Önceki ayet· 4:113Sonraki ayet· 4:115

Nisâ Suresi 114. Ayet· 4:114

↗ Nisâ suresi
Medeni
۞لَّا خَيۡرَ فِي كَثِيرٖ مِّن نَّجۡوَىٰهُمۡ إِلَّا مَنۡ أَمَرَ بِصَدَقَةٍ أَوۡ مَعۡرُوفٍ أَوۡ إِصۡلَٰحِۭ بَيۡنَ ٱلنَّاسِۚ وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ ٱبۡتِغَآءَ مَرۡضَاتِ ٱللَّهِ فَسَوۡفَ نُؤۡتِيهِ أَجۡرًا عَظِيمٗا
Ancak sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna, onların gizli toplantılarının çoğunda hayır yoktur. Bunları, Allah'ın rızasını kazanmak için yapana büyük ecir vereceğiz
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Ancak sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna, onların gizli toplantılarının çoğunda hayır yoktur. Bunları, Allah'ın rızasını kazanmak için yapana büyük ecir vereceğiz
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı veyahut da insanlar arasını düzeltmeyi emreden(ler)inki hariç, onların aralarındaki gizli gizli konuşmalarının çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Onların fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak, bir sadakaya, bir iyiliğe ve insanlar arasında bir barıştırmaya özendiren başka. Kim böyle bir şeyi Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak niyetiyle yaparsa biz ona yakında çok büyük bir ödül vereceğiz.
Süleyman Ateş
Onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hayır yoktur. Yalnız sadaka, yahut iyilik, ya da insanların arasını düzeltmeyi emreden(in konuşması) hariç. Kim Allah'ın rızasını kazanmak amacıyle bunu yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.8%
İngilizce
No good is there in much of their private conversation, except for those who enjoin charity or that which is right or conciliation between people. And whoever does that seeking means to the approval of Allah - then We are going to give him a great reward
Fransızca
Il n'y a rien de bon dans la plus grande partie de leurs conversations secrètes, sauf si l'un d'eux ordonne une charité, une bonne action, ou une conciliation entre les gens. Et quiconque le fait, cherchant l'agrément d'Allah, à celui-là Nous donnerons bientôt une récompense énorme
İspanyolca
En la mayoría de las conversaciones secretas no hay ningún bien, excepto las que sean para coordinar una ayuda social, hacer una buena acción o reconciliar entre las personas. A quien lo haga anhelando complacer a Dios, lo agraciaré con una grandiosa recompensa
Rusça
Многие из их тайных бесед не приносят добра, если только они не призывают раздавать милостыню, совершать одобряемое или примирять людей. Тому, кто поступает таким образом, стремясь к довольству Аллаха, Мы даруем великую награду
Endonezce
Tidak ada kebaikan dari banyak pembicaraan rahasia mereka, kecuali pembicaraan rahasia dari orang yang menyuruh (orang) bersedekah, atau berbuat kebaikan, atau mengadakan perdamaian di antara manusia. Barang siapa berbuat demikian karena mencari keridaan Allah, maka kelak Kami akan memberinya pahala yang besar
Bengalce
তাদের অধিকাংশ সলা-পরামর্শ ভাল নয়; কিন্তু যে সলা-পরামর্শ দান খয়রাত করতে কিংবা সৎকাজ করতে কিংবা মানুষের মধ্যে সন্ধিস্থাপন কল্পে করতো তা স্বতন্ত্র। যে একাজ করে আল্লাহর সন্তুষ্টির জন্যে আমি তাকে বিরাট ছওয়াব দান করব।
Çince
他们的秘密谈话,大半是无益的;劝人施舍,或劝人行善、或劝人和解者(秘密的谈话)除外。谁为求安拉的喜悦而作此事,我要赏赐谁重大的报酬。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bir sadaka vermeyi veya şeriatın getirdiği ve aklın delalet ettiği bir iyilikte bulunmayı emretmek ya da aralarında anlaşmazlık bulunan insanların arasını ıslah etmeye çağırmak dışında insanların gizledikleri birçok konuşmanın onlara bir hayrı ve faydası yoktur. Kim de bunu Allah’ın rızasını umarak yapıyorsa ona çok büyük sevap vereceğiz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
114- Bir sadaka vermeyi veya bir iyilik yapmayı yahut insanlar arasını düzeltmeyi emredeninkinden başka, onların fısıldaşmalarının pek çoğunda hayır yoktur. Kim Allah’ın rızasını gözeterek bunları yaparsa biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz. 114. Yani insanların fısıldaşmalarının ve karşılıklı konuşmalarının pek çoğunda -eğer hayır ihtiva etmiyor ise- hayır yoktur. Çünkü bu konuşmalar, ya mubah olup hiçbir faydası bulunmayan sözler türündendir yahut da katıksız zarardır ve kötüdür. Bütün türleri ile haram sözler gibi. Ancak Yüce Allah bunlardan bazı sözleri istisna ederek şöyle buyurmuştur:“Bir sadaka vermeyi” mal, bilgi veya herhangi bir faydalı şeyi vermeyi… Hatta belki de bunun kapsamına tesbih, hamd etmek ve buna benzer bir takım ibadetler de girebilir. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:“Her bir tesbih bir sadakadır, her bir tekbir bir sadakadır, her bir tehlil (la ilâhe illallah demek) bir sadakadır. İyiliği emretmek bir sadakadır, kötülükten alıkoymak bir sadakadır. Sizden herhangi birinizin hanımına yaklaşması da bir sadakadır.”“veya bir iyilik yapmayı” bu da iyilik, itaat, şeriatın ve aklın güzel olarak kabul ettiği (maruf) her bir şeydir. İyiliği emretmek mutlak olarak anılıp kötülükten alıkoymakla birlikte söz konusu edilmeyecek olursa onun kapsamına kötülükten alıkoymak da girer. Çünkü kötülüklerin terk edilmesi de iyilik (maruf) kapsamına girer. Aynı şekilde kötülük terk edilmedikçe iyilik de tam yapılmış olmaz. Birlikte zikredilmeleri halinde ise maruf (iyilik) emrolunan işleri yapmak, münker (kötülük) de yasak kılınan şeyleri terk etmek şeklinde açıklanır. “yahut insanlar arasını düzeltmeyi” İnsanların arasını düzeltmek (ıslah) ancak birbiri ile anlaşmazlık içerisinde bulunan ve davalı kişiler arasında olur. Anlaşmazlık ve çekişme, sayılması mümkün olmayacak kadar çok kötülük ve bölünme meydana gerektirir. Bundan dolayı dinimiz can, mal, ırz (namus, şeref ve haysiyet) gibi hususlarda insanların arasını düzeltmeye teşvik etmiştir. Hatta din hususunda bile ıslahı emir etmiştir. Nitekim Yüce Allah:“Hepiniz toptan Allah’ın ipine sarılın, bölünmeyin.”(Âl-i İmran, 3/103) buyurmaktadır. Bir başka âyet-i kerimede de şöyle buyurmaktadır:“Eğer mü’minlerden iki grup birbirleri ile çarpışırlarsa onların aralarını düzeltin. Eğer onların biri diğerine karşı haksızlık ediyorsa o haksızlık eden grupla Allah’ın emrine dönünceye kadar çarpışın...”(el-Hucurat, 49/9) Yüce Allah bir başka yerde de “Sulh daha hayırlıdır” buyurmaktadır. (en-Nisa, 4/128) İnsanların arasını düzeltmeye gayret eden bir kimse nafile namaz, oruç ve sadaka ile itaatte bulunandan daha faziletlidir. Yüce Allah ıslah ve arayı düzeltmek için çalışanın çalışmasını ve amelini mutlaka düzeltir. Nitekim arayı bozmak için çalışıp çabalayan kimsenin de Allah amelini ıslah etmez ve ona maksadını tam anlamı ile gerçekleştirme imkânını vermez. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Elbette Allah o bozguncuların işini düzeltmez.”(Yunus, 10/81) İşte bu gibi işler -âyet-i kerimede zikredilen bu istisnanın da delil olduğu gibi- hayırlıdır; fakat ecrin mükemmel ve eksiksiz olması, niyet ve ihlâsa bağlıdır. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kim Allah’ın rızasını gözeterek bunları yaparsa biz, ona büyük bir mükâfat vereceğiz.” Bundan dolayı kulun her zaman ve her bir hayırda amelini ihlâsla ve Allah rızası için yapması gerekir. Ki böylelikle büyük ecir elde edebilsin, ihlâslı amele alışsın, ihlâs sahibi kimselerden olsun ve ecrini tam alsın. Maksadına ister erişsin ister erişmesin böyledir, çünkü niyet tahakkuk etmiş ve onunla birlikte mümkün olan amel de yerine getirilmiştir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyetin yukarıdakilerle alâkası, Übeyrık ailesinin hırsızlığı örtmek ve başkalarının üzerine atmak için yaptıkları gizli görüşmeler, fısıldaşmalar ve giriştikleri gizli tertiplerdir; âyet özelde bu davranışı, genelde de benzerlerini kınamaktadır. Birkaç kişinin gizli olarak toplanıp konuşmaları veya başkalarının yanında bir tarafa çekilerek aralarında söyleşmeleri, fısıldaşmaları genellikle bunu gören, haber alan kimselerin tecessüslerini tahrik etmekte, meraklarını harekete geçirmekte, şüphe ve töhmetlerini celbetmektedir. Gerçekten de insanların içinde açıkça konuşulmayan konuların gizlenecek bir yönü olduğu ortadadır ve bunu açıklamak çoğu defa insanların hayrına değildir. Bu sebeple âyetler (Mücâdele 58/8-9, 12; Tâhâ 20/62; Tevbe 9/78) ve hadisler (Buhârî, “İsti’zân”, 47; Müslim, “Selâm”, 37-38) gizli görüşmeleri hoş görmemiş, gerektiren istisnalar dışında müminlerin açıklığı tercih etmelerini, içlerinin ve dışlarının bir olmasını; kitap, sünnet, yöneticiler ve halk karşısında ihlâslı olmalarını, içtenlikle davranmalarını, ikiyüzlülükten uzak durmalarını istemiştir. Burada câiz olan gizli görüşmelere, fısıldaşmalara konu olabilecek üç istisnadan söz edilmiş ve bunların kulluk yönünden işe yaraması, ecre lâyık olması da bir şarta yani ihlâsa, Allah rızâsı için olmasına bağlanmıştır. İstisnaların birincisi olan sadaka, en geniş mânasıyla insanlara maddî ve mânevî yardımda bulunmak ve iyilik etmektir. “Ma‘rûf”, mâkul, meşrû ve makbul olan davranışlar ve ilişkilerdir. “İnsanların arasını düzeltmek” de Kur’an’da ve Sünnet’te sık sık vurgulanan güzel bir davranış biçimi, bir iyilik çeşidi, bir sosyal ödev örneğidir. Birçok zaman ve mekânda mahkemelerin dolup taşması, ceza evlerinin mahkûmlara dar gelmesinin önemli sebeplerinden biri de toplumun bu vazifeyi ihmal etmesidir. Geleneğimizde mevcut olan, yerleşim yerinin büyükleri, ileri gelenleri tarafından Allah rızâsı için yerine getirilen, en önemli müeyyidesini toplumun tepkisinde bulan bu sosyal müessese tarihe karışmış; nemelâzımcılık, başına buyrukluk, aşırı bencillik ve sorumsuz bireysel özgürlük anlayışı bu güzel âdeti büyük ölçüde elimizden alıp götürmüştür. Öz değerlerine bağlı eğitimcilerin, kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizi yeni nesillere kazandırmak için gayret etmeleri zaruret haline gelmiştir. Bu üç hayırlı, faydalı ve gerekli davranış, bazan gizli görüşmelerin yapılmasını, zamanından önce bazı bilgilerin ve haberlerin yayılmamasını kaçınılmaz kıldığı için yasak kapsamından çıkarıldığı gibi meselâ iki kişinin veya grubun arasını düzeltmek için yalan söylemeye bile izin verilmiştir (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 58; Tirmizî, “Birr”, 26).
Nisâ Suresi 114. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bir sadaka vermeyi veya şeriatın getirdiği ve aklın delalet ettiği bir iyilikte bulunmayı emretmek ya da aralarında anlaşmazlık bulunan insanların arasını ıslah etmeye çağırmak dışında insanların gizledikleri birçok konuşmanın onlara bir hayrı ve faydası yoktur. Kim de bunu Allah’ın rızasını umarak yapıyorsa ona çok büyük sevap vereceğiz.