Önceki ayet· 4:168Sonraki ayet· 4:170

Nisâ Suresi 169. Ayet· 4:169

↗ Nisâ suresi
Medeni
إِلَّا طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٗا
Sadece cehennemin yoluna (iletecek ve) orada sürekli kalacaklardır. Bu da Allah'a çok kolaydır.
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Sadece cehennemin yoluna (iletecek ve) orada sürekli kalacaklardır. Bu da Allah'a çok kolaydır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onları ancak cehennemin yoluna (iletecek ve) onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu ise Allah'a çok kolaydır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Cehennem yolu hariç! Uzun süre kalacaklardır orada. Allah için çok kolaydır bu.
Süleyman Ateş
Sadece cehennemin yoluna (iletecek ve) orada sürekli kalacaklardır. Bu da Allah'a çok kolaydır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
Except the path of Hell; they will abide therein forever. And that, for Allah, is [always] easy
Fransızca
(autre) que le chemin de l'Enfer où ils demeureront éternellement. Et cela est facile à Allah
İspanyolca
Excepto por el camino que conduce al Infierno, en donde morarán eternamente. Eso es fácil para Dios
Rusça
кроме пути в Геенну, в которой они пребудут вечно. Это для Аллаха легко
Endonezce
Kecuali jalan ke neraka Jahanam; mereka kekal di dalamnya selama-lamanya. Dan hal itu (sangat) mudah bagi Allah
Bengalce
তাদের জন্য রয়েছে জাহান্নামের পথ। সেখানে তারা বাস করবে অনন্তকাল। আর এমন করাটা আল্লাহর পক্ষে সহজ।
Çince
除非是火狱的道路,他们将永居其中。这事对于安拉是容易的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kendilerinin daimî kalacakları cehennemden başka bir yol yoktur. Bu da Allah için çok kolaydır. Hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
167- Kafir olup Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapmışlardır. 168- Kâfir olup zulmedenleri Allah ne mağfiret edecektir ne de onlara doğru bir yol gösterecektir. 169- Ancak cehennemin yolunu (gösterecektir) ki onlar orada ebediyyen kalacaklardır. Bu, Allah’a pek kolaydır. 167. Yüce Allah hem peygamberlerin -Allah’ın salat ve selamı üzerlerine olsun- risaletlerini hem de onların sonuncusu olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in risaletini haber verdikten ve bu hususa hem kendisinin hem de meleklerinin şahitlik ettiğini bildirdikten sonra artık haber verilen ve hakkında şahitlik edilen bu hususun sabit olduğu ortaya çıkmış oldu. O nedenle de peygamberlerin hepsinin tasdik edilmesi, onlara iman edilip tabi olunması da kaçınılmaz olmuştur. İşte bundan sonra Yüce Allah, onları inkar edenleri tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:“Kafir olup Allah yolundan alıkoyanlar” yani hem bizzat kâfir olanlar hem de başka insanları da Allah’ın yolundan alıkoyanlar… İşte böyleleri, küfrün önderleri ve sapıklığın davetçileridir. O bakımdan bunlar “şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.” Hem bizzat saparak hem de başkasını saptırarak iki türlü günahı kazanan, her iki zarara muhatap olan ve böylelikle hem kendisini hem de başkalarını hidâyete ulaştırma imkânını kaybeden kimsenin sapıklığından daha büyük bir sapıklık olabilir mi? 168-169. Bundan dolayı Yüce Allah:“Kâfir olup zulmedenleri...” buyurmaktadır. Bu zulüm ise onların küfürlerinden başka ve ona ilave bir şeydir. Aksi takdirde küfür zaten -mutlak olarak zulmün söz konusu edilmesi halinde- zulmün kapsamına girer. Burada zulümden kasıt, küfür amelleri ve onun içerisine alabildiğine dalmaktır. Bu gibi kimseler ilâhi mağfiretten de dosdoğru yola iletilmekten de uzaktırlar. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“…Allah ne mağfiret edecektir ne de onlara doğru bir yol gösterecektir. Ancak cehennemin yolunu (gösterecektir)” Böylelerinin mağfirete nail olup hidâyete ermelerinin mümkün olmayışı, azgınlıklarını sürdürmeleri, küfürlerini artırmaları bundan dolayı da kalplerinin mühürlenmesi, işledikleri günahlar sebebiyle de önlerinde hidâyet yollarının kapanmasıdır. Yoksa “Rabbin kullara asla zulmedici değildir.”(Fussilet, 41/46)“Bu, Allah’a pek kolaydır.” Yani Allah onlara aldırış etmez, onları önemsemez. Çünkü onlar hayra elverişli kimseler değildir. Onlara ancak kendileri için seçtikleri hal yakışır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Daha önce inkârın çeşitleri, bunları temsil eden kimselerin zihnî ve ahlâkî tavırları açıklanmış, hidayete yönelmeleri için gerekli yönlendirmeler yapılmış, delil ve işaretler verilmişti. Bundan sonra gelecek âyetlerde ise hem bütün insanlığa hem de özellikle Ehl-i kitaba yönelik bir çağrı yapılacaktır. Bu ikisi arasında psikolojik olarak hazırlanmayı sağlayacak bir geçiş olmak üzere, çeşitli yollarla insanların gerçeği bulmalarını, hak dine inanmalarını ve hayatlarını buna göre düzenleyip yaşamalarını engellemede, hakkı gözetmeme (zulüm) ve peygamberi inkâr etmede ısrar edenleri bekleyen korkunç âkıbet canlı bir şekilde haber verilmektedir.
Nisâ Suresi 169. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kendilerinin daimî kalacakları cehennemden başka bir yol yoktur. Bu da Allah için çok kolaydır. Hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz.