Önceki ayet· 33:54Sonraki ayet· 33:56

Ahzâb Suresi 55. Ayet· 33:55

↗ Ahzâb suresi
Medeni
لَّا جُنَاحَ عَلَيۡهِنَّ فِيٓ ءَابَآئِهِنَّ وَلَآ أَبۡنَآئِهِنَّ وَلَآ إِخۡوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبۡنَآءِ إِخۡوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبۡنَآءِ أَخَوَٰتِهِنَّ وَلَا نِسَآئِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُهُنَّۗ وَٱتَّقِينَ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدًا
Onların; babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hizmetçi kadınları ve cariyeleri hakkında bir sorumluluğu yoktur. Allah'tan sakının, çünkü Allah her şeye şahiddir
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Onların; babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hizmetçi kadınları ve cariyeleri hakkında bir sorumluluğu yoktur. Allah'tan sakının, çünkü Allah her şeye şahiddir
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar (peygamberin eşleri) için babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (kadın dostları) ve sahip oldukları köleleri hakkında bir günah yoktur. Bununla beraber (ey Peygamberin hanımları) Allah'tan korkun. Çünkü Allah her şeye şahit bulunuyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Peygamber'in hanımlarına; babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kızkardeşlerinin oğulları, hizmetindeki kadınlar ve anlaşmalarıyla sahip olduklarından ötürü hiçbir günah yoktur. Allah'tan korkun, ey Peygamber hanımları! Kuşkusuz, Allah her şeye tanıklık etmektedir.
Süleyman Ateş
Onlara (yani Peygamberin hanımlarına) ne babaları, ne oğulları, ne kardeşleri, ne kardeşlerinin oğulları, ne kızkardeşlerinin oğulları, ne kadınları ve ne de ellerinin altında bulunan(köle)leri hakkında bir günah yoktur, (bunlara karşı örtünmeleri gerekmez. Ey Peygamberin hanımları) Allah'tan korkun; şüphesiz Allah, her şeyi görmektedir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.1%
İngilizce
There is no blame upon women concerning their fathers or their sons or their brothers or their brothers' sons or their sisters' sons or their women or those their right hands possess. And fear Allah. Indeed Allah is ever, over all things, Witness
Fransızca
Nul grief sur elles au sujet de leurs pères, leurs fils, leurs frères, les fils de leurs frères, les fils de leurs sœurs, leurs femmes [de suite] et les esclaves qu'elles possèdent. Et craignez Allah. Car Allah est témoin de toute chose
İspanyolca
No es un pecado [para las creyentes si se quitan el velo] ante sus padres, sus hijos, sus hermanos, los sobrinos de parte de su hermano o de su hermana, las demás mujeres y ante los esclavos. Tengan temor de Dios, porque Dios es testigo de todo
Rusça
На них (женах Пророка) не будет греха, если они будут без покрывала перед их отцами, их сыновьями, их братьями, сыновьями их братьев, сыновьями их сестер, своими женщинами и невольниками, которыми овладели их десницы. Бойтесь Аллаха, ведь Аллах - Свидетель всякой вещи
Endonezce
Tidak ada dosa atas istri-istri Nabi (untuk berjumpa tanpa tabir) dengan bapak-bapak mereka, anak laki-laki mereka, saudara laki-laki mereka, anak laki-laki dari saudara laki-laki mereka, anak laki-laki dari saudara perempuan mereka, perempuan-perempuan mereka (yang beriman) dan hamba sahaya yang mereka miliki, dan bertakwalah kamu (istri-istri Nabi) kepada Allah. Sungguh, Allah Maha Menyaksikan segala sesuatu
Bengalce
নবী-পত্নীগণের জন্যে তাঁদের পিতা পুত্র, ভ্রাতা, ভ্রাতুস্পুত্র, ভগ্নি পুত্র, সহধর্মিনী নারী এবং অধিকার ভুক্ত দাসদাসীগণের সামনে যাওয়ার ব্যাপারে গোনাহ নেই। নবী-পত্নীগণ, তোমরা আল্লাহকে ভয় কর। নিশ্চয় আল্লাহ সর্ব বিষয় প্রত্যক্ষ করেন।
Çince
她们无妨会见她们的父亲、儿子、弟兄、侄子、外甥、信道的妇女和自己的奴婢。你们应当敬畏安拉,安拉确是见证万物的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Babalarının, oğullarının, erkek kardeşlerinin, erkek kardeşlerinin oğullarının, kız kardeşlerinin oğullarının, nesep yahut süt emme yoluyla kız kardeşlerinin Peygamber hanımlarını onlar örtülü olmadıkları bir halde görmelerinde ve onlarla konuşmalarında bir günah yoktur. Mümine kadınlar ve ellerinin altında bulunan cariyelerle de hicapsız bir şekilde konuşmalarında onlara bir günah yoktur. (Ey Peygamber hanımları!) Emrettiği ve yasakladığı şeyler hususunda Allah’tan korkun (sakının). Şüphesiz Allah, sizden zahir olana da sadır olana da şahittir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
55- Hanımları için babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kızkardeşlerinin oğulları, kendi kadınları ve sahip oldukları köleleri (ile perdesiz konuşmalarında) bir günah yoktur. Allah’a karşı takvalı olun. Şüphe yok ki Allah her şeye tanıktır. 55. Yüce Allah, mü’minlerin annelerinden ancak perde arkasından bir şeyler istenip sorulabileceğini söz konusu ettiğinde kullanılan ifade, herkesi kapsayan umumi bir ifade olduğundan dolayı aşağıda sözü edilen mahrem akrabaların istisna edilmesi gerekmiştir. Bu nedenle de mü’minlerin annelerinin, onlarla konuşurken perde arkasında saklanmalarına gerek ve bunda bir sakınca olmadığı zikredilmektedir. Burada amcalarla dayılar söz konusu edilmemektedir. Çünkü kendilerinin halaları ve teyzeleri oldukları erkek ve kız kardeşlerinin erkek çocuklarından (yeğenlerinden) perde arkasında saklanmaları gerekmediğine göre bizzat kendi amcalarından ve dayılarından saklanmalarına gerek olmadığı kendiliğinden anlaşılmaktadır. Diğer taraftan amcayı ve dayıyı açıkça söz konusu eden diğer âyet-i kerimenin mantuku (lafzi ifadesi) de bu âyet-i kerimenin mefhumundan anlaşılandan daha önceliklidir. “Kendi kadınları” bu ifade kendi dindaşları olan kadınlar demek olup kâfir kadınları dışarıda bırakmaktadır. Tür olarak bütün kadınların kastedilmiş olma ihtimali de vardır. Çünkü kadının kadından saklanması gerekmemektedir. “Ve sahip oldukları köleleri” köle, tamamı ile kadının mülkiyetinde olduğu sürece bu böyledir. Bu kişiler hakkında vebal olmadığı belirtildikten sonra, bu konuda ve başkalarında takvâya bağlılık ile bu hususta şer’i herhangi bir sakıncanın bulunmaması şart koşularak şöyle buyurulmaktadır: Bütün hallerinizle “Allah’a karşı takvalı olun” takvâya bağlı kalın. “Şüphe yok ki Allah her şeye tanıktır.” Gizlisi ile açığı ile kulların bütün amellerine şahittir, onların sözlerini işitir ve yaptıklarını görür. Sonra da bu yaptıklarının karşılığını eksiksiz bir şekilde kendilerine verir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hicâb (perde, örtü) âyeti diye anılan 53. âyet ile onu takip eden iki âyetin gelmesine sebep olarak iki olay nakledilmektedir. Bunlardan birincisine göre Hz. Peygamber’in kayınpederi de olan Hz. Ömer, “Evinize iyiler de kötüler de girip çıkıyor, eşlerinize perde arkasında olmalarını söyleseniz!” deyip duruyordu, sonunda hicâb âyeti nâzil oldu. En detaylı bir şekilde olayın şahidi Enes b. Mâlik tarafından anlatılan ikinci olay, Hz. Peygamber’in Zeyneb ile evlendiği günün akşamında verdiği düğün yemeği ile ilgilidir. Yemek yendikten sonra davetliler kendi aralarında sohbete dalmışlar, yeni evlileri bir türlü baş başa bırakmamışlardı. Hz. Peygamber birkaç kere dışarı çıkıp girerek rahatsız olduğunu bildirmek istediyse de fayda vermedi, bilhassa sona kalan üç kişi oldukça geç vakitte kalkıp gitti, Resûlullah tam yatak odasına girmek üzere idi ki bu âyet vahyedildi (Buhârî, “Tefsîr”, 33/8). 53. âyette, kuşkusuz beşerî ilişkiler ve muaşeret kuralları bakımından diğer müslümanlar için de aydınlatıcı olan şu hükümlere yer verilmiştir: a) Hz. Peygamber’in evine, davet edilmeden yemek maksadıyla girmek yasaklanmıştır. b) Yemeğe gelenlerin erken gelip yemeğin hazırlanmasını evin içinde bekleyerek hâne halkını rahatsız etmemeleri istenmiştir. c) Yemek yendikten sonra davetlilerin kendi aralarında sohbete dalıp evde gereğinden fazla kalmaları menedilmiştir. Burada Hz. Peygamber’in rahatsız bile olsa bunu sineye çekerek insanları incitmekten geri durduğuna; yani onun güzel ahlâkına, utanıp çekinen kişiliğine, nezaket ve zarafetine de dikkat çekilmiştir. d) Peygamber eşlerinin her türlü şaibeden, münafıklarla kendini bilmezlerin dedikodu malzemesi olmaktan uzak kalmalarını sağlamak maksadıyla bundan böyle yabancılarla hep perde arkasından görüşüp konuşmaları emredilmiştir. e) Hz. Peygamber’i üzmek ve kendisinin bırakmasından veya vefa­tından sonra eşleriyle evlenmek müminlere haram kılınmıştır. 57-58. âyetlerde Resûlullah’ı üzme yasağına müminleri üzmek de eklenmiş, bunları üzenin Allah’ı üzmüş olacaklarına işaret edilmiş ve üzenleri bekleyen korkunç âkıbet haber verilmiştir.
Ahzâb Suresi 55. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Babalarının, oğullarının, erkek kardeşlerinin, erkek kardeşlerinin oğullarının, kız kardeşlerinin oğullarının, nesep yahut süt emme yoluyla kız kardeşlerinin Peygamber hanımlarını onlar örtülü olmadıkları bir halde görmelerinde ve onlarla konuşmalarında bir günah yoktur. Mümine kadınlar ve ellerinin altında bulunan cariyelerle de hicapsız bir şekilde konuşmalarında onlara bir günah yoktur. (Ey Peygamber hanımları!) Emrettiği ve yasakladığı şeyler hususunda Allah’tan korkun (sakının). Şüphesiz Allah, sizden zahir olana da sadır olana da şahittir.