Önceki ayet· 16:51Sonraki ayet· 16:53

Nahl Suresi 52. Ayet· 16:52

↗ Nahl suresi
Mekki
وَلَهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلَهُ ٱلدِّينُ وَاصِبًاۚ أَفَغَيۡرَ ٱللَّهِ تَتَّقُونَ
Göklerde ve yerde olan O'nundur. Kulluk da daima O'nadır. Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Göklerde ve yerde olan O'nundur. Kulluk da daima O'nadır. Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz
Elmalılı Hamdi Yazır
Göklerde ve yerde olan her şey yalnız O'nundur. Din de daima O'nundur. Böyle iken, siz Allah'tan başkasından mı korkarsınız?
Yaşar Nuri Öztürk
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Din de sürekli olarak yalnız O'nundur. Hâlâ, Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz!
Süleyman Ateş
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Kulluğun da yalnız O'na yapılması lazımdır. Siz, Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
And to Him belongs whatever is in the heavens and the earth, and to Him is [due] worship constantly. Then is it other than Allah that you fear
Fransızca
C'est à Lui qu'appartient ce qui est dans les cieux et sur la terre; c'est à Lui que l'obéissance perpétuelle est due. Craindriez-vous donc, d'autres qu'Allah
İspanyolca
A Él pertenece cuanto hay en los cielos y en la Tierra. Solamente a Él se debe adorar. ¿Acaso van a temer a otro que no sea Dios
Rusça
Ему принадлежит то, что на небесах и на земле. Ему одному надлежит поклоняться. Неужели вы станете бояться кого-либо помимо Аллаха
Endonezce
Dan milik-Nya meliputi segala apa yang ada di langit dan di bumi, dan kepada-Nyalah (ibadah dan) ketaatan selama-lamanya. Mengapa kamu takut kepada selain Allah
Bengalce
যা কিছু নভোমন্ডল ও ভুমন্ডলে আছে তা তাঁরই এবাদত করা শাশ্বত কর্তব্য। তোমরা কি আল্লাহ ব্যতীত কাউকে ভয় করবে
Çince
天地万物都是他的,正教始终只归于他。难道你们舍安拉而敬畏他物吗?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Göklerde ve yerde bulunan her şeyin yaratılması, mülkiyeti ve düzenlenmesi bir tek O'na aittir. Öyleyse sürekli olarak itaat etmek, boyun eğmek ve ihlaslı olmak yalnızca O'nun içindir. Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz? Hayır! Bilakis bir tek O'ndan korkun.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
51- Allah buyurdu ki:“İki ilâh edinmeyin. O, ancak tek bir ilâhtır. Onun için yalnız benden korkun.” 52- Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Din de daima ve yalnızca O’nundur. Buna rağmen hâlâ Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz? 53- Sahip olduğunuz her nimet, Allah’tandır. Sonra size herhangi bir sıkıntı dokunduğunda da yalnızca O’na yalvarıp yakarırsınız. 54- Sonra O, sizden sıkıntıyı giderdiğinde içinizden bir grup hemen Rablerine şirk koşuverir. 55- Böylece kendilerine verdiğimize nankörlük ederler. Öyle ise faydalanın bakalım, yakında bileceksiniz. 51. Yüce Allah, ortak koşulmaksızın yalnızca kendisine ibadet edilmesini emretmekte, buna da nimetleri ihsan edenin yalnızca kendisi olduğunu ve vahdaniyetini delil gösterip şöyle buyurmaktadır:“İki ilâh edinmeyin.” Ulûhiyetinde O’na hiç kimseyi ortak koşmayın. Çünkü “O, ancak tek bir ilahtır.” Azametli sıfatlarında bir ve tektir, bütün fiillerinde eşsiz ve ortaksızdır. O; zatında, isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde nasıl tekse siz de ibadetinde O’nu tevhid etmelisiniz. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onun için yalnız benden korkun.” Yalnız benden korkun, benim emirlerimi yerine getirin, yasaklarımdan sakının, yarattıklarımdan hiçbir kimseyi bana ortak koşmayın. Çünkü onların hepsi, Allah’ın egemenliği altındadır. 52. “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Din” itaat, ibadet, her zaman için huzurunda zilletle eğilmek “de daima ve yalnızca O’nundur.” Bütün yaratılmışların yalnızca Yüce Allah’a ihlasla ibadet etmeleri ve O’nun kulluğu ile donanmaları gerekir. “Buna rağmen hâlâ” ister göklerdekilerden olsun ister yerdekilerden olsun “Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?” Bunların hiçbirisinin size ne bir faydası ne bir zararı olmaz. Bağış yapan, ihsan eden yalnız Allah’tır. 53. “Sahip olduğunuz” açık ve gizli “her nimet Allah’tandır.” Bu hususta O’nun hiçbir ortağı yoktur. “Sonra size” fakirlik, hastalık, darlık gibi “herhangi bir sıkıntı dokunduğunda da yalnızca O’na yalvarıp yakarırsınız.” Bu darlık ve sıkıntıyı O’ndan başka hiçbir kimsenin kaldırıp gideremeyeceğini bildiğinizden dolayı yalnızca O’na dua ve niyaz edersiniz. İstediklerinizi tek başına veren, hoşunuza gitmeyen şeyleri de tek başına bertaraf eden kim ise işte hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın ibadet etmeniz gereken de yalnız O’dur. Yalnız O’na ibadet etmelisiniz. 54-55. Ama insanların pek çoğu kendilerine zulmeder. Darlık ve sıkıntıdan kurtardığı zaman Yüce Allah’ın, üzerlerindeki nimetini inkar ederler. Bolluk ve rahatlığa kavuştukları vakit fakir ve ihtiyaç sahibi yaratılmışları O’na ortak koşarlar. Bundan dolayı Yüce Allah:“Böylece kendilerine verdiğimize nankörlük ederler” buyurmaktadır. Yani onları darlıktan kurtarıp zorluktan esenliğe kavuşturmak şeklinde kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük ederler. “Öyle ise” dünyanızda azıcık “faydalanın bakalım. Yakında” küfür ve inkârınızın âkıbetini “bileceksiniz.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Tefsirlerde 52. âyet metnindeki din kelimesi “itaat” olarak açıklanmıştır; aynı âyette geçen vâsıben kelimesi ise bizim tercih ettiğimiz “daima ve yalnız” anlamı yanında “zorunlu olarak” gibi başka anlamlarda da açıklanmıştır. “İki tanrı edinmeyin” ifadesiyle çok tanrıcılığın asgarisi bile reddedildiğine göre ikiden fazla varlığa tanrısallık yüklemenin de yasaklandığı açıktır. Nitekim devamındaki “Tanrı bir tektir” ifadesi de bunu vurgulamaktadır. Birden fazla tanrı tanımanın mantığı, evrende birden fazla yaratıcı-yönetici güç olduğu kabulüne dayandığı için, 52. âyette göklerde ve yerde ne varsa hepsinin Allah’a ait olduğu, yani O’nun tarafından yaratıldığı, O’nun hüküm ve tasarrufunda bulunduğu belirtilmiş, buradan da kulluk ve itaatin zorunlu olarak sadece O’na yapılması gerektiği sonucu çıkarılmıştır.
Nahl Suresi 52. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Göklerde ve yerde bulunan her şeyin yaratılması, mülkiyeti ve düzenlenmesi bir tek O'na aittir. Öyleyse sürekli olarak itaat etmek, boyun eğmek ve ihlaslı olmak yalnızca O'nun içindir. Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz? Hayır! Bilakis bir tek O'ndan korkun.