Önceki ayet· 17:12Sonraki ayet· 17:14

İsrâ Suresi 13. Ayet· 17:13

↗ İsrâ suresi
Mekki
وَكُلَّ إِنسَٰنٍ أَلۡزَمۡنَٰهُ طَـٰٓئِرَهُۥ فِي عُنُقِهِۦۖ وَنُخۡرِجُ لَهُۥ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ كِتَٰبٗا يَلۡقَىٰهُ مَنشُورًا
Her insanın boynuna işlediklerini dolarız ve kıyamet günü açılmış bulacağı Kitap'ı önüne çıkarırız
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Her insanın boynuna işlediklerini dolarız ve kıyamet günü açılmış bulacağı Kitap'ı önüne çıkarırız
Elmalılı Hamdi Yazır
Her insanın amel defterini boynuna doladık, kıyamet günü açılmış bulacağı kitabı önüne çıkarırız.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Her insanın uğursuzluk kuşunu onun boynuna takmışızdır. Kıyamet günü kendisine, önünde açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkaracağız:
Süleyman Ateş
Her insanın tair(kuş)ini boynuna bağladık, kıyamet günü onun için, açılmış olarak bulacağı bir Kitap çıkarırız:
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.3%
İngilizce
And [for] every person We have imposed his fate upon his neck, and We will produce for him on the Day of Resurrection a record which he will encounter spread open
Fransızca
Et au cou de chaque homme, Nous avons attaché son œuvre. Et au Jour de la Résurrection, Nous lui sortirons un écrit qu'il trouvera déroulé
İspanyolca
Todo ser humano será responsable por sus actos, y el Día de la Resurrección le entregaré un libro abierto
Rusça
Каждому человеку Мы повесили на шею его деяния (сделали их неразлучными с ним). А в День воскресения Мы представим ему книгу, которую он увидит развернутой
Endonezce
Dan setiap manusia telah Kami kalungkan (catatan) amal perbuatannya di lehernya. Dan pada hari Kiamat Kami keluarkan baginya sebuah kitab dalam keadaan terbuka
Bengalce
আমি প্রত্যেক মানুষের কর্মকে তার গ্রীবলগ্ন করে রেখেছি। কেয়ামতের দিন বের করে দেখাব তাকে একটি কিতাব, যা সে খোলা অবস্থায় পাবে।
Çince
我使每个人的行为附着在他的脖子上。在复活日,我要为每个人取出一个展开的本子,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Her insanın yaptığı amelini boynunda takılı kolye gibi sürekli kendisine yapışık kılarız. (O kolye) hesaba çekileceği güne kadar ondan hiç ayrılmayacaktır. Kıyamet gününde içerisinde işlemiş olduğu bütün hayır ve şer amelleri olan önünde açılmış, yayılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
13- Her insanın amelini, kendi boynuna ayrılmayacak şekilde doladık. Kıyamet günü de ona, açılmış bir halde karşısında bulacağı bir kitap (amel defterini) çıkarırız. 14- “(Ve deriz ki:) Oku kitabını, bugün hesap görücü olarak sen, kendine yetersin.” 13. Bu buyruk, Yüce Allah’ın adaletinin kemal derecesinde olduğunu haber vermektedir. Şöyle ki her insanın, hayır ve şer türünden yaptığı tüm amelleri, onun boynundadır. Yüce Allah onu, ondan ayrılmaz ve onu aşarak başkasına ulaşmaz şekilde kılmıştır. O nedenle de kişi, başkasının amelinden dolayı hesaba çekilmeyeceği gibi başkası da onun ameli dolayısıyla hesaba çekilmeyecektir. “Kıyamet günü de ona, açılmış bir halde karşısında bulacağı bir kitap (amel defterini) çıkarırız.” Bu kitapta hayır ya da şer türünden onun bütün ameli, küçüğüyle büyüğüyle yazılı olacaktır. 14. Ona şöyle denilecektir:“Oku kitabını, bugün hesap görücü olarak sen, kendine yetersin.” Bir kula, cezalandırılmasını gerektiren ne gibi suçlarının bulunduğunu bilmesi için: Kendi kendini sen hesaba çek, denilmesi adalet ve insafın en ileri derecesidir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Sorumluluk” diye çevirdiğimiz 13. âyetteki tâir kelimesi sözlükte “kuş” demek olup burada mecaz olarak sorumluluk anlamında kullanılmıştır. İslâm’dan önce Araplar, bir işi yapmanın hayırlı olup olmayacağını anlamak için bir kuşu salıverirlerdi. Kuşun sağ tarafa doğru uçması hayra, sol tarafa doğru uçması şerre işaret sayılırdı. Bu sebeple tâir kelimesi “şans, uğur, talih” anlamında da kullanılmaya başlandı. Buradan hareketle tefsirlerde tâir kelimesine “kader” mânası verildiği gibi, “hayır ve şer, mutluluk ve mutsuzluk, amel, rızık, yükümlülük” gibi değişik açıklamalar da getirilmiştir (bk. Kurtubî, X, 233-234). Bize göre bunlar içinde tercihe en uygun olanı “amel ve yükümlülük” anlamıdır; bunu “sorumluluk” diye ifade etmek daha uygun düşmektedir. Âyetin devamında gelen “kitap” yani amel defteri kavramı da bunu desteklemektedir. Buna göre herkes kendinden sorumludur; her insan yaptığı ile kendini bağlamış, sorumluluk altına girmiştir, sonucunu da önüne amel defteri konularak görecektir. Bundan önceki âyetlerde İsrâiloğulları’nın tutumlarına, ardından da Kur’an’ın işlevine atıfta bulunuldu; İslâmî literatürde tevhid, nübüvvet ve âhiret şeklinde özetlenen dinî hakikatler üzerinde durularak inanıp iyi işler yapanların büyük ecir alacakları, inanmayanları da “elem verici bir azap” beklediği; Allah’ın, bildirilmesi gerekli her konuyu ayrıntılarıyla açıkladığı ifade edildi. Bütün bunlardan sonra 13. âyette artık insanlar için mazeret kalmadığı belirtilmek üzere, mahşer meydanında toplanan herkesin sorumluluğunun kendi omuzunda olacağı; 14. âyette de her insana, “Oku şimdi kitabını! Bugün kendini yargılamak üzere kendi nefsin yeter!” denileceği bildirilmektedir.
İsrâ Suresi 13. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Her insanın yaptığı amelini boynunda takılı kolye gibi sürekli kendisine yapışık kılarız. (O kolye) hesaba çekileceği güne kadar ondan hiç ayrılmayacaktır. Kıyamet gününde içerisinde işlemiş olduğu bütün hayır ve şer amelleri olan önünde açılmış, yayılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız.