Fakat, Rablerinden sakınanlara, üst üste bina edilmiş köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah'ın verdiği sözdür, Allah verdiği sözden caymaz
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Fakat, Rablerinden sakınanlara, üst üste bina edilmiş köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah'ın verdiği sözdür, Allah verdiği sözden caymaz
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan, üzerlerinden şehnişinler yapılmış, şehnişinli (balkonlu) köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Hayır, kurtaramazsınız! Rablerinden sakınanlara gelince, onlar için üst üste bina edilmiş odalar var; altlarından ırmaklar akar. Allah'ın vaadidir bu, Allah vaadine ters düşmez.
Süleyman Ateş
Fakat Rablerinden korkanlar için üstüste yapılmış odalar var. Odaların altından da ırmaklar akmaktadır. Bu, Allah'ın va'didir. Allah va'dinden caymaz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.8%
İngilizce
But those who have feared their Lord - for them are chambers, above them chambers built high, beneath which rivers flow. [This is] the promise of Allah. Allah does not fail in [His] promise
Fransızca
Mais ceux qui auront craint leur Seigneur auront [pour demeure] des étages [au Paradis] au-dessus desquels d'autres étages sont construits et sous lesquels coulent les rivières. Promesse d'Allah! Allah ne manque pas à Sa promesse
İspanyolca
Pero quienes hayan tenido temor de su Señor, morarán en la otra vida en habitaciones elevadas, y sobre ellos habrá otras habitaciones [donde estarán quienes hayan alcanzado grados más elevados], todas construidas de oro y plata, [en jardines] donde correrán ríos. Ésta es la promesa de Dios, y Dios no falta a Su promesa
Rusça
Но для тех, кто боялся своего Господа, уготованы горницы, расположенные одна над другой, под которыми текут реки. Таково обещание Аллаха, и Аллах не нарушает обещания
Endonezce
Tetapi orang-orang yang bertakwa kepada Tuhannya, mereka mendapat kamar-kamar (di surga), di atasnya terdapat pula kamar-kamar yang dibangun (bertingkat-tingkat), yang mengalir di bawahnya sungai-sungai. (Itulah) janji Allah. Allah tidak akan memungkiri janji(-Nya)
Bengalce
কিন্তু যারা তাদের পালনকর্তাকে ভয় করে, তাদের জন্যে নির্মিত রয়েছে প্রাসাদের উপর প্রাসাদ। এগুলোর তলদেশে নদী প্রবাহিত। আল্লাহ প্রতিশ্রুতি দিয়েছেন। আল্লাহ প্রতিশ্রুতির খেলাফ করেন না।
Emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Rablerinden sakınanlar için üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır ve bu Yüce Allah'ın bir vaadidir. Allah vaadinden dönmez.
19- Hakkında azap sözü hak olmuş; evet, ateşte olan o kişiyi sen mi kurtaracaksın? 20- Fakat Rablerinden korkup sakınanlara gelince onlar için birbirleri üzerine bina edilmiş, altlarından da ırmaklar akan köşkler vardır. (Bu) Allah’ın vaadidir. Allah da vaadinden dönmez.
19. Yani sapıklığı, inadı ve küfrünü sürdürmesi sebebi ile hakkında azap sözü hak olmuş kimsenin, hidâyet bulmasına imkan yoktur. Sen de kaçınılmaz olarak ateşe girmek durumunda olan böyle bir kimseyi asla kurtaramazsın.
20. Gerçek zenginlik ve tam anlamı ile kurtuluş, takvâ sahipleri için söz konusu olacaktır. Allah, onlar için öyle lütuflar, öyle çeşitli nimetler hazırlamıştır ki bunun ölçüsünün, miktarının tespit edilmesine imkân yoktur. “Onlar için” oldukça yüksek ve süslü “köşkler” vardır. Bu köşklerin güzelliği, göz alıcılığı, nezaheti ve şeffaflığı dolayısı ile içeriden dışarıları, dışarıdan da içerileri görülür. Bunlar o kadar yüksektir ki, semanın doğu veya batı ufkunda görülen oldukça uzaktaki bir yıldız gibi görülürler. İşte bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır: “Birbirleri üzerine bina edilmiş” altın ve gümüşten yapılmış, sıvaları en değerli miskten olan; “altlarından da” kaynayıp coşan “ırmaklar akan köşkler vardır.” Bu ırmaklar, o pek güzel bahçeleri, tertemiz ağaçları sular. Bu ağaçlar da son derece lezzetli ve türlü mahsuller ve olgun meyveler verir. “(Bu) Allah’ın vaadidir. Allah da vaadinden dönmez.” O, bu mükâfatı takvâ sahiplerine vaat etmiştir. Bu vaadi gerçekleştirmesi muhakkaktır. Bu yüzden gerçek kulları, takvânın gereklerini eksiksiz olarak yerine getirsinler ki O da onların mükâfatlarını eksiksiz versin.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Hakkında azap hükmü kesinleşmiş kimse” tefsirlerde genellikle inkârcı tutumu sebebiyle azabı hak etmiş kişi olarak açıklanmış; âyet, “Kim azabı hak ederse artık o kişi ateşe atılacak ve senin onu kurtarman da mümkün olmayacaktır” şeklinde yorumlanmıştır. 16. âyette inkârcıların âhiretteki cezaları hakkında bilgi verilirken cehennemin katlarından söz edilmişti; 20. âyette ise “Rablerine karşı gelmekten sakınanlar” için kat kat cennet köşkleri hazırlandığı bildirilmektedir.
Emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Rablerinden sakınanlar için üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır ve bu Yüce Allah'ın bir vaadidir. Allah vaadinden dönmez.