Önceki ayet· 30:24Sonraki ayet· 30:26

Rûm Suresi 25. Ayet· 30:25

↗ Rûm suresi
Mekki
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن تَقُومَ ٱلسَّمَآءُ وَٱلۡأَرۡضُ بِأَمۡرِهِۦۚ ثُمَّ إِذَا دَعَاكُمۡ دَعۡوَةٗ مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ إِذَآ أَنتُمۡ تَخۡرُجُونَ
Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile ayakta durması O'nun varlığının belgelerindendir. Sonra sizi kabirlerinizden bir çağırmaya görsün, hemen çıkıverirsiniz
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile ayakta durması O'nun varlığının belgelerindendir. Sonra sizi kabirlerinizden bir çağırmaya görsün, hemen çıkıverirsiniz
Elmalılı Hamdi Yazır
Yine göğün ve yerin, emriyle durması da O'nun âyetlerindendir. Sonra sizi bir tek çağırışla çağırdığı zaman bir de bakarsınız ki (yerden diriltilip çıkarılıyorsunuz).
Yaşar Nuri Öztürk
Göğün ve yerin O'nun emriyle ayakta durması da O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi bir çağrıyla davet ettiğinde siz yerden hemen çıkacaksınız.
Süleyman Ateş
O'nun ayetlerinden biri de göğün ve yerin, kendisinin buyruğuyla durmasıdır. Sonra sizi yerden bir tek da'vetle çağırdığı zaman bir de bakarsınız ki çıkıyorsunuz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.8%
İngilizce
And of His signs is that the heaven and earth remain by His command. Then when He calls you with a [single] call from the earth, immediately you will come forth
Fransızca
Et parmi Ses signes le ciel et la terre sont maintenus par Son ordre; ensuite lorsqu'Il vous appellera d'un appel, voilà que de la terre vous surgirez
İspanyolca
Entre sus Signos está que el cielo y la Tierra se sostengan por Su voluntad. Luego, cuando Él los convoque [el Día de la Resurrección] saldrán de la tierra
Rusça
Среди Его знамений - то, что небо и земля держатся по Его воле. Потом Он позовет вас всего один раз, и вы выйдете из могил
Endonezce
Dan di antara tanda-tanda (kebesaran)-Nya ialah berdirinya langit dan bumi dengan kehendak-Nya. Kemudian apabila Dia memanggil kamu sekali panggil dari bumi, seketika itu kamu keluar (dari kubur)
Bengalce
তাঁর অন্যতম নিদর্শন এই যে, তাঁরই আদেশে আকাশ ও পৃথিবী প্রতিষ্ঠিত আছে। অতঃপর যখন তিনি মৃত্তিকা থেকে উঠার জন্যে তোমাদের ডাক দেবেন, তখন তোমরা উঠে আসবে।
Çince
他的一种迹象是:天地依他的意志而坚定,当他对长眠于地下的你们叫一声的时候,你们立刻就出来了。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yüce Allah'ın emri ile düşmeden göğün ayakta durması ve yerin yıkılmaması O'nun birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerindendir. Sonra Allah -Subhanehu ve Teâlâ- meleğin Sûr'a üflemesiyle sizi yerden çağırdığında hesap ve karşılığınızın görülmesi için hemen kabirlerinizden çıkıverirsiniz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
25- Göklerin ve yerin O’nun emri ile ayakta durması da O’nun delillerindendir. Sonra O, sizi (yattığınız) yerden tek bir kez çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz. 26- Göklerde ve yerde olanlar yalnız O’nundur. Hepsi de O’na boyun eğerler. 27- Varlıkları ilkin (yoktan) var eden, sonra da onları (ölümden sonra) diriltecek olan O’dur ve bu (diriltme), O’na göre daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce sıfat yalnız O’nundur. O, Azizdir, Hakîmdir. 25. Yani O’nun büyük delillerinden birisi de göklerin ve yerin var olmaları, varlıklarını sürdürmeleri ve bunların O’nun emri ile sabit ve istikrarlı olmalarıdır. O nedenle bunların düzenleri bozulup sarsılmamakta ve gök yerin üzerine çökmemektedir. Gökleri ve yeri yok olmaktan koruyan büyük kudreti dolayısı iledir ki O, bütün yaratılmışlara yeryüzünden tek bir çağrıda bulunacak ve onlar da derhal bulundukları yerlerden (bu çağrıya uymak üzere) çıkıvereceklerdir: “Göklerle yerin yaratılması andolsun ki insanların yaratılışından daha büyüktür.”(el-Mümin, 40/57) 26. Bütün hepsi, O’nun yarattığı ve O’nun mülkü olan varlıklardır. Bütün bunlarda -karşı koyacak hiçbir güç olmaksızın, herhangi bir yardımcı ya da itiraz edenin varlığı söz konusu olmaksızın- tek başına dilediği gibi tasarrufta bulunan O’dur. Hepsi O’nun celâline itaat eder ve O’nun kemalinin önünde zilletle boyun eğer. 27. “Varlıkları ilkin (yoktan) var eden, sonra da onları (ölümden sonra) diriltecek olan O’dur ve bu” yani ölümden sonra varlıkları diriltmek “O’na göre” bunları ilkin yaratmaktan “daha kolaydır.” Bu, insanların zihin ve akıllarına göre böyledir (yoksa hepsi ona kolaydır). Yani sizlerin de itiraf ve kabul ettiğiniz üzere O, varlıkları ilkin yoktan var etmeye kadirdir ki varlıkları yeniden yaratmaya (diriltmeye) kadir olması öncelikle söz konusudur. Yüce Allah, ibret alanların ibret alabilecekleri, mü’minlerin öğüt alacakları, hidâyet bulanların basiretlerini açacak türden pek büyük delilleri söz konusu ettikten sonra en büyük hususu ve en muazzam maksadı dile getirerek şöyle buyurmaktadır:“Göklerde ve yerde en yüce sıfat yalnız O’nundur.” Bütün kemal sıfatları ve bu sıfatların da kemal derecesi yalnız O’na aittir. Sevgi, ihlâs sahibi kullarının kalplerinde yer alan mükemmel ve eksiksiz şekli ile O’na yöneliş, üstün zikir ve onların ibadetleri yalnız O’nadır. “En yüce sıfat”, O’nun en üstün şekilde vasfedilmesi ve bunun gereği olan hususların O’na ait olması demektir. Bundan dolayı ilim ehli, her şeyi yoktan var eden Yüce Allah hakkında “evleviyet kıyası”nı kullanarak şöyle derler: Mahlukatta var olan bütün kemal sıfatlarına sahip olmak, bu sıfatları yaratan yüce Zat hakkında -bu hususta kendisine hiç kimsenin ortaklığı söz konusu olmaksızın- öncelikle söz konusudur. Yaratılmış varlıkların münezzeh bulundukları her bir eksiklikten de yaratanın münezzeh olması öncelikle/evleviyetle söz konusudur. “O, Azizdir.” Yani mükemmel ve eksiksiz güç ve kudret sahibidir “Hakîmdir.” Geniş hikmete sahiptir. O, izzeti ile bütün yaratıkları var etmiş ve emirlerini açıklamıştır. Hikmeti ile de yarattığını sapasağlam yaratmış ve kullarına en güzel şer’î hükümleri bildirmiştir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Tabiattaki ince sanat eserlerinin ve evrendeki düzenin işlerliğini sağlayan yasaların sahibi olan yüce Allah, şimşek ile yağmur arasındaki ilişkiye dikkat çekmekte; ardından da, öldükten sonra insanları diriltmeye kadir olduğunun kolayca anlaşılabilmesi için bir örnek gösterip onları bu konu üzerinde düşünmeye çağırmaktadır: Kupkuru olmuş toprağa gökten indirdiği su ile yeniden can veren yüce kudretin insanlara da öldükten sonra yeniden can verebileceğini farketmek akıl sahipleri için hiç de zor olmamalıdır (yer-gök dengesi konusunda bk. Ra‘d 13/2). Âyetin son cümlesindeki çağrı, İsrâfil’in sûru ikinci defa üflemesi şeklinde açıklanmaktadır (Şevkânî, IV, 253; sûrun üflenmesi hakkında bk. En‘âm 6/73; Kehf 18/99).
Rûm Suresi 25. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yüce Allah'ın emri ile düşmeden göğün ayakta durması ve yerin yıkılmaması O'nun birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerindendir. Sonra Allah -Subhanehu ve Teâlâ- meleğin Sûr'a üflemesiyle sizi yerden çağırdığında hesap ve karşılığınızın görülmesi için hemen kabirlerinizden çıkıverirsiniz.