Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlara, sana indirilen Kitap'a ve senden önce indirilen Kitap'a inanan müminlere, namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah'a ve ahiret gününe inananlara, elbette büyük ecir vereceğiz
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlara, sana indirilen Kitap'a ve senden önce indirilen Kitap'a inanan müminlere, namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah'a ve ahiret gününe inananlara, elbette büyük ecir vereceğiz
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. Onlar, namazı kılan, zekatı veren, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ama onların ilimde derinleşmiş olanları ve müminler, sana indirelene de senden önce indirilene de inanırlar. Namazı/duayı yerine getirirler, zekâtı vericidirler, Allah'a ve âhiret gününe inanırlar. İşte bunlara yakında büyük bir ödül vereceğiz.
Süleyman Ateş
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indiriline ve senden önce indirilene inanırlar. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz!
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
But those firm in knowledge among them and the believers believe in what has been revealed to you, [O Muhammad], and what was revealed before you. And the establishers of prayer [especially] and the givers of zakah and the believers in Allah and the Last Day - those We will give a great reward
Fransızca
Mais ceux d'entre eux qui sont enracinés dans la connaissance, ainsi que les croyants, (tous) ont foi à ce qu'on a fait descendre sur toi et à ce qu'on a fait descendre avant toi. Et quant à ceux qui accomplissent la Salât, paient la Zakât et croient en Allah et au Jour dernier, ceux-là Nous leur donnerons une énorme récompense
İspanyolca
Pero a los que están afianzados en el conocimiento y creen en lo que te fue revelado y lo que fue revelado anteriormente, hacen la oración prescrita, pagan el zakat, creen en Dios y en el Día del Juicio Final, les daremos una recompensa grandiosa
Rusça
Однако тех из них, которые обладают основательными знаниями и веруют в то, что ниспослано тебе и что ниспослано до тебя, которые совершают намаз, выплачивают закят и веруют в Аллаха и Последний день, Мы одарим великим вознаграждением
Endonezce
Tetapi orang-orang yang ilmunya mendalam di antara mereka, dan orang-orang yang beriman, mereka beriman kepada (Alquran) yang diturunkan kepadamu (Muhammad), dan kepada (kitab-kitab) yang diturunkan sebelummu, begitu pula mereka yang melaksanakan salat dan menunaikan zakat dan beriman kepada Allah dan hari kemudian. Kepada mereka akan Kami berikan pahala yang besar
Bengalce
কিন্তু যারা তাদের মধ্যে জ্ঞানপক্ক ও ঈমানদার, তারা তাও মান্য করে যা আপনার উপর অবতীর্ণ হয়েছে এবং যা অবতীর্ণ হয়েছে আপনার পূর্বে। আর যারা নামাযে অনুবর্তিতা পালনকারী, যারা যাকাত দানকারী এবং যারা আল্লাহ ও কেয়ামতে আস্থাশীল। বস্তুতঃ এমন লোকদেরকে আমি দান করবো মহাপুণ্য।
Ey Resul! Fakat Yahudilerden ilimde derinleşenler ve Allah'ın sana Kur'an'dan indirdiğine iman eden müminler, senden önceki resullere indirilmiş olan Tevrat, İncil gibi kitaplara da iman ederler. Namazı kılarlar, mallarının zekâtını verirler, Allah'ı ortağı olmayan tek bir ilah olarak kabul edip iman ederler. Kıyamet gününe de iman ederler. Bu özelliklerle vasıflanmış kimselere büyük bir sevap vereceğiz.
162- Fakat onlar arasından ilimde yüksek bir dereceye erenler ile mü’minler, sana indirilene de senden önce indirilene de iman ederler. Onlar, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimselerdir. İşte onlara biz büyük bir mükâfat vereceğiz.
162. Yüce Allah kitap ehlinin kusurlarını söz konusu ettikten sonra aralarından övülmeye değer olanları da söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Fakat onlar arasından ilimde yüksek bir dereceye erenler” ilmin kalperinde sağlamca yer edindiği, kesin inancın kalplerinde iyice kök saldığı ve o bakımdan kapsamlı ve tam bir imana sahip olmalarını sağladığı kimseler “ile mü’minler sana indirilene de senden önce indirilene de iman ederler.” Bu iman onların namaz kılmak, zekât vermek gibi salih amellerde bulunmalarını da sağlar ki bu ikisi, amellerin en faziletlileridir. Bu iki amel mabuda ihlâsı, kullara da ihsanı ihtiva etmektedir. Bu kimseler ayrıca âhiret gününe de iman ederler, Allah’ın tehditlerinden korkar ve O’nun vaatlerini ümid ederler. “İşte onlara biz büyük bir mükâfat vereceğiz.” Çünkü onlar hem ilme, hem imana, hem de salih amellere sahiptirler. Hem önce gelmiş hem de sonra gelen bütün kitaplara ve peygamberlere de bir arada imna etmişlerdir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Ehl-i kitabın gerçeğe uymayan inançları, hem kendilerine hem de başkalarına zarar veren birtakım davranışları zikredildikten sonra tamamının böyle olmadığı, içlerinde müstesna kimselerin de bulunduğu ifade ediliyor. Bu farklı Ehl-i kitap mensupları da ikiye ayrılıyor: İlimde derinleşenler, böyle bir özellikleri bulunmamakla beraber fıtrî akıllarını kullanarak iman edenler. Her iki grup, daha öncekilere gönderilenler yanında son peygambere vahyedilmiş bulunan kitaba da iman ettikleri, bununla da kalmayıp hem bedenî (namaz) hem de malî (zekât) ibadetlerini yerine getirdikleri için Allah’tan büyük bir mükâfatı hak etmiş oluyorlar.
Ey Resul! Fakat Yahudilerden ilimde derinleşenler ve Allah'ın sana Kur'an'dan indirdiğine iman eden müminler, senden önceki resullere indirilmiş olan Tevrat, İncil gibi kitaplara da iman ederler. Namazı kılarlar, mallarının zekâtını verirler, Allah'ı ortağı olmayan tek bir ilah olarak kabul edip iman ederler. Kıyamet gününe de iman ederler. Bu özelliklerle vasıflanmış kimselere büyük bir sevap vereceğiz.