Allah'a karşı yalan uyduranlar kıyamet gününü ne zannederler? Doğrusu Allah'ın insanlara olan nimeti boldur, fakat çoğu şükretmezler
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah'a karşı yalan uyduranlar kıyamet gününü ne zannederler? Doğrusu Allah'ın insanlara olan nimeti boldur, fakat çoğu şükretmezler
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Allah'a yalanı iftira edenler kıyamet gününü ne sanıyorlar? Allah, insanlara çok ihsanda bulunmuştur, lâkin insanların çoğu şükretmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yalanı Allah'a yakıştıranlar, kıyamet günü hakkında ne düşünüyorlar? Allah, insanlara karşı elbette lütuf sahibidir, fakat onların çokları şükretmiyorlar.
Süleyman Ateş
Allah'a yalan uyduranların kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Muhakkak ki Allah, insanlara karşı lutuf sahibidir, ama çokları şükretmiyorlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.7%
İngilizce
And what will be the supposition of those who invent falsehood about Allah on the Day of Resurrection? Indeed, Allah is full of bounty to the people, but most of them are not grateful
Fransızca
Et que penseront, au Jour de la Résurrection, ceux qui forgent le mensonge contre Allah? - Certes, Allah est Détenteur de grâce pour les gens, mais la plupart d'entre eux ne sont pas reconnaissants
İspanyolca
¿Qué creen que se hará con ellos, los que atribuyen a Dios sus propias invenciones, el Día del Juicio? Dios concede grandes favores a la gente, pero la mayoría no Le agradece
Rusça
Что думают о Дне воскресения те, которые возводят навет на Аллаха? Воистину, Аллах милостив к людям, но большинство их неблагодарно
Endonezce
Dan apakah dugaan orang-orang yang mengada-adakan kebohongan terhadap Allah pada hari Kiamat? Sesungguhnya Allah benar-benar mempunyai karunia (yang dilimpahkan) kepada manusia, tetapi kebanyakan mereka tidak bersyukur
Bengalce
আর আল্লাহর প্রতি মিথ্যা অপবাদ আরোপকারীদের কি ধারণা কেয়ামত সম্পর্কে? আল্লাহ তো মানুষের প্রতি অনুগ্রহই করেন, কিন্তু অনেকেই কৃতজ্ঞতা স্বীকার করে না।
Allah'a karşı yalan uyduranların kıyamet günü başlarına gelecek hakkındaki kanaatleri nedir? Yoksa onlar, Allah'ın kendilerini affedeceğini mi zannediyorlar? Bu çok uzaktır. Şüphesiz Allah insanlara karşı, onları cezalandırmakta acele etmemesi ve kendilerine mühlet vermesi ile lütufta bulunmuştur. Fakat onların çoğu Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük edip şükretmezler.
59- De ki:“Allah’ın sizin için indirdiği ve (kendi arzularınıza göre) bir kısmını haram bir kısmını da helâl yaptığınız rızka ne diyeceksiniz?” De ki: “Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?” 60- Yalan uydurup Allah’a iftira edenler, Kıyamet günü ne (olacağını) zannediyorlar? Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Fakat onların çoğu şükretmezler.
59. Şanı Yüce Allah, kendisinin helâl kıldığını haram, haram kıldığını da helâl kılmak şeklinde uydurma hükümler ortaya koyan müşriklerin tutumunu reddederek şöyle buyurmaktadır:“De ki: “Allah’ın sizin için indirdiği ve (kendi arzularınıza göre) bir kısmını haram bir kısmını da helâl yaptığınız rızka ne diyeceksiniz?” Yani Yüce Allah’ın size bir rızık ve bir rahmet olmak üzere yaratmış ve helâl kılmış olduğu çeşitli hayvan türleri hakkında yaptığınız bu uygulama nedir? Sen, onlara bu bozuk görüşleri dolayısı ile azarlayıcı bir üslupla “de ki: Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?” Bilindiği gibi Yüce Allah, bu konuda onlara izin vermemiştir. O halde onların iftiracı oldukları ortaya çıkmaktadır.
60. “Yalan uydurup Allah’a iftira edenler, Kıyamet günü ne (olacağını) zannediyorlar?” Allah’ın kendilerine nasıl bir azapta bulunacağını ve kendilerini ne şekilde cezalandıracağını düşünüyorlar. Zira Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kıyamet gününde Allah’a yalan söyleyenleri, yüzleri kapkara bir halde görürsün.”(ez-Zümer, 39/60)“Şüphesiz ki Allah insanlara karşı” oldukça “lütufkârdır.” Onlara bol bol ihsanlarda bulunandır. “Fakat onların çoğu şükretmezler.” Onlar ise ya bu nimetlerin ve ihsanların şükrünü yerine getirmezler yahut da o nimetleri Allah’a isyan yolunda kullanırlar veyahut da bunların bazılarını haram kılarak Allah’ın kullarına olan lütuf ve ihsanını reddederler. Allah’ın nimetlerini itiraf edip bundan dolayı Yüce Allah’a hamd-ü senada bulunan, bunları Allah’a itaat yolunda değerlendiren ve şükreden kişiler ise pek azdır. Bu âyet-i kerime, bütün yiyeceklerde aslolanın mubahlık olduğuna delildir. Ancak Allah’ın haram olduğunu bildirdikleri müstesnâdır. Çünkü Yüce Allah, kulları için indirmiş olduğu rızkı haram kılanların bu tutumlarına karşı çıkmakta ve bunu reddetmektedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Rızık, kısaca “insanların istifade ettiği nimet ve imkânlar” demektir. Allah’ın rızık vermesi, bir lutuf ve ihsan olduğu için 59. âyette bu husus, “rızık indirme” olarak ifade edilmiştir. Ayrıca meyve, sebze, hububat gibi besinlerin yağmur sayesinde yetişmesinden dolayı da bu ifade kullanılmış olabilir (İbn Âşûr, XI, 209).
Taberî’ye göre (XI, 127) burada putperest Araplar’ın, En‘âm sûresinde (6/136) bir örneği zikredilen temelsiz anlayış ve uygulamalarına işaret edilmektedir. Meselâ onlar, ziraat ürünleriyle hayvanlarından bir bölümünü, şefaatini umdukları putları için ayırarak bunu kendileri veya başka insanlar için harcamanın haram olduğunu ileri sürer, sadece âyin ve putların bakımı gibi hizmetlerde kullanırlardı. Buna göre âyetin asıl maksadı, putperestlerin bazı rızıkları keyfî olarak haram saymalarıdır (İbn Âşûr, XI, 209). Halbuki ilke olarak Allah’ın verdiği rızıkların hepsi helâldir (Zemahşerî, II, 194); haram hükmünü koyma yetkisi Allah’a aittir. Eğer Allah haram sayılmasına izin vermediyse onun haram olduğunu söylemek 59. âyette, “Allah adına hüküm uydurmak” şeklinde değerlendirilmiş; 60. âyette de bunu yapanların kıyamet gününde başlarına gelecekleri iyi düşünmeleri uyarısında bulunulmuştur.
Allah'a karşı yalan uyduranların kıyamet günü başlarına gelecek hakkındaki kanaatleri nedir? Yoksa onlar, Allah'ın kendilerini affedeceğini mi zannediyorlar? Bu çok uzaktır. Şüphesiz Allah insanlara karşı, onları cezalandırmakta acele etmemesi ve kendilerine mühlet vermesi ile lütufta bulunmuştur. Fakat onların çoğu Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük edip şükretmezler.