Sure, bir kişinin yüzünü ekşitip dönmesini anlatan iki kelimeyle başlar ve adını bu fiilden alır; Abese, surat astı anlamına gelir. Mekke döneminde inen sure 42 ayettir, nüzul sıralamasında 24. sıradadır.
Açılış sahnesi kısa ama keskindir: gören bir kişi, kendisine gelen bir âmâya ilgi göstermeyip kendini yeterli sayan birine yönelmiştir. Metin bu tercihi eleştirir ve arınmak isteyerek koşarak gelenle ilgilenilmemesini sorgular. Böylece surenin en yoğun konusu olan hikmetle davet başlığı, soyut bir ilke olarak değil somut bir sahne üzerinden kurulur. Hemen ardından Kur'an'ın bir öğüt olduğu, değerli ve tertemiz sayfalarda bulunduğu belirtilir; dileyenin ondan öğüt alacağı söylenerek zorlamaya dayanmayan bir tebliğ anlayışı çizilir.
Surenin ikinci bölümü insana döner ve onun nankörlüğünü anar. Yaratılışın aşamaları kısaca sıralanır: bir damla sudan yaratılış, ona verilen ölçü, yolun kolaylaştırılması, ölüm, kabre konulma ve dilendiği zaman yeniden diriltilme. Bunun ardından yeryüzüne bakılması istenir; yarılan toprak, çıkan taneler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma, sık ağaçlı bahçeler ve otlaklar hem insan hem hayvanlar için bir geçimlik olarak sayılır. Rızık ve bitki örtüsünün surede bu kadar yer tutması bu listeden gelir. Metin, kulakları sağır edecek o sesin geldiği, kişinin en yakınlarından bile kaçtığı bir günün tasviriyle kapanır; o gün kimi yüzler parlar, kimilerini toz ve karanlık bürür.
Abese suresi 42 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 24).
Bu sayfada Abese suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.