Önceki ayet· 37:157Sonraki ayet· 37:159

Sâffât Suresi 158. Ayet· 37:158

↗ Sâffât suresi
Mekki
وَجَعَلُواْ بَيۡنَهُۥ وَبَيۡنَ ٱلۡجِنَّةِ نَسَبٗاۚ وَلَقَدۡ عَلِمَتِ ٱلۡجِنَّةُ إِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ
Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Allah'la cinler arasında bir nesep oluşturdular. Yemin olsun, cinler de bilmiştir kendilerinin Allah huzuruna mutlaka getirileceklerini/cinler de bilmiştir, bunların Allah'ın huzuruna mutlaka çıkarılacaklarını.
Süleyman Ateş
Allah ile cinler arasında bir nesep, (bir soy bağlantısı) uydurdular. Oysa cinler de kendilerinin (yüce divana) getirileceklerini bilmişlerdir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.8%
İngilizce
And they have claimed between Him and the jinn a lineage, but the jinn have already known that they [who made such claims] will be brought to [punishment]
Fransızca
Et ils ont établi entre Lui et les djinns une parenté, alors que les djinns savent bien qu'ils [les mécréants] vont être emmenés (pour le châtiment)
İspanyolca
También inventaron un parentesco entre Dios y los yinnes, pero los yinnes saben bien que comparecerán [ante Dios] para ser juzgados
Rusça
Они установили родство между Ним и джиннами, но джинны знают, что они будут собраны (неверующие будут собраны в Геенне, или джинны будут собраны для расчета)
Endonezce
Dan mereka mengadakan (hubungan) nasab (keluarga) antara Dia (Allah) dan jin. Dan sungguh, jin telah mengetahui bahwa mereka pasti akan diseret (ke neraka)
Bengalce
তারা আল্লাহ ও জ্বিনদের মধ্যে সম্পর্ক সাব্যস্ত করেছে, অথচ জ্বিনেরা জানে যে, তারা গ্রেফতার হয়ে আসবে।
Çince
他们妄言他与精灵之间,有姻亲关系。精灵确已知道他们将被拘禁
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Müşrikler, Yüce Allah ile gözle görülmeyen melekler arasında bir soy bağı olduğunu öne sürerek meleklerin Allah'ın kızları olduğunu iddia ettiler. Şüphesiz melekler, Yüce Allah'ın müşrikleri hesaba çekmek için hazır bulunduracağını bilmektedir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
158- Onlar, Allah ile cinler arasında da bir nesep bağı uydurdular. Halbuki cinler kesinlikle bilir ki onlar (hesap için) huzura getirileceklerdir. 159- Allah, onların nitelendirmelerinden münezzehtir. 160- Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ. 158. Yani Allah’a ortak koşan şu müşrikler, Allah ile cinler arasında bir nesep uydurdular. Çünkü onlar meleklerin, Allah’ın kızları olduklarını ve onların annelerinin de cinlerin ileri gelenleri olduklarını iddia ediyorlardı. Halbuki cinlerin kendileri de amellerinin karşılıklarının verilmesi için Allah’ın huzurunda hazır edileceklerini bilmektedirler. Onlar da Allah’ın kullarıdır ve Allah’ın önünde zilletle boyun eğerler. Eğer kendileri ile Allah arasında -hâşâ- bir nesep bağı bulunsaydı hiç de bu halde olmazlardı. 159. O mutlak egemen, affı ve cezalandırmada acele etmemesi kemal derecesinde bulunan “Allah, onların nitelendirmelerinden” Rablerini vasıflandırdıkları ve kendilerini küfre ve şirke sokan tüm vasıflardan “münezzehtir.” 160. “Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ.” Yani Yüce Allah, bu kullarının nitelendirmelerinden kendisini tenzih etmemiştir. Çünkü onlar, Rablerini ancak celâline yakışan şekilde nitelendirirler. İşte bundan dolayı onlar ihlâsa erdirilmiş kullardırlar.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müfessirlerin çoğu, “görülmez varlıklar” diye çevirdiğimiz 158. âyetteki cinne kelimesiyle meleklerin kastedildiğini, gözle görülemez oldukları için meleklerin böyle anıldığını belirtirler; bu kelimenin bütün gayri cismanî yaratılmışları kapsadığı da söylenmektedir (İbn Atıyye, IV, 488; Şevkânî, IV, 474). 158. âyet, Câhiliye döneminde bazı Arap topluluklarının Allah, cin, melek gibi metafizik varlıklar arasında akrabalık bağının bulunduğu yönünde bir inanca sahip olduklarını gösterir (bu yöndeki inançlara dair bazı örnekler için bk. Taberî, XXIII, 107-108). 159. âyette Allah Teâlâ bu tür saçma yakıştırmalardan tenzih edilmektedir. Aslında Mekke putperestlerinin Allah ile görülmez varlıklar arasında akrabalık ilişkisi kurmaları ve Allah’a evlât isnat etmeleri, ulûhiyyetle ilgili bâtıl inançların bir örneği olup –159. âyetin de işaret ettiği gibi– bu bağlamda, hangi dönemde ve kimler tarafından ileri sürülürse sürülsün, (Mecûsîlik’teki düalist tanrı inancı, Hıristiyanlık’taki teslîs inancı gibi) Allah’ın birliğine ve şanının yüceliğine yakışmayan her türlü inanç ve isnat dolaylı olarak reddedilmektedir. Nitekim Râzî, 158. âyetle ilgili farklı yorumları sıralarken şöyle bir görüşten de söz eder: “Zenâdikadan bir topluluk, Allah ile İblis’in kardeş olduğunu, Allah’ın iyilik ve cömertliği, İblis’in kötülük ve cimriliği temsil ettiğini söyler. 158. âyetin ‘Onlar Allah ile görülmez varlık türleri arasında da bir soy birliği yakıştırdılar’ meâlindeki kısmıyla bu anlayış kastedilmiştir. Bana göre âyet hakkındaki yorumların doğruya en yakın olanı budur. Söz konusu sapkın anlayış, Yezdan ve Ehrimen diye iki tanrı kabul eden Mecûsîler’in anlayışıdır” (XXVI, 168).
Sâffât Suresi 158. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Müşrikler, Yüce Allah ile gözle görülmeyen melekler arasında bir soy bağı olduğunu öne sürerek meleklerin Allah'ın kızları olduğunu iddia ettiler. Şüphesiz melekler, Yüce Allah'ın müşrikleri hesaba çekmek için hazır bulunduracağını bilmektedir.