Önceki ayet· 21:100Sonraki ayet· 21:102

Enbiyâ Suresi 101. Ayet· 21:101

↗ Enbiyâ suresi
Mekki
إِنَّ ٱلَّذِينَ سَبَقَتۡ لَهُم مِّنَّا ٱلۡحُسۡنَىٰٓ أُوْلَـٰٓئِكَ عَنۡهَا مُبۡعَدُونَ
Yaptıklarına karşılık katımızdan kendileri için iyi şeyler yazılmış olanlar, işte onlar cehennemden uzak tutulanlardır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Yaptıklarına karşılık katımızdan kendileri için iyi şeyler yazılmış olanlar, işte onlar cehennemden uzak tutulanlardır
Elmalılı Hamdi Yazır
Şüphesiz katımızdan kendileri için güzel şeyler takdir edilmiş olanlar, işte oradan (cehennemden) uzak tutulanlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Tarafımızdan kendilerine güzellik hazırlananlara gelince, bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.
Süleyman Ateşen ayrışan
Ama bizden kendilerine (ezelde) güzellik geçmiş (mutluluk takdir edilmiş) olanlar, işte onlar, ondan (cehennemden) uzaklaştırılmışlardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 15.6%
İngilizce
Indeed, those for whom the best [reward] has preceded from Us - they are from it far removed
Fransızca
En seront écartés, ceux à qui étaient précédemment promises de belles récompenses de Notre part
İspanyolca
Pero aquellos para quienes estaba decretado que recibirían "lo más hermoso", estarán alejados del Infierno
Rusça
А те, кому Мы изначально определили наилучшее, будут отдалены от нее
Endonezce
Sungguh, sejak dahulu bagi orang-orang yang telah ada (ketetapan) yang baik dari Kami, mereka itu akan dijauhkan (dari neraka)
Bengalce
যাদের জন্য প্রথম থেকেই আমার পক্ষ থেকে কল্যাণ নির্ধারিত হয়েছে তারা দোযখ থেকে দূরে থাকবে।
Çince
曾蒙我最优的待遇者,将远离火狱,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Müşrikler: "Kendilerine ibadet edilen İsa ve melekler de cehenneme gireceklerdir" deyince, Yüce Allah onlara şöyle cevap vermiştir: Şüphesiz ki Allah'ın ezeli ilminde İsa -aleyhisselam- gibi saadet ehli olan kimseler cehennemden uzak olacaklardır."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
98- Siz de Allah’ın dışında taptıklarınız da cehennem odunusunuz. Siz, oraya gireceksiniz. 99- Eğer bunlar ilâh olsalardı oraya girmezlerdi. Hepsi de orada ebediyen kalacaklardır. 100- Onlar orada inleyerek nefes verecekler ve (azabın şiddetinden hiçbir şey) işitmeyeceklerdir. 101- Kendileri için daha önce tarafımızdan en güzel (akıbet) takdir edilmiş olanlar, işte onlar oradan uzak tutulacaklardır. 102- Onlar, ateşin sesini dahi işitmezler. (Aksine) onlar canlarının arzu ettiği şeyler içinde ebedi kalacaklardır. 103- En büyük dehşet, onları endişelendirmez. Melekler onları karşılayıp:“İşte bu, size vaat edilen gündür” derler. 98. Siz ey Allah ile birlikte başkasına da ibadet edenler! “Siz de Allah’ın dışında taptıklarınız da” cehennemin tutuşturucusu, yakıtı, “odunusunuz.” Putlarınızla beraber “oraya gireceksiniz.” 99. Putların cansız, aklı bulunmayan ve günahsız varlıklar olmalarına rağmen cehennem ateşine girmelerindeki hikmet, onları ilâh edinenlerin yalanlarını açıklamak ve onların azaplarını daha da artırmaktır. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Eğer bunlar ilâh olsalardı oraya girmezlerdi.” Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğunu andırmaktadır: “(Böylece) hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklayacak ve kafirler de kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bileceklerdir.”(en-Nahl, 16/39) İbadet edenler olsun, ibadet olunanlar olsun cehennemde ebediyen kalacaklardır, oradan çıkamayacaklar ve oradan başka bir yere geçemeyeceklerdir. 100. Azabın şiddetinden dolayı “Onlar orada inleyerek nefes verecekler ve (azabın şiddetinden hiçbir şey) işitmeyeceklerdir.” Orada dilsiz, sağır ve kör kalacaklardır. Yahut da cehennemin ileri derecedeki kaynama sesinden ve uğultusundan başka bir ses işitmeyeceklerdir. 101. Müşriklerin tapındıkları ilâhların ateşe girmeleri, sadece putlar hakkında yahut kendisine ibadet olunmasına rıza gösteren batıl mabudlar hakkında söz konusudur. Mesih, Üzeyr, melekler ve bu kabilden kendilerine ibadet olunan Allah’ın dostlarına gelince onlar elbette ki azap görmeyeceklerdir. Aksie onlar şu buyruğun kapsamına dahildirler:“Kendileri için daha önce tarafımızdan en güzel (akıbet) takdir edilmiş olanlar” Yüce Allah’ın ilminde, Levh-i Mahfuz’da haklarında dünya hayatında iyilikler ve salih ameller kolaylaştırılarak mutlu ve bahtiyar kimseler arasında oldukları takdir edilmiş bulunanlar “işte onlar, oradan” cehennemden “uzak tutulacaklardır.” Oraya girmeyecekler, hatta yaklaşmayacaklar bile. Aksine onlar oradan alabildiğine uzaklaştırılacaklardır. 102. O kadar ki oranın sesini dahi işitmeyecek ve cehennemin kendisini bile görmeyeceklerdir. “(Aksine) onlar canlarının arzu ettiği” yiyecek, içecek, eşler ve manzaralardan oluşan hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği “şeyler içinde ebedi kalacaklardır” ve bu, onlar için süreklidir, zaman geçtikçe bu nimetlerin güzelliği de artıp duracaktır. 103. “En büyük dehşet onları endişelendirmez” İnsanlar ileri derecede korkup dehşete düşeceklerinde kendileri tedirgin olmayacaklardır. Bu, Kıyamet gününde cehennem ateşinin yakınlaştırılacağı vakit olacaktır. O vakit cehennem kâfirlere ve isyankârlara karşı öfkelenip köpürecek, insanlar bu işten dolayı alabildiğine korkacaklardır. Onlar kendilerini bekleyen nimetleri bildiklerinden ve Yüce Allah da korktuklarından yana onlara güvenlik altında olacakları teminatını verdiğinden dolayı bu durumdan tasalanmayacaklardır. Kabirlerinden diriltilecekleri ve amel defterlerini almak üzere asil binekler üzerinde konuk heyetler halinde gelecekleri vakit “melekler onları” tebrik ederek “karşılayıp: İşte bu, size vaat edilen gündür, derler.” Allah’ın size vaat ettiğinden dolayı ne mutlu sizlere! Karşı karşıya kalacağınız lütuf ve ihsanlardan ötürü müjde size! Alabildiğine sevinebilir, neşelenebilirsiniz. Çünkü hoşunuza gitmeyecek ve sizi korkutacak her şeye karşı Allah, sizi güvenlik altına almıştır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“En büyük dehşet”ten maksat, öldükten sonra dirilme, hesap verme ve cezayı içeren kıyamet gerçeğidir. Bu dünyada Allah’a iman edip erdemli işler yapanlar o günün dehşetinden etkilenmeyeceklerdir. Zira onları melekler karşılayacak ve “İşte bu size vaad edilmiş olan mutlu gününüzdür” diyerek müjdeler vereceklerdir. Nitekim başka bir âyete göre de dünyada Allah’a inanıp O’nun dosdoğru yolunda yürüyenleri kıyamet gününde melekler karşılayacak ve onlara korkmamalarını, tasalanmamalarını, kendilerine vaad edilen cennetlerle sevinmelerini söyleyeceklerdir (Fussılet 41/30-33).
Enbiyâ Suresi 101. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Müşrikler: "Kendilerine ibadet edilen İsa ve melekler de cehenneme gireceklerdir" deyince, Yüce Allah onlara şöyle cevap vermiştir: Şüphesiz ki Allah'ın ezeli ilminde İsa -aleyhisselam- gibi saadet ehli olan kimseler cehennemden uzak olacaklardır."