Biz senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Sorun, Zikir ehline; eğer bilmiyorsanız:
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Biz senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Sorun, Zikir ehline; eğer bilmiyorsanız:
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
(Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir/Kur'an ehline sorun.
Süleyman Ateş
Biz senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Sorun, Zikir ehline; eğer bilmiyorsanız:
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.5%
İngilizce
And We sent not before you except men to whom We revealed [Our message]. So ask the people of the message if you do not know
Fransızca
Nous n'avons envoyé, avant toi, que des hommes auxquels Nous avons fait des révélations. Demandez donc aux gens du rappel si vous ne savez pas
İspanyolca
No envié antes de ti sino hombres a quienes les transmitía Mi revelación. ¡Consulten a la gente de conocimiento lo que no sepan
Rusça
Мы посылали до тебя посланниками только мужей, которым внушали откровение. Если вы не знаете, то спросите обладателей Напоминания
Endonezce
Dan Kami tidak mengutus sebelum engkau (Muhammad), melainkan orang laki-laki yang Kami beri wahyu kepada mereka; maka bertanyalah kepada orang yang mempunyai pengetahuan454) jika kamu tidak mengetahui
Bengalce
আপনার পূর্বেও আমি প্রত্যাদেশসহ মানবকেই তাদের প্রতি প্রেরণ করেছিলাম অতএব জ্ঞানীদেরকে জিজ্ঞেস কর, যদি তোমাদের জানা না থাকে
-Ey Peygamber!- Senden önce yalnızca kendilerine vahyettiğimiz insanlardan erkek peygamberler gönderdik. Meleklerden peygamberler göndermedik. İşte bu, bizim kesin ve değişmeyen bir yasamızdır. Eğer peygamberlerin beşer olduklarını bilmiyor ve bunu inkâr ediyorsanız, sizden önce gönderilmiş kitap ehline sorun, peygamberlerin insan olduklarını ve melek olmadıklarını size haber verirler.
43- Senden önce (peygamber olarak) gönderdiklerimiz, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkeklerden başkası değildi. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun. 44- (Onları) apaçık belgelerle ve kitaplarla (gönderdik). Sana da bu Zikir’i insanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye indirdik.
43. Daha sonra Yüce Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır:“Senden önce (peygamber olarak) gönderdiklerimiz, kendilerine” Allah’ın kullarına bir lütuf ve ihsanı olmak üzere şeriat ve hükümler “vahyettiğimiz” -yoksa onlar kendiliklerinden bir şey getirmemişlerdir- “birtakım erkeklerden başkası değildi.” Yani sen daha önce benzeri görülmemiş bir peygamber değilsin. Biz senden önce melekleri değil, aksine kâmil erkekleri peygamber olarak gönderdik. Bunlar kadın da değillerdi. “Eğer” öncekilerin haberlerini “bilmiyorsanız” ve acaba Allah erkekleri mi peygamber olarak göndermiş? diye şüphe ediyorsanız “zikir ehline” sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlara “sorun.” Üzerlerine Kitaplar ve apaçık belgeler inmiş olan, bunları öğrenmiş ve kavramış bulunan, bu hususları bilen ilim ehline sorun. Bunların hepsi kesinlikle bilir ki Allah, daha önce de mutlaka şehir ahalisinden olan ve kendilerine vahyettiği erkekleri peygamber olarak göndermiştir. Bu âyet-i kerimenin umumi ifadesi, ilim ehlini övmekte ve ilmin en üstün çeşidinin Allah’ın indirmiş olduğu Kitab’ı bilmek olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü Yüce Allah, bilmeyen kimselere bütün hususlarda ilim ehline başvurmayı emretmektedir. Bunun kapsamında ilim ehlinin adaletli olduğu anlatılmakta ve onlar tezkiye edilmektedir. Çünkü Allah, onlara soru sorulmasını emretmekte ve bu yolla da cahilin sorumluluktan kurtulabileceğini belirtmektedir. İşte bu, Yüce Allah’ın ilim ehli olanları vahyine ve indirdiği buyruklara ehil kimseler olarak tayin ettiğini, onların da kendilerini tezkiye etmek ve kemal sıfatlara sahip kılmakla emrolunduklarını göstermektedir. Zikir ehlinin en faziletlileri ise bu Kur’an-ı Azim’in ehlidir. Onlar, gerçek anlamı ile zikir ehlidirler ve bu isme başkalarından daha layıktırlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
44. “Sana da bu Zikir’i” yani kulların gerek duyacakları dini ve dünyevi, zahiri ve batıni bütün hususların anıldığı bu Kur’an-ı Kerim’i “indirdik ki insanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın” bu da bu Kitab’ın lafızlarını ve anlamlarını açıklamayı kapsamaktadır “ve onlar da iyice” o Kitab üzerinde “düşünsünler” ve böylelikle kendi istidatlarına ve ona yönelişlerine göre onun hazine ve ilimlerinden yararlanacakları şeyleri çıkarsınlar.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mekke müşrikleri “Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?” diyerek (İsrâ 17/94) kendileri gibi bir insanın peygamber olarak gönderilmesini kabul edilebilir bulmuyor, olsa olsa bir melek gönderilmesi gerektiğini ileri sürüyorlardı. Halbuki Allah Teâlâ sadece Hz. Muhammed’i peygamber olarak seçmemişti; daha önce de yalnızca insanlardan peygamber seçmiş ve görevlendirmişti (bk. Yûsuf 12/109). Âyette “Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun” buyurulmak suretiyle müşriklerin doğru inanç konusundaki samimiyetsizliğine işaret edilmiştir. Çünkü onların, önceki devirlerde de insanlar arasından peygamberler gönderilip gönderilmediğini, “bilgi sahibi olanlara” sorup öğrenme imkânları varken, bunu yapmadan Hz. Muhammed’in peygamberliğini peşinen inkâr etmişlerdir.Tefsirlerde çoğunlukla buradaki “bilgi sahibi olanlar”la Ehl-i kitap âlimlerinin kastedildiği belirtilir. Gerçi bu sûrenin indirildiği Mekke’de kayda değer bir Ehl-i kitap topluluğu yoktu; ancak Mekkeliler’in ticaretle meşgul oldukları ve bu münasebetle Ehl-i kitap âlimlerinden bilgi almalarının mümkün olduğu bilinmektedir. Ayrıca özellikle böyle konularda bilgilerine başvurmak üzere Ehl-i kitap mensuplarının yaşadığı bölgelere gitme imkânları da vardı. Nitekim Kehf sûresinin nüzûl sebebiyle ilgili rivayetlerde anlatıldığına göre, müslümanların sayısının çoğalması üzerine müşrikler, Hz. Muhammed’in peygamber olup olmadığı hususunda kendilerini aydınlatacak bilgiler almaları için, Nadr b. Hâris ile Utbe b. Muayt’ı Medine’deki yahudi âlimlerine göndermişlerdi (fazla bilgi için bk. İbn Âşûr, XV, 242-244).
Buradaki “bilgi sahibi olanlar”la Mekke müşrikleri arasındaki kültürlü kişiler de kastedilmiş olabilir. Çünkü onların arasında başta Hz. Nûh ve Hz. İbrâhim olmak üzere geçmiş peygamberler hakkında mâlûmat sahibi olanlar vardı.Âyetten alınması gereken en önemli ders, başta dinî meseleler olmak üzere bir konuda yeterli bilgiye sahip olmayanların o hususta ehil olanlara, yani konunun uzmanlarına sormaları gerektiği; bir konuda doğru ve yeterli bilgi edinmeden görüş ileri sürmenin veya iş yapmanın yanlış olduğudur.
-Ey Peygamber!- Senden önce yalnızca kendilerine vahyettiğimiz insanlardan erkek peygamberler gönderdik. Meleklerden peygamberler göndermedik. İşte bu, bizim kesin ve değişmeyen bir yasamızdır. Eğer peygamberlerin beşer olduklarını bilmiyor ve bunu inkâr ediyorsanız, sizden önce gönderilmiş kitap ehline sorun, peygamberlerin insan olduklarını ve melek olmadıklarını size haber verirler.