Önceki ayet· 99:7Sonraki ayet· 100:1

Zilzâl Suresi 8. Ayet· 99:8

↗ Zilzâl suresi
Medeni
وَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٖ شَرّٗا يَرَهُۥ
Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür
Elmalılı Hamdi Yazır
Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve kim bir zerre miktarı şer üretmişse onu görür.
Süleyman Ateş
Ve kim zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.4%
İngilizce
And whoever does an atom's weight of evil will see it
Fransızca
et quiconque fait un mal fût-ce du poids d'un atome, le verra
İspanyolca
Y quien haya realizado una mala obra, tan pequeña como un átomo, la encontrará registrada
Rusça
И тот, кто сделал зло весом в мельчайшую частицу, увидит его
Endonezce
Dan barangsiapa mengerjakan kejahatan seberat zarah, niscaya dia akan melihat (balasan)nya
Bengalce
এবং কেউ অণু পরিমাণ অসৎকর্ম করলে তাও দেখতে পাবে।
Çince
作一个小蚂蚁重的恶事者,也将见其恶报。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kim de küçük bir karınca ağırlığınca kötü bir amel işlemişse, aynı şekilde onu da görecektir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
1- Yer, kendine has sarsıntısıyla şiddetle sarsıldığı zaman, 2- Yer, içindeki ağırlıklarını dışarıya çıkardığı, 3- Ve insan:“Buna ne oluyor böyle?” dediği zaman, 4- İşte o gün yer, haberlerini anlatacaktır. 5- Çünkü bunu Rabbin ona vahyetmiştir. 6- O gün insanlar, amelleri(nin karşılıkları) kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük geleceklerdir. 7- Artık zerre ağırlığınca bir hayır yapan onu(n karşılığını) görecektir. 8- Zerre ağırlığınca bir kötülük yapan da onu(n karşılığını) görecektir. (Medine’de inmiştir, 8 âyettir) Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile 1. Yüce Allah, Kıyamet gününde meydana gelecek olayları, yeryüzünün sarsılıp çalkalanacağını, durmadan sallanacağını ve sonunda üzerinde bulunan yapı ve belirgin yüksekliklerin yıkılacağını, dağların darmadağın edilip tepelerin dümdüz edileceğini, yeryüzünün dümdüz bir alan haline geleceğini, orada herhangi bir tümsek ya da bir çukur görülmeyeceğini haber vermektedir. 2-3. “Yer içindeki” ölü ve hazine kabilinden “ağırlıklarını dışarıya çıkardığı” insan da yerin karşı karşıya kaldığı bu dehşetli hali görüp: “Buna ne oluyor böyle?” yani bu neden böyle “dediği zaman;” 4. “İşte o gün yer, haberlerini anlatacaktır.” Amelde bulunanlar hakkında, kendisinin üzerinde işlemiş oldukları hayır ve şer türünden yaptıklarını bildirerek tanıklık edecektir. Zira yer de kullara karşı amelleri ile ilgili olarak şahitlikte bulunacak tanıklar arasındadır. 5. Bunun böyle olmasının sebebine gelince “çünkü bunu Rabbin ona vahyetmiştir.” Üzerinde işlenen amelleri haber vermesini emretmiş olacaktır. O da Rabbinin emrine karşı gelmeyecektir. 6. “O gün insanlar, amelleri(nin karşılıkları) kendilerine gösterilmek üzere” Yüce Allah, kendilerine yaptıkları kötülükleri, iyilikleri göstermek ve bunların karşılıklarını en uygun şekilde vermek üzere Kıyamette Allah'ın haklarında hüküm verdiği mahşer yerinden “bölük bölük” farklı ve çeşitli fırkalar halinde dönüp “geleceklerdir.” 7-8. “Artık zerre ağırlığınca bir hayır yapan onu(n karşılığını) görecektir. Zerre ağırlığınca bir kötülük yapan da onu(n karşılığını) görecektir.” İşte bu, bütün hayırları ve şerleri kuşatan, genel ve kapsamlı bir ifadedir. Çünkü varlıkların en ufağı ve hafifi olan zerre ağırlığının karşılığı görüleceğine ve verileceğine göre; bundan daha yukarıdaki bir amelin karşılığının görülmesi ve verilmesi öncelikle söz konusudur. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“O gün herkes iyilik türünden ne işledi ise onu önünde hazır bulacak. Kötülük türünden ne işledi ise onunla kendisi arasında uzak bir mesafenin olmasını arzu edecek.”(Âl-i İmran, 3/30); “Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır.”(el-Kehf, 18/49) Bu buyrukta hayır işlemek -az dahi olsa- teşvik edilmekte, önemsiz dahi olsa kötülük işlemekten sakındırılmaktadır. Zilzâl Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Yüce Allah’a hamdolsun.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Herkesin eninde sonunda yaptıklarının karşılığını bulacağını belirten bu âyetler, bütün insanlığın paylaştığı bir gerçeği dile getirmesi bakımından özlü ve hikmet dolu ifadelerden (cevâmiu’l-kelim) sayılmıştır. Nitekim Hz. Peygamber de bu âyetleri, kuşatıcı anlamıyla eşsiz bir ifade olarak nitelemiştir (Buhârî, “Şürb”, 12; “Tefsîr”, 99). Âyetler, dünyada yapılan en küçük hayır veya şerrin bile kaybolmayacağını, âhiret gününde bunların insanların önüne serilip hesabının sorulacağını, karşılığının da ödül veya ceza şeklinde görüleceğini ifade eder (krş. Kehf 18/49; Enbiyâ 21/47). Nitekim Hz. Peygamber, “Bir yarım hurma veya bir güzel sözle olsun ateşten korunun!” (Buhârî, “Edeb”, 34; “Zekât”, 10; “Tevhîd”, 36) buyruğuyla kişinin, karşılığını Allah’tan bekleyerek iyi niyetle ve insan sevgisiyle yaptığı en küçük bir hayrın dahi onu âhirette ateşten koruyabileceğine dikkat çekmiştir. İnanmayanların dünyada yaptıkları iyiliklerin hükümsüz, âhiret hayatı bakımından faydasız olduğunu bildiren âyetler (meselâ bk. Nûr 24/39) “zerre miktarı da olsa iyiliğin karşılığının görüleceği”ni bildiren bu âyetle çelişiyor gibi göründüğü için bu hususta tereddüdü gidermek üzere değişik yorumlar yapılmıştır; bunların bir kısmı şöyle özetlenebilir: a) İnançsızlar yaptıkları iyiliklerin karşılığını dünyada görürler ve böylece yaptıkları karşılıksız kalmamış olur. b) Mümine de inkârcıya da yaptıkları gösterilir; Allah müminin günahlarını bağışlar, iyiliklerini ödüllendirir. Kâfirin iyi işleri reddedilir; çünkü bunları Allah rızası için yapmamıştır; böylece ortada sadece günahları kalır. c) İnanmayanın ameli de hesaba girer, inkârına ait büyük günahından düşülür ama iyilikleri bu günahı karşılayamaz ve bu bakımdan boşa gider (Râzî, XXXII, 58-59). Akaid ve kelâm esaslarına göre konu bu ve daha başka şekillerde açıklanmaya çalışılmışsa da, netice itibariyle –İslâm âlimlerinin genel kabulüne göre– âhiret âleminin ve orada olup biteceklerin hakikat ve mahiyetini Allah Teâlâ bilir. O, kullarının âhir ve âkıbetinin ne olacağını da kendi adalet ve hikmetine göre takdir ve tayin eder.
Zilzâl Suresi 8. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kim de küçük bir karınca ağırlığınca kötü bir amel işlemişse, aynı şekilde onu da görecektir.