Önceki ayet· 14:33Sonraki ayet· 14:35

İbrâhim Suresi 34. Ayet· 14:34

↗ İbrâhim suresi
Mekki
وَءَاتَىٰكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلۡتُمُوهُۚ وَإِن تَعُدُّواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ لَا تُحۡصُوهَآۗ إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَظَلُومٞ كَفَّارٞ
Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür
Elmalılı Hamdi Yazır
O, Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi. Allah'ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendisinden istediğiniz her şeyden size bir parça verdi. Allah'ın nimetini saymaya kalksanız, sayıp bitiremezsiniz. Doğrusu şu ki insan, gerçekten çok zalim, çok nankördür.
Süleyman Ateşen ayrışan
Ve kendisinden istediğiniz herşeyden size bir parça verdi. Eğer Allah'ın ni'metini saymak isteseniz sayamazsınız! (Doğrusu) insan çok haksızlık edendir, çok nankördür!
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.8%
İngilizce
And He gave you from all you asked of Him. And if you should count the favor of Allah, you could not enumerate them. Indeed, mankind is [generally] most unjust and ungrateful
Fransızca
Il vous a accordé de tout ce que vous Lui avez demandé. Et si vous comptiez les bienfaits d'Allah, vous ne sauriez les dénombrer. L'homme est vraiment très injuste, très ingrat
İspanyolca
Él les ha dado todo cuanto Le han pedido. Si intentaran contar las bendiciones de Dios no podrían enumerarlas. El ser humano es injusto y desagradecido
Rusça
Он даровал вам все, о чем вы просили. Если вы станете считать милости Аллаха, то не сможете сосчитать их. Воистину, человек несправедлив и неблагодарен
Endonezce
Dan Dia telah memberikan kepadamu segala apa yang kamu mohonkan kepada-Nya. Dan jika kamu menghitung nikmat Allah, niscaya kamu tidak dapat menghitungnya. Sungguh, manusia itu sangat zalim dan sangat mengingkari (nikmat Allah)
Bengalce
যে সকল বস্তু তোমরা চেয়েছ, তার প্রত্যেকটি থেকেই তিনি তোমাদেরকে দিয়েছেন। যদি আল্লাহর নেয়ামত গণনা কর, তবে গুণে শেষ করতে পারবে না। নিশ্চয় মানুষ অত্যন্ত অন্যায়কারী, অকৃতজ্ঞ।
Çince
你们对主的要求,他对你们都有所赏赐。如果你们计算安拉的恩惠,你们不能加以统计。人确是不义的,确是妄恩负义的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O'ndan isteyip, talep ettiğiniz ve talep etmediğiniz her şeyi size vermiştir. Yüce Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, sayılarının çokluğu sebebiyle sayıp belirlemeye güç yetiremezsiniz. Sizlere sadece bunlardan bazı örnekler vermiştir. Şüphesiz ki insan, kendi nefsine çokça zulmeden, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın nimetlerine çokça nankörlük edendir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
32- Gökleri ve yeri yaratan, gökten su indirip de onunla size rızık olarak türlü türlü ürünler bitiren, emri ile denizde akıp gitsin diye gemileri emrinize amade kılan ve nehirleri emrinize veren, Allah’tır. 33- (Yörüngelerinde) aralıksız hareket eden güneşi ve ayı istifadenize veren, geceyi ve gündüzü faydanıza sunan da O’dur. 34- O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Gerçekten insan, çok zalim ve çok nankördür. 32. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Gökleri ve yeri” genişliklerine ve azametlerine rağmen tek başına “yaratan, gökten su indirip de onunla” Allah’ın bulutlardan indirdiği yağmur ile “size” ve hayvanlarınıza “rızık olarak türlü türlü ürünler” mahsüller “bitiren, emri ile denizde akıp gitsin diye gemileri” ve diğer deniz araçlarını “emrinize amade kılan” size bu gemileri yapma imkânını kolaylaştıran ve bu gücü veren, suyun akıntısı üzerinde sizi ve sizin ticaret mallarınızı, eşyalarınızı gitmek istediğiniz yere taşımanızı sağlayan, “ve nehirleri” ekinlerinizi ve ağaçlarınızı sulaması ve onlardan içesiniz diye “emrinize veren Allah’tır.” 33. “(Yörüngelerinde) aralıksız” kesintisiz olarak, durup dinlenmeden “hareket eden güneşi ve ayı” zamanı hesaplamak, bedenlerinizin, hayvanlarınızın, ekin ve mahsullerinizin çeşitli menfaatlerini karşılamak üzere “istifadenize veren, geceyi” onda dinlenmeniz için “ve gündüzü” Allah’ın lütfundan arayasınız diye eşyayı görebileceğiniz şekilde aydınlık kışarak “faydanıza sunan da O’dur.” 34. “O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi.” İster hal dilinizle, ister sözlerinizle ondan dilediğiniz, temenni ettiğiniz ve ihtiyaç duyduğunuz her şeyden; davarlardan, araçlardan, sanayi ve daha başka şeylerden vermiştir. “Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışsanız” şükürlerini eda etmek şöyle dursun adet olarak bile “sayamazsınız.”“Gerçekten insan çok zalim ve çok nankördür.” İnsan günahlara karşı cüretkâr, Rabbinin haklarını yerine getirme konusunda kusurlu olduğundan dolayı tabiatı itibari ile zalimdir. Allah’ın nimetlerine karşı da nankördür. Onlara gereği gibi şükretmez. Onları itiraf etmekten dahi çekinir. Ancak bundan Allah, kendisine hidâyet verdiği için nimetlerine şükredip Rabbinin hakkını tanıyan ve gereğini yerine getiren kimseler müstesnadır. Bu âyet-i kerimelerde Allah’ın kulları üzerindeki çok çeşitli ve hem genel hem özel çok ve pek önemli nimetlerde söz edilmektedir. Allah, bunları hatırlatmakla kullarını, onların gereğini yerine getirmeye, kendisine şükretmeye ve kendisini anmaya çağrıda bulunmakta, onları buna teşvik etmektedir. Her vakit nimetleri üzerinlerinde sürekli devam ettiği gibi onların da gece-gündüz kendisinden dilekte bulunmaları ve sürekli O’na dua etmeleri için onlara teşvikte bulunmaktadır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Göklerin ve yerin yaratılması, bulutlardan suyun indirilmesi, bu su sayesinde ölmüş olan yeryüzüne yeniden hayat verilmesi, burada canlılar için rızık olarak türlü türlü bitkilerin bitirilmesi olayı Allah’ın varlığı ve birliğini ispat konusunda Kur’an’ın sıkça başvurduğu delillerdendir. Yeryüzündeki canlı varlıkların sudan yaratıldığı (Enbiyâ 21/30), suyun bunlar için hayat kaynağı olduğu, özellikle yağmurun canlılar ve bitkilerin yaşayıp gelişmesindeki rolü, aynı yağmurla sulandığı halde çeşit çeşit bitki ve ürünler veren yeryüzünün bu muhteşem zenginliği göz önünde bulundurulduğunda, bu nimetlere şükretmenin gerekliliği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Müfessirler Allah’ın eşyayı ve tabii güçleri insanın emrine vermesinin, onlardan süreklilik içinde yararlanmasını sağlamak anlamında mecazi bir ifade olduğu kanaatindedirler. Denizde yüzen gemilerin, vadilerden akan ırmakların, düzenli olarak seyreden ay ve güneşin, birbirini izleyen gece ve gündüzün insanın emrine veya hizmetine sunulması, insanın bunlardan yararlanabileceği şekilde yaratılmış olduklarını ifade eder (Taberî, XIII, 225; İbn Âşûr, XIII, 235-236). İnsan, hayatının her safhasında bu nimetlerden faydalanmaktadır. Elbette ki Allah’ın lutfettiği nimetler bunlardan ibaret değildir. O, insana maddî ve mânevî daha nice nimetler bahşetmiştir. Nitekim 34. âyette Allah insanların istediği her şeyi verdiğini, bu nimetlerin sayılamayacak kadar çok olduğunu ifade buyurmuştur. Bütün bu nimetlerden faydalanan insanoğlunun her an Allah’a şükretmesi gerektiği halde o, nimetleri vereni görmezlikten gelerek nankörlük etmekte, O’na ortak koşmaktadır. Bu sebeple Allah, “İnsanoğlu çok zalim, çok nankördür!” buyurarak onun fıtratındaki olumsuz özelliklerine dikkat çekmiştir.
İbrâhim Suresi 34. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O'ndan isteyip, talep ettiğiniz ve talep etmediğiniz her şeyi size vermiştir. Yüce Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, sayılarının çokluğu sebebiyle sayıp belirlemeye güç yetiremezsiniz. Sizlere sadece bunlardan bazı örnekler vermiştir. Şüphesiz ki insan, kendi nefsine çokça zulmeden, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın nimetlerine çokça nankörlük edendir.