Allah'ın geceyi gündüze ve gündüzü geceye kattığını, her biri belirli bir süreye kadar hareket edecek olan güneşi ve ayı buyruk altında tuttuğunu; Allah'ın, yaptıklarınızdan haberdar olduğunu bilmez misin
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Allah'ın geceyi gündüze ve gündüzü geceye kattığını, her biri belirli bir süreye kadar hareket edecek olan güneşi ve ayı buyruk altında tuttuğunu; Allah'ın, yaptıklarınızdan haberdar olduğunu bilmez misin
Elmalılı Hamdi Yazır
Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze sokuyor, gündüzü geceye sokuyor. Güneş ile ayı da emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gidiyor. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Görmedin mi, Allah geceyi gündüzün içine sokuyor, gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneş'i ve Ay'ı bir emre boyun eğdirmiş. Hepsi belirlenmiş bir süreye doğru akıp gidiyor. Kuşkusuz, Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Süleyman Ateş
Görmedin mi Allah, geceyi gündüzün içine sokuyor; gündüzü gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı, emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Ve Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.9%
İngilizce
Do you not see that Allah causes the night to enter the day and causes the day to enter the night and has subjected the sun and the moon, each running [its course] for a specified term, and that Allah, with whatever you do, is Acquainted
Fransızca
N'as-tu pas vu qu'Allah fait pénétrer la nuit dans le jour, et qu'il fait pénétrer le jour dans la nuit, et qu'Il a assujetti le soleil et la lune chacun poursuivant sa course jusqu'à un terme fixé? Et Allah est Parfaitement Connaisseur de ce que vous faites
İspanyolca
¿Acaso no ven que Dios inserta la noche en el día y el día en la noche, y sometió al Sol y a la Luna haciendo que cada uno recorra [su órbita] hasta un plazo prefijado? Dios está bien informado de lo que hacen
Rusça
Разве ты не видишь, что Аллах удлиняет день за счет ночи и удлиняет ночь за счет дня, и подчинил солнце и луну, которые движутся к назначенному сроку, и что Аллаху ведомо о том, что вы совершаете
Endonezce
Tidakkah engkau memperhatikan, bahwa Allah memasukkan malam ke dalam siang dan memasukkan siang ke dalam malam dan Dia menundukkan matahari dan bulan, masing-masing beredar sampai kepada waktu yang ditentukan. Sungguh, Allah Mahateliti atas apa yang kamu kerjakan
Bengalce
তুমি কি দেখ না যে, আল্লাহ রাত্রিকে দিবসে প্রবিষ্ট করেন এবং দিবসকে রাত্রিতে প্রবিষ্ট করেন? তিনি চন্দ্র ও সূর্যকে কাজে নিয়োজিত করেছেন। প্রত্যেকেই নির্দিষ্টকাল পর্যন্ত পরিভ্রমণ করে। তুমি কি আরও দেখ না যে, তোমরা যা কর, আল্লাহ তার খবর রাখেন
Yüce Allah'ın gündüzü arttırmak için geceden kısalttığını, geceyi uzatmak için gündüzden kısalttığını, Güneş ve Ay'ın yörüngesini takdir ettiğini görmez misin? Öyle ki, her biri kendi yörüngesinde belirli bir vakte kadar akıp gider. Şüphesiz Yüce Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.
29- Görmez misin ki Allah geceyi gündüze ekler, gündüzü de geceye ekler. Güneşi ve ayı (sizin hizmetinize) boyun eğdirmiştir ki her biri (kendi yörüngesinde) belirli bir süreye kadar akıp gider. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 30- Bütün bunların sebebi şudur: Allah, hakkın ta kendisidir. Onların O’nun dışında yalvardıkları ise bâtıldır ve Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
29. Bu buyrukta da Yüce Allah, kâinatta tek başına tasarruf sahibi olduğunu, kâinatı idare ettiğini, geceyi gündüze, gündüzü de geceye eklemekte olduğunu, böylece bri geldi mi diğerinin gittiğini, tasarrufunun her şeyi kapsadığını ve bunu tek başına yaptığını ifade etmektedir. O, güneşe ve aya da boyun eğdirmiştir ve her ikisi de belli bir düzen içinde akıp gitmektedir. Onları yarattığı günden beri de bu düzenleri bozulmamıştır. Bu sayede kulların birtakım maslahatlarının, din ve dünyalarını ilgilendiren -ve kendisi ile ibret alıp yararlanacakları türden- menfaatleri gerçekleşmektedir. Güneş ve ayın “her biri (kendi yörüngesinde) belirli bir süreye kadar akıp gider.” Bu süre geldi mi artık onların akıp gitmeleri son bulur. Onların güçleri işlemez olur. Bu ise güneşin dürüleceği, ayın ışığının söndürüleceği, dünyanın sona erip âhiret yurdunun başlayacağı vakit olan Kıyamet gününde olacaktır. “Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan” hayır ve şer hepsinden “haberdardır.” Bunlardan hiçbir şey O’na gizli saklı değildir. O, itaatkârları mükâfatlandırmak, isyankârları da cezalandırmak sureti ile bu amellerinizin karşılığını size verecektir.
30. “Bütün bunların” size azametine ve sıfatlarına dair yaptığı açıklamaların “sebebi şudur: Allah” zatında ve sıfatlarında “hakkın ta kendisidir.” Onun dini de haktır, rasûlleri haktır, azap tehdidi de haktır, O’na ibadet de hakkın ta kendisidir. “Onların O’nun dışında yalvardıkları ise” zatı itibari ile de sıfatları itibari ile de “bâtıldır.” Eğer Yüce Allah, bu varlıkları var etmemiş olsa idi, bunlar kendiliklerinden var olamazdı. Eğer bu varlıkların canlılığını sürdürmelerine fırsat vermeyecek olsa, bu varlıkların hiçbirisi hayatta kalamaz. Bunlar, bu mahiyetleri ile batıl olduklarına göre onlara ibadet de batıl üstüne batıl olur. “Ve Allah çok yücedir.” Zatı ile bütün mahlukatının üstündedir. O’nun sıfatları da başka hiçbir varlığın sıfatıyla kıyas edilemeyecek kadar yüce ve üstündür. O, yaratılmışların üstündedir ve onların hepsini emri altına almıştır. “Çok büyüktür” zatı ve sıfatında büyüklük (kibriyâ) yalnız O’nundur. Göklerde ve yerdekilerin kalplerinde de kibriya yalnız O’nun hakkıdır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Putperest Araplar, aslında Allah’ın varlığına inanıyor, sorulduğunda O’nun yaratıcı kudretini tanıdıklarını ifade ediyorlardı; fakat putlarını aracı tanrılar saydıkları için Allah’ı bırakıp putlara tapıyor, onlara sığınıyor, böylelikle şirk inancına sapıyorlardı. 25. âyetteki “Bütün övgüler Allah’a mahsustur” ifadesi, Allah’tan başka hiçbir varlığa tanrılık sıfatı, işlevi ve kutsallığı yüklenemeyeceği, ibadet edilemeyeceği anlamını içermektedir. 26. âyetten sûrenin sonuna kadar devam eden kısım, neden bütün övgülerin Allah’a mahsus olduğu sorusunun âdeta cevabı mahiyetindedir. Zira 26. âyete göre müşriklerin taptıkları putlar da dahil olmak üzere evrendeki her şey Allah’a aittir, O’nun mülküdür; her şey O’na muhtaçtır ve O’nun hiç kimseye, hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, dolayısıyla yaratma ve yönetmesinde kayıtsız bir hürriyete sahiptir. 27. âyette Allah’ın bilgisinin zenginliği ve sınırsızlığı, 28-29. âyetlerde kudretinin mükemmelliği, kusursuz ve hikmetli yaratıcılığı özetlenmektedir. Kısaca 25. âyetteki “Bütün övgüler Allah’a mahsustur” hükmü, 27-29. âyetlerde şu üç öncüle dayandırılmıştır: a) Allah evrenin mutlak ve özgür yöneticisidir; b) O’nun, insan zihninin kuşatamayacağı derecede sınırsız ilmi vardır; c) Her şeyi kolaylıkla var eden, varlığını sürdüren veya varlığına son veren üstün kudretin sahibidir.
Yüce Allah'ın gündüzü arttırmak için geceden kısalttığını, geceyi uzatmak için gündüzden kısalttığını, Güneş ve Ay'ın yörüngesini takdir ettiğini görmez misin? Öyle ki, her biri kendi yörüngesinde belirli bir vakte kadar akıp gider. Şüphesiz Yüce Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.