Önceki ayet· 23:78Sonraki ayet· 23:80

Mü'minûn Suresi 79. Ayet· 23:79

↗ Mü'minûn suresi
Mekki
وَهُوَ ٱلَّذِي ذَرَأَكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَإِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ
Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve sizi yeryüzünde yaratıp türeden O'dur. Sırf O'nun huzuruna toplanacaksınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O'dur. O'nun huzurunda haşredileceksiniz.
Süleyman Ateşen ayrışan
O'dur ki, sizi yeryüzünde yaratıp yaydı ve O'na götürüleceksiniz.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
And it is He who has multiplied you throughout the earth, and to Him you will be gathered
Fransızca
C'est Lui qui vous a répandus sur la terre, et c'est vers Lui que vous serez rassemblés
İspanyolca
Él es Quien los diseminó por la Tierra, y ante Él serán reunidos
Rusça
Он - Тот, Кто расселил вас по земле, и к Нему вы будете собраны
Endonezce
Dan Dialah yang menciptakan dan mengembangbiakkan kamu di bumi dan kepada-Nyalah kamu akan dikumpulkankan
Bengalce
তিনিই তোমাদেরকে পৃথিবীতে ছড়িয়ে রেখেছেন এবং তারই দিকে তোমাদেরকে সমবেত করা হবে।
Çince
他曾使你们在大地上繁殖,你们要被集合在他那里,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey insanlar! Yeryüzünde sizi yaratan O'dur. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
78- Sizin için kulak, göz ve gönüller yaratan O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz! 79- Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O’dur ve yine O’nun huzurunda toplanacaksınız. 80- Hayat veren ve öldüren de O’dur. Gece ve gündüzün değişmesi de O’nun işidir. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız? 78. Yüce Allah, kullarına şükretmeleri ve hakkını gereğince yerine getirmeleri gereken lütuf ve ihsanlarını haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Sizin için” işitilecek şeyleri algılayabilmeniz için, dininiz ve dünyanız hususunda kendisinden yararlanasınız diye “kulak”, görülen şeyleri idrâk edesiniz ve maslahatınıza olan hususlarda kendisiyle yararlanasınız diye “göz ve” kendileri ile varlıkları idrak ettiğiniz ve kendileriyle hayvanlardan ayrıldığınız “gönülleri” yani akılları “yaratan O’dur.” Eğer kulaklarınız, gözleriniz ve akıllarınız olmasaydı; sağır, kör ve dilsiz olsaydınız haliniz nice olurdu? Zorunlu ihtiyaçlarınızdan ve üstün özelliklerinizden nicelerini kaybetmiş olacaktınız! Size bunca nimetleri lütuf ve ihsan edeni tevhid edip gereğince O’na itaat ederek şükretmeyecek misiniz? Ama Allah’ın üzerinizdeki kesintisiz nimetlerine rağmen siz, pek az şükredersiniz! 79. “Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O’dur.” Yeryüzünün çeşitli yerlerine ve bölgelerine sizi O yaydı. Yeryüzünün çeşitli menfaatlerini ve faydalarını ortaya çıkarma imkânını verdi. Bunları sizin geçiminiz ve yeryüzünde yerleşmeniz için yeterli kıldı. Ölümünüzden sonra da yine “O’nun huzurunda toplanacaksınız.” O da yeryüzünde hayır olsun şer olsun işlediklerinizin karşılığını size verecektir. Üzerinde yaşadığınız yeryüzü de haberlerini bildirecektir. 80. “Hayat veren ve öldüren de O’dur” sadece. Hayat ve ölümde yalnızca Allah tasarruf eder. “Gece ve gündüzün değişmesi de” nöbetleşe ve arka arkaya gelmeleri de “O’nun işidir.” Yüce Allah, ebediyyen gündüz yapacak olsa kendisinde dinlenebileceğiniz geceyi Allah’tan başka size getirecek olan ilâh kimdir? Eğer O, ebediyen gece yapmak istese Allah’tan başka size gündüzün aydınlığını getirecek bir ilâh var mı? Hiç görmez misiniz? Gece sükûn bulasınız, gündüz de lütfundan arayasınız diye gece ve gündüzü takdir etmiş olması, Allah’ın rahmetindendir. Belki şükredersiniz. “Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?” ki şunu bilesiniz: Size işitme, görme, akıl gibi pek çok nimetleri bağışlayan, sizi -bu işte bir ortağı bulunmaksızın- yeryüzüne yaymış bulunan, tek başına öldürüp dirilten, tek başına gece ve gündüzde tasarruf sahibi olan Allah’tır ve sizin, ibadetinizi hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca O’na halis kılmanız; fayda da veremeyen zararı da dokunmayan, hiçbir hususta en ufak bir tasarrufu bulunmayan; aksine her bakımdan aciz olan varlıklara ibadeti terk etmeniz gerekir. Eğer aklınız varsa kesinlikle başka bir şeye tapmazsınız.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah’ın âyetleri üzerinde düşünecekleri yerde onlara karşı direnen, peygamberin bütün iyi niyetli ve özverili çabalarına rağmen inatla yanlış yolda giden, azgınlık ve sapkınlıklarından vazgeçmeyen inkârcılar eleştirildikten sonra burada da muhatabın sağduyusuna hitap edilerek onu bu tür yanlış inanç ve tutumlardan kurtarmak maksadıyla Allah’ın birliğini ve gücünü yansıtan olgulardan üçüne değinilmektedir. Bunların ilki, insanın kendisini insan yapan bilgi yetenekleriyle donatılması, ikincisi insanoğlunun yeryüzünde yaratılıp türetilmesi, çoğaltılması, doğum-ölüm çizgisinde hayatın sürüp gitmesi, üçüncüsü de gece-gündüz değişimidir. Bu kanıtların ilki bilgi olayına, ikincisi insanın biyolojik ve antropolojik gelişmesine, üçüncüsü de kozmolojiye dairdir. Bunların en önemlisi bilgi konusu olduğu için Allah’ın insana bu konudaki lutfu en başta hatırlatılmış, bundan dolayı O’na şükretmek gerektiğine işaret edilmiştir. Kuşkusuz buradaki şükrün anlamı, insana bilme gücü veren kudreti tanıyıp bilgi vasıtalarını ve güçlerini, O’nun iradesi yönünde, amacına en uygun ve en verimli bir şekilde kullanma anlamına gelir. 80. âyetin sonundaki “Artık aklınızı kullanmayacak mısınız?” şeklindeki ifade de bunu göstermektedir.
Mü'minûn Suresi 79. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey insanlar! Yeryüzünde sizi yaratan O'dur. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.