Gece ve gündüzü varlığımıza birer delil kıldık. Bir delil olan geceyi kaldırıp yine bir delil olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzadıya açıkladık
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Gece ve gündüzü varlığımıza birer delil kıldık. Bir delil olan geceyi kaldırıp yine bir delil olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzadıya açıkladık
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz geceyi ve gündüzü varlığımıza delalet eden birer delil kıldık. Sonra Rabbinizden bir lütuf aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine) eşyayı aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz her şeyi uzun uzadıya anlattık.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Biz, geceyi ve gündüzü iki ayet yaptık; sonra gecenin ayetini silip gündüzün ayetini gösterici yaptık ki, Rabbinizden bir lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Biz her şeyi ayrıntılı bir biçimde açıkladık.
Süleyman Ateş
Biz gece ve gündüzü, (kudretimizi gösteren) iki ayet yaptık. Gece ayetini sildik, gündüz ayetini aydınlatıcı yaptık ki hem Rabbinizin lutfunu arayasınız ve hem de yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Biz her şeyi açık açık anlattık.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.8%
İngilizce
And We have made the night and day two signs, and We erased the sign of the night and made the sign of the day visible that you may seek bounty from your Lord and may know the number of years and the account [of time]. And everything We have set out in detail
Fransızca
Nous avons fait de la nuit et du jour deux signes, et Nous avons effacé le signe de la nuit, tandis que Nous avons rendu visible le signe du jour, pour que vous recherchiez des grâces de votre Seigneur, et que vous sachiez le nombre des années et le calcul du temps. Et Nous avons expliqué toute chose d'une manière détaillée
İspanyolca
He hecho del día y de la noche dos signos: el signo de la noche es la oscuridad, y el signo del día es la luminosidad para que busquen el favor de su Señor, e hice que con estos dos signos pudieran saber el número de los años y el cómputo de los meses. Todas las cosas las he explicado detalladamente
Rusça
Мы сделали ночь и день двумя знамениями. Мы погрузили во мрак знамение ночи, а знамение дня сделали светящимся, чтобы вы стремились к милости вашего Господа, могли вести летоисчисление и знали счет. Всякой вещи Мы дали исчерпывающее разъяснение
Endonezce
Dan Kami jadikan malam dan siang sebagai dua tanda (kebesaran Kami), kemudian Kami hapuskan tanda malam dan Kami jadikan tanda siang itu terang benderang, agar kamu (dapat) mencari karunia dari Tuhanmu, dan agar kamu mengetahui bilangan tahun dan perhitungan (waktu). Dan segala sesuatu telah Kami terangkan dengan jelas
Bengalce
আমি রাত্রি ও দিনকে দুটি নিদর্শন করেছি। অতঃপর নিস্প্রভ করে দিয়েছি রাতের নিদর্শন এবং দিনের নিদর্শনকে দেখার উপযোগী করেছি, যাতে তোমরা তোমাদের পালনকর্তার অনুগ্রহ অন্বেষণ কর এবং যাতে তোমরা স্থির করতে পার বছরসমূহের গণনা ও হিসাব এবং আমি সব বিষয়কে বিস্তারিত ভাবে বর্ণনা করেছি।
Gece ve gündüzü Allah'ın vahdaniyetini/birliğini ve kudretini gösteren iki işaret olarak yarattık. Çünkü gece ve gündüz arasında, uzama-kısalma, sıcaklık-soğukluk bakımından farklılıklar vardır. Geceyi dinlenip istirahat etmek için karanlık kıldık. Allah'ın lütfuyla sizin için takdir ettiği rızkı aramanız için gündüzü aydınlık, senelerin sayısını ve ihtiyaç duyduğunuz vakitlerin, ayların, günlerin ve saatlerin hesabını öğrenmeniz için gece ve gündüzü birbirlerini takip eder kıldık. Eşyaların ayrılması için her şeyi apaçık ve net olarak birbirinden ayırdık. Böylelikle hak eden, hak etmeyenden ayrılır.
12- Biz, gece ile gündüzü iki delil kıldık. Gecenin alameti (olan ayı) sildik, gündüzün alameti (olan güneşi) de aydınlatıcı kıldık ki Rabbinizin lütfunu arayasınız, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. İşte biz, her şeyi ayrıntılı olarak açıkladık.
12. “Biz gece ile gündüzü iki delil kıldık.” Bunları Allah’ın kudretinin kemaline, rahmetinin genişliğine ve kendisinden başka hiçbir kimseye ibadet olunmaması gerektiğine delil olan iki belge kıldık. “Gecenin alameti (olan ayı) sildik” Geceyi içinde sükûn bulunsun, dinlenilsin diye karanlık kıldık. “gündüzün alameti (olan güneşi) de aydınlatıcı” aydınlık “kıldık ki” geçiminizi sağlamak, sanat ve mesleklerinizi icra etmek, ticaretlerinizi ve yolculuklarınızı yapmak suretiyle “Rabbinizin lütfunu arayasınız ve” gece ile gündüz arka arkaya gelmesi ve ayın değişerek farklı farklı görünmesi sayesinde “yılların sayısını ve hesabı bilesiniz.” Buna binaen istediğiniz maslahatlarınızı gerçekleştiresiniz diye böyle yaptık. “İşte biz, her şeyi ayrıntılı olarak açıkladık.” Eşyalar birbirinden ayırt edilsin, hak ile batıl açık seçik ortaya çıksın diye âyetleri geniş geniş açıkladık ve onları çeşitli şekillerde sizlere anlattık. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Biz o Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.”(el-En’âm, 6/38)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yukarıda söz konusu edilen vahiy kitabı Kur’an’ın insanlığı kurtarıcı rehberliğinden sonra, burada da muhatabın dikkati kâinat kitabından bir kesite, gece ile gündüzün akışına çevrilmekte; bunun insanlık için taşıdığı değere dikkat çekilmektedir. Gece ve gündüz için “nişan”diye çevirdiğimiz âyet deyiminin kullanılması ilgi çekicidir. Kur’an nasıl âyetlerden oluşuyorsa gece ve gündüz de “iki âyet”tir; Allah’ın varlığı ve birliğini, kudretini, ihsanını gösteren iki işarettir, delildir. “Gecenin nişanını sileriz” ifadesi değişik şekillerde açıklanmıştır. Bir yoruma göre gecenin delili (âyet) karanlık, gündüzün delili aydınlıktır. Buna göre maksat, sabaha doğru giderek gecenin karanlığının silinmesi yani dünyanın aydınlanmasıdır. İkinci bir yoruma göre gecenin delili ay ışığıdır. Ayın ışığının hilâlden başlayıp dolunay olduktan sonra gün geçtikçe azalması ve nihayet gece gökyüzünün karanlığa gömülmesi “gecenin delilinin silinmesi”dir.
“Gecenin nişanını sileriz” ifadesinden ayın ışığını güneşten aldığı veya ayın bir zamanlar ışıklı bir yıldız iken daha sonra ışığının silindiği, söndüğü şeklinde anlamlar da çıkarılmaktadır (bk. Ateş, V, 203-204). Ancak, bilimsel araştırmalar çerçevesinde yapılacak yorumların isabet derecesi bir yana, Kur’an için önemli olan, 9. âyette de buyurulduğu gibi insanlığa Allah’ın lutuflarını anlatarak onları en doğru yola, yani İslâm’ın itikadî ve amelî ilkelerini benimseyip yaşamaya yöneltmektir. Buna kısaca hidayet denir. Kur’an’ın bu hidayet verici misyonunu ikinci plana atıp onda bilimsel bilgi arayışına girerek meraklı zihinleri tatmine yönelmek Kur’an’ın istediği şey değildir. Ayrıca âyette öncelikle bundan on dört asır öncesinin insanına hitap edildiğini göz önüne alırsak burada onların anlayabileceği şeylerden söz edildiğini kabul etmemiz gerekir. Buna göre en gerçekçi ve mâkul olan yorum şudur: Gecenin âyeti (nişan) karanlık, gündüzün âyeti de aydınlıktır. Herkesin bilip gördüğü bu iki doğa olayından, insanlığın ve topyekün canlıların sayısız yarar sağladıkları bir düzen çıkaran ise evreni yaratan ve yöneten Allah’tır. Bu yararlardan insanla ilgili olan ikisine âyette işaret edilmiştir. Bunların ilki, gündüz vakti Allah’ın nimetlerini aramak, yani çalışıp rızık temin etmek, ikincisi de gece ve gündüz sayesinde günleri, ayları, yılları sayma yani takvim yapma imkânını elde etmektir.
Gece ve gündüzü Allah'ın vahdaniyetini/birliğini ve kudretini gösteren iki işaret olarak yarattık. Çünkü gece ve gündüz arasında, uzama-kısalma, sıcaklık-soğukluk bakımından farklılıklar vardır. Geceyi dinlenip istirahat etmek için karanlık kıldık. Allah'ın lütfuyla sizin için takdir ettiği rızkı aramanız için gündüzü aydınlık, senelerin sayısını ve ihtiyaç duyduğunuz vakitlerin, ayların, günlerin ve saatlerin hesabını öğrenmeniz için gece ve gündüzü birbirlerini takip eder kıldık. Eşyaların ayrılması için her şeyi apaçık ve net olarak birbirinden ayırdık. Böylelikle hak eden, hak etmeyenden ayrılır.