötekini sayıca az görüyordu. “ki Allah takdir edilmiş bir işi yerine getirsin.” Mü’minleri zafere ulaştırsın, kâfirleri bozguna uğratsın ve onların önderleriyle sapıklığın liderlerinin öldürülsün ve geriye onlardan herhangi birisinin anılacak bir namı kalmasın ve İslâm’a davet edildiklerinde onu kabul etmeleri kolaylaşsın. Dolayısıyla bu, kafirlerden hayatta kalıp da Yüce Allah’ın kendilerine İslâm’a girmeyi lütfettiği kimseler için de bir ilahi bir ihsan oldu. “Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.” Yani yaratılmışların bütün işleri Allah’a döner. O da murdar olanı temiz olandan ayırır, insanlar arasında hiçbir haksızlık ve zulüm ihtiva etmeyen adil hükmünü verir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah hem bu savaşın olmasını hem de müslümanların yenmelerini istediği için bunun maddî, stratejik ve psikolojik sebeplerini de hazırlamış ve yaratmıştır. Savaştan önce Resûlullah rüyasında düşman askerlerinin sayısının az olduğunu müşahede etmişti. Rüyasını müslümanlara anlattı, fakat yorumlamadı. Dinleyenler anlatılanı olduğu gibi, açık bir bilgi olarak değerlendirdiler ve düşmanın sayısının az olduğunu anlayarak cesaret kazandılar. Halbuki rüya sembolik idi, yorumlanması gerekiyordu. Rüyadaki azlık, sayıca azlığa değil, zayıflık ve moralsizliğe delâlet ediyordu, ama Hz. Peygamber siyaseten rüyasını yorumlamadı.
Düşmanla fiilen karşılaşma gerçekleşince iki mûcizevî görüntü daha hâsıl oldu; bu defa gerçekte sayıları çok olan düşman askerleri müminlere az göründü, sayıları 300 civarında olan müslümanlar da müşriklere daha az gösterildi. Bu karşılıklı yanlış tesbitler, gerçek dışı görüntüler, Allah’ın murat ettiği sonucun gerçekleşmesine yönelik bulunuyordu; müminleri olduklarından da az gören müşrikler savaşı ciddiye almıyor, işe gerektiği gibi sarılmıyorlardı. 1000 kişilik tam donanımlı müşrik ordusunu olduğundan daha az ve zayıf gören müminlerin de moralleri güçleniyordu, hem imanları hem de gördükleri zulümden dolayı müşriklere nisbetle daha ziyade olan motivasyonları bir kat daha artıyordu.
Bütün bunlar Allah murat ettiği için böyle oluyor; yani fevkalâde hallerde müminlerin, ellerinden geleni eksiksiz yapmalarına rağmen, yine de yardıma ihtiyaçları olduğunda, tabii olguların üstünde ve onların yapıp yaratıcısı olan ilâhî irade, insanların algılarını da sonucu etkilemeye elverişli olacak şekilde değiştiriyordu. Böyle oluyordu; çünkü bütün işler O’na ait, O’na râci idi; kendi başına olup biten hiçbir şey yoktu.
-Ey Peygamber!- Hatırla ki, Allah'ın sana ve Müminlere olan nimetlerinden biri de, uykunda sana onları sayı olarak az göstermesidir. Sen de Müminleri cihada hayırla müjdeleyerek çıkardın. Böylece onların düşmana karşı savaşma azimleri kuvvetlendi. Eğer Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, rüyanda sana müşrikleri çok göstermiş olsaydı senin ashabının azimleri zayıflardı. Bundan dolayı savaşmaktan korkarlardı. Fakat Yüce Allah, sizleri bundan selamette kıldı ve yenilgiye uğramaktan korudu. Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözünde onları az gösterdi. O; kalplerin, nefislerin gizlediklerini hakkıyla bilendir.