Önceki ayet· 21:86Sonraki ayet· 21:88

Enbiyâ Suresi 87. Ayet· 21:87

↗ Enbiyâ suresi
Mekki
وَذَا ٱلنُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَٰضِبٗا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقۡدِرَ عَلَيۡهِ فَنَادَىٰ فِي ٱلظُّلُمَٰتِ أَن لَّآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنتَ سُبۡحَٰنَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Zünnun (Balık Sahibi; Yunus) hakkında söylediğimizi de an. O, öfkelenerek giderken, kendisini sıkıntıya sokmayacağımızı sanmıştı; fakat sonunda karanlıklar içinde: "Senden başka tanrı yoktur, Sen münezzehsin, doğrusu ben haksızlık edenlerdenim" diye seslenmişti
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Zünnun (Balık Sahibi; Yunus) hakkında söylediğimizi de an. O, öfkelenerek giderken, kendisini sıkıntıya sokmayacağımızı sanmıştı; fakat sonunda karanlıklar içinde: "Senden başka tanrı yoktur, Sen münezzehsin, doğrusu ben haksızlık edenlerdenim" diye seslenmişti
Elmalılı Hamdi Yazır
Zünnun'u (balık sahibi Yunus'u) da hatırla. Hani o, öfkelenerek gitmişti de, bizim kendisini hiçbir zaman sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Fakat sonunda karanlıklar içinde: "Senden başka ilâh yoktur, sen münezzehsin, Şüphesiz ben haksızlık edenlerden oldum" diye seslenmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Zünnûn. Hani, kızarak gitmişti de ona asla güç yetiremeyeceğimizi/ölçüyü kendisine uygulamayacağımızı sanmıştı. Sonra, karanlıkların bağrında şöyle yakardı: "Senden başka ilah yok, tespih ederim seni! Kuşkusuz, ben zalimlerden oldum."
Süleyman Ateşen ayrışan
Zünnun'u (balık karnına girmiş olan Yunus ibn Matta'yı) da an; zira (o, kavmine) kızarak gitmişti, bizim kendisine güç yetiremeyeceğimizi, (kavminin arasından çıkmakla kendisini kurtaracağını) sanmıştı. Nihayet karanlıklar içinde (kalıp): "Senden başka tanrı yoktur. Senin şanın yücedir, ben zalimlerden oldum!" diye yalvardı.
Diller arası (7 dil)ıraksama 15.3%
İngilizce
And [mention] the man of the fish, when he went off in anger and thought that We would not decree [anything] upon him. And he called out within the darknesses, "There is no deity except You; exalted are You. Indeed, I have been of the wrongdoers
Fransızca
Et Dû'n-Nûn (Jonas) quand il partit, irrité. Il pensa que Nous N'allions pas l'éprouver. Puis il fit, dans les ténèbres, l'appel que voici: «Pas de divinité à part Toi! Pureté à Toi! J'ai été vraiment du nombre des injustes»
İspanyolca
[El Profeta] Jonás, cuando se marchó enojado [con la gente de su pueblo que se negaron a creer en él], pensó que no lo iba a castigar [por no haber tenido paciencia, pero lo hice tragar por la ballena], e invocó desde la oscuridad [de su estómago]: "No hay otra divinidad más que Tú. ¡Glorificado seas! En verdad he sido de los injustos
Rusça
Помяни также человека в рыбе (Иунуса), который ушел в гневе и подумал, что Мы не справимся с ним. Он воззвал из мрака: «Нет божества, кроме Тебя! Пречист Ты! Воистину, я был одним из беззаконников!»
Endonezce
Dan (ingatlah kisah) Żun Nūn (Yunus), ketika dia pergi dalam keadaan marah, lalu dia menyangka bahwa Kami tidak akan menyulitkannya, maka dia berdoa dalam keadaan yang sangat gelap,536) "Tidak ada tuhan selain Engkau, Mahasuci Engkau. Sungguh, aku termasuk orang-orang yang zalim
Bengalce
এবং মাছওয়ালার কথা স্মরণ করুন তিনি ক্রুদ্ধ হয়ে চলে গিয়েছিলেন, অতঃপর মনে করেছিলেন যে, আমি তাঁকে ধৃত করতে পারব না। অতঃপর তিনি অন্ধকারের মধ্যে আহবান করলেনঃ তুমি ব্যতীত কোন উপাস্য নেই; তুমি নির্দোষ আমি গুনাহগার।
Çince
(你应当叙述)左农,当时他曾愤愤不平地离去,他猜想我绝不约束他,他在重重黑暗中呼吁(说):“除你之外,绝无应受崇拜者,我赞颂你超绝万物,我确是不义的。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Balina ile başından olay geçen Yunus -aleyhisselam-'ı hatırla. Hani kavmi işledikleri günahlara devam ettiği için onlara kızarak Rabbinin izni olmadan çekip, gitmişti. Bizim, onu gitmesinden dolayı cezalandırmayla sıkıştırmayacağımızı zannediyordu. Balık onu yutup (karnında) hapsettiğinde şiddetli bir sıkıntıyla onu imtihan ettik. Gece, deniz ve balığın karnının karanlığında günahını ikrar edip Allah'a tövbe ederek dua etti ve: "Senden başka hak mabut yoktur. Sen eksik ve noksanlıklardan münezzeh ve yücesin. Şüphesiz ki ben (nefsine) zulmedenlerden oldum." dedi.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
87- Balık sahibi (Yunus’u) da (an). Hani o, (kavmine) kızıp gitmişti de bizim kendisini sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde:“Senden başka (hak) ilâh yoktur, seni tenzih ederim. Gerçekten ben zulmedenlerden oldum” diye seslenmişti. 88- Biz de duasını kabul edip kendisini sıkıntıdan kurtarmıştık. Biz mü’minleri işte böyle kurtarırız. 87-88. Yani kulumuz ve rasûlümüz olan, “balık sahibi” anlamına gelen Zünnun’u, yani Yunus’u da an. Ondan güzel övgü ile söz et, onu güzel bir şekilde yad et. Allah, onu kavmine peygamber olarak göndermiş, onları davet ettiği halde iman etmemişlerdi. Yunus aleyhisselam da bir süre tayin edip o zaman başlarına azabın geleceğini söyleyerek onları uyarmıştı. Azap da onlara yaklaşmış ve onu gözleri ile görmüşlerdi. O vakit hep birlikte Yüce Allah’a yöneldiler, yalvara yakara tevbeye sarıldılar. Allah da şu buyruğunda belirttiği gibi onlardan azabı kaldırdı:“İman edip de imanı kendisine fayda sağlayan bir ülke halkı olsaydı ya! Yunus’un kavmi bundan müstesnadır. Onlar iman edince üzerlerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırıp giderdik ve onları bir süreye kadar faydalandırdık.”(Yunus, 10/98) Yine bir başka yerde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz onu yüz bin hatta daha fazla kimseye gönderdik. Onlar imana geldiler. Biz de onları bir zamana kadar faydalandırdık.”(es-Sâffât, 37/147-148) Bu büyük ümmetin Yunus’un daveti ile iman etmesi onun, en büyük faziletlerindendir. Ama o, bir vakit öfkelenerek gitmiş ve Yüce Allah’ın bize Kitabında sözünü etmediği ve esasen bizim de bilmeye ihtiyacımız bulunmayan bir hata dolayısı ile Rabbinden izin almadan kavminden ayrılmıştı. Zira Yüce Allah, onun hakkında şöyle buyurmaktadır:“Hani kaçıp o yüklü gemiye binmişti... Kınanmış bir halde iken balık onu yuttu.”(es-Sâffât, 37/140-142) Yani o kendisi sebebi ile kınandığı bir iş yapmıştı. Anlaşıldığı kadarıyla bu iş, Allah'ın kendisine izin vermesinden önce onun bu şekilde acele etmesi ve kavmine kızıp gitmesi idi. O, Yüce Allah’ın kendisini sıkıştırmayacağını, yani balığın karnında onu zora sokmayacağını sanmıştı. Yahut da bu şekilde Yüce Allah’tan kaçabileceğini aklından geçirmişti ki Allah’ın kâmil kullarının bu şekilde gelip geçici, sabit olmayan bir düşünceye kapılmalarına bir mani yoktur. Derken Yunus bazı kimselerle birlikte gemiye bindi. Gemidekiler, hepsi gemide kalacak olurlarsa boğulacaklarından endişeye kapıldıkları sırada aralarından denize kimi atacaklarını tespit etmek için kura çektiler. Kura Yunus’a isabet edince onu attılar. Bir balık da onu yuttu ve Yunus ile birlikte denizin karanlıklarında kaybolup gitti. İşte bu karanlıklar içerisinde Yunus:“Senden başka (hak) ilâh yoktur, seni tehzih ederim. Gerçekten ben zulmedenlerden oldum” diye seslenmiş, niyaz etmişti. Bu sözleri ile Yüce Allah’ın uluhiyetinin kemâlini dile getirmiş, O’nu her türlü eksiklik, kusur ve zatına yakışmayan noksanlıklardan tenzih etmiş, zalimlik ettiğini ve suç işlediğini böylelikle itiraf etmişti. Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Eğer o, gerçekten tesbih edenlerden olmasaydı (insanların) diriltilecekleri güne kadar (o balığın) karnında kalırdı.”(es-Saffat, 37/143-144)“Biz de duasını kabul edip kendisini sıkıntıdan kurtarmıştık;” yani içine düştüğü bu sıkıntıdan kurtarmıştık. “Biz mü’minleri işte böyle kurtarırız.” Bu, herhangi bir keder ve sıkıntıya düşen her mü’mini -imanı sebebi ile- Allah'ın, -Yunus aleyhisselam’a yaptığı gibi- o keder ve sıkıntıdan kurtaracağına, o sıkıntısını açıp gidereceğine dair bir vaat ve müjdedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Zünnûn, Yûnus peygamberin lakabıdır. Balık tarafından yutulduğu için kendisine Zünnûn lakabı verildiği söylenir. Putlara tapan Ninevâ (Ninova) halkını tevhid dinine davet etmekle görevlendirilmiş olan Hz. Yûnus, halkı uzun süre dine davet etmesine rağmen kendisine çok az kimse iman etmişti. Bu durum karşısında ümidini yitiren Yûnus, kavmine kızmış, onların başına gelecek bir musibetten kendisini kurtarmak için gemiye binip şehirden uzaklaşmıştır. Bindiği gemi, yükünün fazla olması sebebiyle batmaya yüz tutunca geminin yükünü hafifletmek üzere çekilen kura neticesinde denize atılmış ve bir balık tarafından yutulmuştur. İşte Yûnus’un karanlıklar içinde yaptığı duadan maksat bu balığın karnında iken yaptığı duadır. Yüce Allah Yûnus’un duasını kabul ederek onu bu sıkıntıdan kurtarmış, balık onu hasta bir halde açık bir yere bırakmıştır; Yûnus iyileştikten sonra tekrar kavmine dönmüştür. Kendilerinden ümit keserek terkettiği kavmi ise, sonunda gerçeği görerek putperestliği bırakmışlar, tövbe edip Allah’ın birliği inancına döndükleri için azaptan kurtulmuşlardır. Başka bir rivayete göre Hz. Yûnus kavmine, inanmadıkları takdirde bir azaba uğrayacaklarını bildirmiş, ancak onlar tövbe edip imana geldikleri için bu azap tahakkuk etmemiştir. Onların imana geldiklerinden habersiz olan Yûnus, belirttiği azabın vaktinde gerçekleşmediğini görünce kendisinin alay konusu olacağını düşünerek kızgın bir halde kavminden ayrılıp gitmiştir (Yûnus ve kavmi hakkında daha fazla bilgi için bk. Yûnus 10/98; Sâffât 37/139-148; Kitâb-ı Mukaddes, Yûnus, 1/1; 4/11).
Enbiyâ Suresi 87. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Balina ile başından olay geçen Yunus -aleyhisselam-'ı hatırla. Hani kavmi işledikleri günahlara devam ettiği için onlara kızarak Rabbinin izni olmadan çekip, gitmişti. Bizim, onu gitmesinden dolayı cezalandırmayla sıkıştırmayacağımızı zannediyordu. Balık onu yutup (karnında) hapsettiğinde şiddetli bir sıkıntıyla onu imtihan ettik. Gece, deniz ve balığın karnının karanlığında günahını ikrar edip Allah'a tövbe ederek dua etti ve: "Senden başka hak mabut yoktur. Sen eksik ve noksanlıklardan münezzeh ve yücesin. Şüphesiz ki ben (nefsine) zulmedenlerden oldum." dedi.