Önceki ayet· 14:51Sonraki ayet· 15:1

İbrâhim Suresi 52. Ayet· 14:52

↗ İbrâhim suresi
Mekki
هَٰذَا بَلَٰغٞ لِّلنَّاسِ وَلِيُنذَرُواْ بِهِۦ وَلِيَعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا هُوَ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞ وَلِيَذَّكَّرَ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
Bu Kuran, onunla uyarılsınlar ve tek bir Tanrı bulunduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara tebliğ edilmiştir
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Bu Kuran, onunla uyarılsınlar ve tek bir Tanrı bulunduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara tebliğ edilmiştir
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bu, onunla uyarılsınlar, Allah'ın tek ilah olduğunu bilsinler, aklı ve gönlü işleyenler de ibret alsınlar diye, insanlara yöneltilmiş bir tebliğdir.
Süleyman Ateşen ayrışan
Bu (Kur'an), insanlara bir tebliğdir. (İnsanlar), bununla uyarılsınlar; O'nun yalnız Tek tanrı olduğunu bilsinler ve sağduyu salipleri öğüt alsınlar diye (gönderilmiştir).
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
This [Qur'an] is notification for the people that they may be warned thereby and that they may know that He is but one God and that those of understanding will be reminded
Fransızca
Ceci est un message (le Coran) pour les gens afin qu'ils soient avertis, qu'ils sachent qu'Il n'est qu'un Dieu unique, et pour que les doués d'intelligence s'exhortent
İspanyolca
Éste [Corán] es un Mensaje para toda la humanidad, para advertirles [sobre el castigo] y para que sepan que Dios es uno. Que los dotados de intelecto reflexionen [en su contenido]
Rusça
Это - послание к человечеству. Пусть их увещевают им, и пусть они знают, что Он - Единственный Бог, и пусть задумаются обладающие разумом
Endonezce
Dan (Alquran) ini adalah penjelasan (yang sempurna) bagi manusia, agar mereka diberi peringatan dengannya, agar mereka mengetahui bahwa Dia adalah Tuhan Yang Maha Esa dan agar orang yang berakal mengambil pelajaran
Bengalce
এটা মানুষের একটি সংবাদনামা এবং যাতে এতদ্বারা ভীত হয় এবং যাতে জেনে নেয় যে, উপাস্য তিনিই-একক; এবং যাতে বুদ্ধিমানরা চিন্তা-ভাবনা করে।
Çince
这是对众人的充分的表示,以便他们因此而受警告,以便他们知道他只是独一的被崇拜者,以便有理智的人记取教诲。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an Yüce Allah'tan insanlara bir bildiridir. İçinde barındırdığı korkutucu ve şiddetli tehditten korkmaları, ibadet edilmeye layık hak ilahın Allah Teâlâ olduğunu bilip hiçbir şeyi ortak koşmadan O'na ibadet etmeleri, aklıselim sahiplerinin ibret ve öğüt almaları içindir. Çünkü onlar vaazlardan ve öğütlerden isitifade ederler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
47- Öyleyse sakın Allah’ın peygamberlerine olan vaadinden cayacağını zannetme! Şüphesiz ki Allah Azîzdir, intikam sahibidir. 48- O gün yer başka bir yere dönüştürülür, gökler de (öyle). (Herkes) Vahid ve Kahhâr olan Allah'ın huzurunda toplanır. 49- O gün günahkarları zincire vurulmuş bir halde görürsün. 50- Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplar. 51- (Bu,) Allah herkese kazandığının karşılığını versin diyedir. Şüphe yok ki Allah hesabı çabucak görendir. 52- İşte bu (Kur'ân), insanlara bir bildiridir ki onun uyarısını dikkate alsınlar, O’nun ancak tek bir ilâh olduğunu bilsinler ve olgun akıl sahipleri de öğüt alsınlar. 47. “Öyleyse sakın Allah’ın peygamberlerine olan” onları ve tabilerini kurtarıp mutluluğa kavuşturacağına, düşmanlarını dünyada helâk edip yardımsız bırakacağına ve âhirette de cezalandıracağına dair “vaadinden cayacağını zannetme!” O’nun verdiği sözün gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Çünkü O’nun sözü, insanların en doğru sözlüleri olanlar vasıtası ile verilmiş en doğru sözdür. Bu en doğru sözlüler de peygamberlerdir. Bu ise verilen haberin ulaşabileceği en üstün derecedir. Özellikle de bu haber, ilâhi hikmete, Rabbani kanunlara ve sağlıklı düşünen akıllara uygundur. “Şüphesiz ki Allah”, O’nu hiçbir şey âciz bırakamaz. Çünkü O, “Azîzdir, intikam sahibidir.” Yani herhangi bir kimseden intikam almak isterse o kimse ondan kurtulamaz ve Allah’ı âciz bırakamaz. Bu ise Kıyamet gününde gerçekleşecek bir şeydir. 48. “O gün yer başka bir yere dönüştürülür, gökler de (öyle)” başka göklerle değiştirilir. Bu değişiklik nitelikleri itibari ile bir değişikliktir, zatta/özde bir değişiklik değildir. Kıyamet gününde bu yeryüzü dümdüz edilecek ve bir postun yayılması gibi uzatılıp yayılacaktır. Üzerinde bulunan her bir dağ ve yükseklik kaldırılacak ve dümdüz bir alan haline getirilecek, böylece orada herhangi bir çukur ya da tümsek olmayacaktır. Gök ise o günün aşırı şiddetinden dolayı erimiş maden tortusu gibi olacaktır. Daha sonra Yüce Allah’ın sağ elinde dürülüp katlanacaktır. Bütün insanlar, kabirlerinden dirilecek ve Allah’tan hiçbir şeylerinin gizli kalmayacağı mahşer meydanına vararak “Vahid ve Kahhâr olan Allah'ın huzurunda toplanır.” Vâhid ve Kahhâr azameti ile isim ve sıfatları ile yüce fiilleri ile bütün varlıkları egemenliği altına alması ile eşsiz ve tek olan Allah’tır. Hepsi O’nun tasarruf ve idaresi altındadır. O’nun izni olmaksızın hiçbir varlık harekete geçmez, hareket halinde olan da duramaz. 49. “O gün günahkarları” yani günah, ayrılmaz vasıfları olan, çok fazla ve devamlı günah işleyen kimseleri o günde “zincire vurulmuş bir halde görürsün.” Bu günahkârlardan her biri, ateşten zincirlere vurulacak ve zelil, çirkin ve korkunç bir halde azaba sürüklenecekler. 50. “Gömlekleri” yani elbiseleri “katrandandır.” Bu ateş, onlar üzerinde aşırı bir şekilde yansın, son derece sıcak olsun ve kokuları pis koksun diyedir. Bedenlerinin en şerefli yeri olan “yüzlerini de ateş kaplar.” Her yandan ateş onların yüzlerini sarar. Yüzün dışında kalan yerlerin yanması öncelikle söz konusudur. Bu, Allah’ın onlara bir zulmü değildir, ancak onların dünyada iken önlerinden gönderdiklerinin ve işlediklerinin bir karşılığıdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 51. “(Bu,) Allah herkese kazandığının karşılığını” hayır ya da şer amelinin karşılığını hiçbir şekilde haksızlık ve zulmün söz konusu olmadığı tam bir adaletle “versin diye” böyle olacaktır. “Şüphe yok ki Allah hesabı çabucak görendir.” Bu buyruk Yüce Allah’ın: “İnsanların hesaba çekilecekleri vakit yaklaştı. Onlar ise gaflet içerisinde yüz çeviricidirler”(el-Enbiya, 21/1) buyruğunu andırmaktadır. Bu buyruğun, insanları çabucak hesaba çekeceği anlamına gelme ihtimali de vardır. Yani bütün insanlar bir anda hesaba çekileceklerdir. Nitekim Yüce Allah, bir anda değişik şekillerle onları rızıklandırmakta ve işlerini çekip çevirmektedir. Herhangi bir durum başka bir durumu gerçekleştirmesine engel değildir. Bu, O’na zor gelmez. 52. Yüce Allah, bu Kur’an’da bu kadar apaçık beyanlarda bulunduğundan dolayı Kur’an’ı övme sadedinde şöyle buyurmaktadır:“İşte bu (Kur'ân), insanlara bir bildiridir.” Bununla onlar en üstün makamlara ve en değerli mevkilere ulaşmak için gerekli azıkları edinebilirler ve onlara ulaşabilirler. Çünkü bu Kur’an, bunun için gerekli bütün aslî ve fer’î hükümleri, kulların gerek duyacağı bütün ilimleri kapsamaktadır. “ki onun uyarısını dikkate alsınlar,” Çünkü bu Kur’an-ı Kerim’de kötü amellerden sakındırılmakta ve Allah, bu kötü amelleri işleyenlere hazırlamış olduğu cezaları bildirmektedir. “O’nun ancak tek bir ilah olduğunu bilsinler.” Çünkü bu Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın uluhiyet ve tevhidine dair kesin ve tartışılmaz bir gerçek olduğunu ortaya koyan gerekli deliller ve belgeler türlü şekillerde ortaya konulmuştur. “ve olgun akıl sahipleri de öğüt alsınlar.” Olgun akıl sahipleri kendilerine nelerin fayda vereceğini öğüt alıp hatırlasınlar ve onu işlesinler, zarar verecek şeyleri de terk etsinler diyedir. İşte bununla onlar, olgun akıl ve basiret sahibi olurlar. Çünkü Kur’an sayesinde onların bilgileri artmış, görüşleri isabetli bir hale gelmiş, fikirleri de aydınlanmıştır. Buna sebep de Kur’an-ı Kerim’i taptaze ve ona başka hiçbir şey karışmamış olarak almış olmalarıdır. Kur’an-ı Kerim, ancak en üstün, en faziletli ahlâk ve amellere davet etmektedir. Bütün bunlara dair de en güçlü ve en açık delilleri göstermektedir. İşte anlayışlı bir kul, bu temel kaide ışığında kendisini eğitecek olursa sürekli olarak güzel olan bütün hasletlerde devamlı bir yükseliş kaydeder. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. İbrahim -el-Halil aleyhisselam- Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Meâlinde “bu” diye çevirdiğimiz işaret zamiri (hâzâ), son gruptaki âyetleri veya bu sûreyi yahut Kur’an’ın tamamını göstermektedir. Buna göre Kur’an, Allah’ın azabına karşı insanların uyarılması, insanların ondaki açık ve kesin deliller sayesinde Allah’tan başka ilâh olmadığını anlamaları ve aklıselim sahiplerinin düşünüp öğüt almaları için insanlara gönderilmiş bir bildirimdir.
İbrâhim Suresi 52. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an Yüce Allah'tan insanlara bir bildiridir. İçinde barındırdığı korkutucu ve şiddetli tehditten korkmaları, ibadet edilmeye layık hak ilahın Allah Teâlâ olduğunu bilip hiçbir şeyi ortak koşmadan O'na ibadet etmeleri, aklıselim sahiplerinin ibret ve öğüt almaları içindir. Çünkü onlar vaazlardan ve öğütlerden isitifade ederler.