Çok kısa ve hızlı ayetlerle ilerleyen bu sure adını açılıştaki yemin dizisinden alır; nâziât, şiddetle söküp çekip alanlar anlamına gelir. Kırk altı ayetlik Mekkî sure nüzul sıralamasında seksen birinci sıradadır.
İlk beş ayet, tek tek nitelenen ama adı verilmeyen varlıklar üzerine yeminlerden oluşur: şiddetle çekip alanlar, kolaylıkla alanlar, yüzüp gidenler, yarışıp geçenler ve işi düzenleyenler. Bu vasıfların melekleri nitelediği yaygın bir okumadır, farklı okumalar da vardır. Yeminlerin ardından gelen bölüm kıyamet anını tasvir eder; bir sarsıntının peşinden bir başkasının gelmesi, kalplerin titremesi ve gözlerin yere dönmesi art arda sıralanır. Diriltilmenin imkânsız görülmesi ve ufalanmış kemik hâline geldikten sonra geri döndürülmenin alaya alınması, surede en çok işlenen inkâr biçimidir; buna verilen karşılık, tek bir çığlığın yeteceği bildirimidir.
Ortadaki bölüm aynı konuyu tarihten bir örnekle sürdürür. Mûsâ'nın kutsal vadide çağrılması, Firavun'a gönderilmesi ve ona arınmayı ve Rabbine giden yolu teklif etmesi kısa cümlelerle aktarılır; Firavun'un yalanlayıp baş kaldırması ve arkasını dönmesi ise sonucu hazırlar. Bu kıssa, kıyameti yalanlayan tutumun geçmişte de görüldüğünü göstermek üzere metne yerleştirilmiştir. Sure, kıyamet vaktinin bilgisinin insana ait olmadığını ve o günü görenlerin dünyada yalnızca bir akşam ya da bir kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacaklarını bildirerek kapanır.
Nâziât suresi 46 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 81).
Bu sayfada Nâziât suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.