Önceki ayet· 79:43Sonraki ayet· 79:45

Nâziât Suresi 44. Ayet· 79:44

↗ Nâziât suresi
Mekki
إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ
Onun bilgisi Rabbine aittir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Onun bilgisi Rabbine aittir
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Onun son ilmi Rabbine aittir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ona ilişkin bilginin sonu Rabbine varır.
Süleyman Ateş
Onun bilgisi Rabbine aittir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.7%
İngilizce
To your Lord is its finality
Fransızca
Son terme n'est connu que de ton Seigneur
İspanyolca
Solo tu Señor lo sabe
Rusça
Только твой Господь ведает об этом
Endonezce
Kepada Tuhanmulah (dikembalikan) kesudahannya (ketentuan waktunya)
Bengalce
এর চরম জ্ঞান আপনার পালনকর্তার কাছে।
Çince
惟有你的主能知它的究竟。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kıyametin nihai bilgisi sadece Rabbinde vardır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
42- Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. 43- Sen onu nereden bilip de söyleyeceksin? 44- Ona dair nihaî bilgi ancak Rabbine aittir. 45- Sen ancak ondan korkanları uyarırsın. 46- Onlar onu gördükleri gün sanki (dünyada) ancak bir akşam yahut kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacaklardır. 42. Yani işi yokuşa süren, öldükten sonra dirilişi yalanlayan kimseler “sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını” ne zaman kopacağını “soruyorlar.” Yüce Allah da onlara şu buyruğu ile cevap vermektedir: 43. “Sen onu nereden bilip de söyleyeceksin?” Hem onu bu şekilde söz konusu etmenin ve ne zaman geleceğini bilmenin sana faydası ne, onlara faydası ne? Bunun hiçbir sonucu yoktur. Bundan dolayı kulların Kıyametin kopma vaktini bilmelerinde dinî ve dünyevî herhangi bir maslahatları bulunmadığından, aksine onların maslahatı bunun onlardan saklı tutulmasında bulunduğundan dolayı Yüce Allah, ona dair bilgiyi bütün yaratıklardan gizlemiş ve onun bilgisini yalnızca kendisine mahsus kılmıştır. Bu nedenle de şöyle buyurmaktadır: 44. “Ona dair nihai bilgi ancak Rabbine aittir.” Onun bilgisi nihai olarak Ona aittir. Nitekim bir başka âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:“Sana Kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar. De ki: Onun bilgisi Rabbimin yanındadır, onun vaktini O’ndan başkası açıklayamaz.”(el-A’râf, 7/187) 45-46. “Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.” Senin korkutup uyarmaların, ancak Kıyamet’in geleceğinden korkan ve Allah’ın huzuruna çıkmaktan endişe duyan kimselere fayda sağlar. İşte bunlar için önemli olan, Kıyamet için hazırlanmak ve o gün için gereken amelleri yapmaktır. Ona iman etmeyenlere gelince onlara aldırış edilmez ve onların işi yokuşa sürmelerine önem verilmez. Çünkü onların bu şekilde işi yokuşa sürmelerinin amacı, onu yalanlamaktır ve inattır. Böyle bir duruma varan bir kimsenin de bu gibi sorularına cevap vermek abestir. Bu durumda ancak “ahkemu’l-hakimîn (Hüküm verenlerin en güzeli, en sağlam, en hikmetli hüküm veren Yüce Allah)” bundan tenzih edilir. Nâziât Sûresi’nin tefsiri -Allah’ın yardımı ve tevfiki ile- burada sona ermektedir. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müşrikler kıyamet ve âhirete inanmadıkları için her fırsatta Hz. Peygamber’e kıyametin ne zaman kopacağını sorarak onu zor duruma düşürmeye çalışıyor, hatta nasıl olsa böyle bir şeyin imkânsız olduğunu düşündükleri için alay olsun diye kıyametin çabucak gelmesini ister görünüyorlardı. Hz. Peygamber ise onların iman etmelerine vesile olur ümidiyle, “Keşke sorularına cevap vermek mümkün olsaydı!” diye temennide bulunuyordu. Yüce Allah, “Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki!” meâlindeki âyetle onun bu konuda bilgi edinme imkânının bulunmadığını, bu bilginin yalnız kendi zâtına ait olduğunu (krş. Lokmân 31/34), Hz. Peygamber’in görevinin, kıyametin ne zaman kopacağını bildirmek değil, kıyametin bir gün mutlaka geleceğine dikkat çekmek, buna inanıp âhiret kaygısı taşıyanları uyarmak ve o güne hazırlık yapmalarını teşvik etmek olduğunu vurgulamıştır.
Nâziât Suresi 44. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kıyametin nihai bilgisi sadece Rabbinde vardır.