Önceki ayet· 39:20Sonraki ayet· 39:22

Zümer Suresi 21. Ayet· 39:21

↗ Zümer suresi
Mekki
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَسَلَكَهُۥ يَنَٰبِيعَ فِي ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ يُخۡرِجُ بِهِۦ زَرۡعٗا مُّخۡتَلِفًا أَلۡوَٰنُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصۡفَرّٗا ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ حُطَٰمًاۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَذِكۡرَىٰ لِأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِ
Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki menbalara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün. Sonra da onu bir çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Görmedin mi, Allah gökten bir su indirdi de onu toprak içindeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra ekin kurur da sen onu sararmış görürsün. Sonra da onu kuru ufantı haline getirir. İşte bunda, akıl ve gönül sahipleri için mutlak bir ibret var.
Süleyman Ateş
Görmedin mi Allah gökten bir su indirdi, onu yerin içindeki kaynaklara geçirdi, Sonra onunla çeşitli renklerde ekin çıkarıyor. Sonra (ekin) kurur, onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöp yapar. Şüphesiz bunda sağduyu sahipleri için bir ibret vardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.9%
İngilizce
Do you not see that Allah sends down rain from the sky and makes it flow as springs [and rivers] in the earth; then He produces thereby crops of varying colors; then they dry and you see them turned yellow; then He makes them [scattered] debris. Indeed in that is a reminder for those of understanding
Fransızca
Ne vois-tu pas qu'Allah fait descendre du ciel de l'eau, puis Il l'achemine vers des sources dans la terre; ensuite avec cela, Il fait sortir une culture aux couleurs diverses, laquelle se fane ensuite, de sorte que tu la vois jaunie; ensuite, Il la réduit en miettes. C'est là certainement un rappel aux [gens] doués d'intelligence
İspanyolca
¿Acaso no ves que Dios hace descender el agua del cielo, y luego hace que surja como manantiales en la tierra, y hace brotar con ella cultivos de diversos colores que se secan y puedes ver que se tornan amarillentos y finalmente se convierten en heno? En eso hay un motivo de reflexión para los dotados de entendimiento
Rusça
Неужели ты не видел, что Аллах ниспослал с неба воду и провел ее к источникам по земле? Потом посредством нее Он выводит посевы различных цветов. Затем они вянут, и ты видишь их пожелтевшими. Затем Он превращает их в труху. Воистину, во всем этом - напоминание для обладающих разумом
Endonezce
Apakah engkau tidak memperhatikan, bahwa Allah menurunkan air dari langit, lalu diaturnya menjadi sumber-sumber air di bumi, kemudian dengan air itu ditumbuhkan-Nya tanam-tanaman yang bermacam-macam warnanya, kemudian menjadi kering, lalu engkau melihatnya kekuning-kuningan, kemudian dijadikan-Nya hancur berkeping-keping. Sungguh, pada yang demikian itu terdapat pelajaran bagi orang-orang yang mempunyai akal sehat
Bengalce
তুমি কি দেখনি যে, আল্লাহ আকাশ থেকে পানি বর্ষণ করেছেন, অতঃপর সে পানি যমীনের ঝর্ণাসমূহে প্রবাহিত করেছেন, এরপর তদ্দ্বারা বিভিন্ন রঙের ফসল উৎপন্ন করেন, অতঃপর তা শুকিয়ে যায়, ফলে তোমরা তা পীতবর্ণ দেখতে পাও। এরপর আল্লাহ তাকে খড়-কুটায় পরিণত করে দেন। নিশ্চয় এতে বুদ্ধিমানদের জন্যে উপদেশ রয়েছে।
Çince
你不知道吗?安拉从天上降下雨水,然后使它渗入地里,成为泉水;然后,借它生出各种庄稼,然后禾苗凋零,你看它变成黄的,然后他使它变成碎片。在那里面,对于有理智者,的确有一种教诲。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şüphesiz siz gözlerinizle müşahede ederek biliyorsunuz ki, Allah size gökten yağmur suyunu indirdi de onu yeryüzündeki su pınarlarına ve yerdeki kaynaklara yerleştirdi. Sonra bu suyla türlü türlü renklerde nebatat ve ekinler çıkarıyor. Sonra bu ekin kurur. Ey bunu görüp müşahede eden! Bu ekinlerin ve nebatatın renkleri yeşilken sonra renklerinin sapsarı olduklarını görürsün. Sonra kuruduktan sonra da onu kırıntı bir çer çöpe çeviriyor. Şüphesiz bu zikredilende aydın ve aklıselim sahipleri için bir hatırlatma ve öğüt vardır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
21- Görmez misin ki Allah, gökten bir su indirir de onu yeryüzündeki birtakım kaynaklara sevkedip (oralarda depolar), sonra da onunla çeşitli renklerde türlü ekinler çıkarır. Daha sonra o ekinler kurur da sen onları sararmış bir halde görürsün. Sonra da Allah onları çer-çöpe dönüştürür. Şüphesiz bunda olgun akıl sahipleri için öğüt vardır. 21. Yüce Allah, olgun akıl sahiplerine gökten indirdiği suyu, bu suyu yeryüzündeki kaynaklara akıttığını yani bu kaynaklara kolaylıkla çıkartılabilecek şekilde yerleştirdiğini hatırlatmaktadır. “Sonra onunla çeşitli renklerde türlü ekinler” buğday, mısır, arpa, pirinç ve daha başka mahsuller “çıkarır. Daha sonra o ekinler” olgunlaştıktan sonra yahut da herhangi bir afet ve salgın hastalığın meydana gelmesi halinde “kurur da sen onları sararmış bir halde görürsün. Sonra da Allah onları” ufalanmış “çer-çöpe dönüştürür. Şüphesiz bunda olgun akıl sahipleri için öğüt vardır.” Onlar bununla Rablerinin inâyetini ve kullarına olan rahmetini hatırlarlar. Çünkü onlara bu suyu elde etme yollarını kolaylaştırmış, yeryüzündeki mahzenlere o suyu onların menfaatlerine uygun bir şekilde depolamıştır. Onlar, bundan ilâhî kudretin kemalini, yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği gibi ölüleri de dirilteceğini düşünüp anlarlar. Yine onunla, bütün bunları yapanın mutlak olarak ibadete hak sahibi olduğunu da bilirler. Allah’ım; sen bizleri kendilerinden övgü ile söz ettiğin, kendilerine ihsan ettiğin akıllarla hidâyete ilettiğin, Kitabının sırlarını, harikulade âyet ve belgelerini başkalarının ulaşamayacağı şekilde gösterdiğin o olgun akıl sahiplerinden eyle! Şüphesiz Sen bağışı sınırsız olansın.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yağmur ve onun sayesinde yetişen bitki çeşitleriyle tabiatın canlanması, ardından bitkilerin kuruyup toza toprağa karışması örneğinden yola çıkılarak, ilâhî kudret ve iradenin evren üzerindeki mutlak hükümranlığına dikkat çekilmekte; daha sonra aynı güç ve iradenin, insanın mânevî gelişimindeki tesirine atıfta bulunulmaktadır. Yağmurla tabiatı canlandıran irade, hidayetiyle de insanın gönlünü İslâm’a açmakta; ona, ilâhî buyruklara teslim olan bir ruh yapısı kazandırmakta, bu suretle kendisinden gelen bir ışıkla aydınlanmasını sağlamaktadır. “Allah’ı anma konusunda kalpleri katılaşanlar”dan maksat, gönüllerinde Allah’a yer vermeyen, –putperest Araplar’ın yaptığı gibi– sorulduğunda O’na inandıklarını söyleseler bile, hayatlarında bu inancın izi görülmeyen, kendilerine yapılan uyarılardan akıllarını kullanarak yararlanmasını bilmeyen, hakikatlere karşı duyarsız hale gelmiş kimselerdir. İnanç ve değerler konusunda doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, yararlı ile zararlıyı ayırma kaygısı taşımadıkları, bu husustaki yeteneklerini de körelttikleri için âyette bunların “apaçık bir sapkınlık” içinde bulundukları bildirilmektedir.
Zümer Suresi 21. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Şüphesiz siz gözlerinizle müşahede ederek biliyorsunuz ki, Allah size gökten yağmur suyunu indirdi de onu yeryüzündeki su pınarlarına ve yerdeki kaynaklara yerleştirdi. Sonra bu suyla türlü türlü renklerde nebatat ve ekinler çıkarıyor. Sonra bu ekin kurur. Ey bunu görüp müşahede eden! Bu ekinlerin ve nebatatın renkleri yeşilken sonra renklerinin sapsarı olduklarını görürsün. Sonra kuruduktan sonra da onu kırıntı bir çer çöpe çeviriyor. Şüphesiz bu zikredilende aydın ve aklıselim sahipleri için bir hatırlatma ve öğüt vardır.