Diyanet İşleri
Size gelen her nimet Allah'tandır. Sonra, bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O'na sığınırsınız
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizde nimet namına ne varsa hep Allah dandır. Sonra size sıkıntı dokununca Allah a feryad edersiniz.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Sahip olduğunuz her nimet Allah'tandır. Sonra size bir zorluk/keder dokunduğu zaman yalnız O'na yakarırsınız.
Süleyman Ateş
Size ulaşan her ni'met Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey İnsanlar!- Sizler dinî ve dünyevi nimetlerden neye sahipseniz onların tümü, sadece Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın tarafındandır. Sonrasında size bir bela, hastalık veya fakirlik isabet etse, başınıza gelenden sizi kurtarması için bir tek O'na dua ederek yalvarırsınız. Nimeti bağışlayan ve belaları önleyen kim ise, ibadet edilmesi gereken de yalnızca O'dur.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
51- Allah buyurdu ki:“İki ilâh edinmeyin. O, ancak tek bir ilâhtır. Onun için yalnız benden korkun.” 52- Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Din de daima ve yalnızca O’nundur. Buna rağmen hâlâ Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz? 53- Sahip olduğunuz her nimet, Allah’tandır. Sonra size herhangi bir sıkıntı dokunduğunda da yalnızca O’na yalvarıp yakarırsınız. 54- Sonra O, sizden sıkıntıyı giderdiğinde içinizden bir grup hemen Rablerine şirk koşuverir. 55- Böylece kendilerine verdiğimize nankörlük ederler. Öyle ise faydalanın bakalım, yakında bileceksiniz.
51. Yüce Allah, ortak koşulmaksızın yalnızca kendisine ibadet edilmesini emretmekte, buna da nimetleri ihsan edenin yalnızca kendisi olduğunu ve vahdaniyetini delil gösterip şöyle buyurmaktadır:“İki ilâh edinmeyin.” Ulûhiyetinde O’na hiç kimseyi ortak koşmayın. Çünkü “O, ancak tek bir ilahtır.” Azametli sıfatlarında bir ve tektir, bütün fiillerinde eşsiz ve ortaksızdır. O; zatında, isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde nasıl tekse siz de ibadetinde O’nu tevhid etmelisiniz. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onun için yalnız benden korkun.” Yalnız benden korkun, benim emirlerimi yerine getirin, yasaklarımdan sakının, yarattıklarımdan hiçbir kimseyi bana ortak koşmayın. Çünkü onların hepsi, Allah’ın egemenliği altındadır.
52. “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Din” itaat, ibadet, her zaman için huzurunda zilletle eğilmek “de daima ve yalnızca O’nundur.” Bütün yaratılmışların yalnızca Yüce Allah’a ihlasla ibadet etmeleri ve O’nun kulluğu ile donanmaları gerekir. “Buna rağmen hâlâ” ister göklerdekilerden olsun ister yerdekilerden olsun “Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?” Bunların hiçbirisinin size ne bir faydası ne bir zararı olmaz. Bağış yapan, ihsan eden yalnız Allah’tır.
53. “Sahip olduğunuz” açık ve gizli “her nimet Allah’tandır.” Bu hususta O’nun hiçbir ortağı yoktur. “Sonra size” fakirlik, hastalık, darlık gibi “herhangi bir sıkıntı dokunduğunda da yalnızca O’na yalvarıp yakarırsınız.” Bu darlık ve sıkıntıyı O’ndan başka hiçbir kimsenin kaldırıp gideremeyeceğini bildiğinizden dolayı yalnızca O’na dua ve niyaz edersiniz. İstediklerinizi tek başına veren, hoşunuza gitmeyen şeyleri de tek başına bertaraf eden kim ise işte hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın ibadet etmeniz gereken de yalnız O’dur. Yalnız O’na ibadet etmelisiniz.
54-55. Ama insanların pek çoğu kendilerine zulmeder. Darlık ve sıkıntıdan kurtardığı zaman Yüce Allah’ın, üzerlerindeki nimetini inkar ederler. Bolluk ve rahatlığa kavuştukları vakit fakir ve ihtiyaç sahibi yaratılmışları O’na ortak koşarlar. Bundan dolayı Yüce Allah:“Böylece kendilerine verdiğimize nankörlük ederler” buyurmaktadır. Yani onları darlıktan kurtarıp zorluktan esenliğe kavuşturmak şeklinde kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük ederler. “Öyle ise” dünyanızda azıcık “faydalanın bakalım. Yakında” küfür ve inkârınızın âkıbetini “bileceksiniz.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Sadece yaratıcı olduğundan dolayı değil, aynı zamanda nimet sahibi olduğu, hayatın devamı hususunda gerekli olan imkânları, bu arada insanların yiyip içtiği, servet kabul edip sevinç duyduğu nimetleri, sağlık ve âfiyeti ihsan ettiği için, bütün bunları verenin başkası değil yalnız O olduğu, başlarına bir sıkıntı gelince O’na yöneldikleri, yönelmeleri gerektiği için de O’nu rab olarak bilip O’na itaat etmeleri gerekir.