Önceki ayet· 79:45Sonraki ayet· 80:1

Nâziât Suresi 46. Ayet· 79:46

↗ Nâziât suresi
Mekki
كَأَنَّهُمۡ يَوۡمَ يَرَوۡنَهَا لَمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا عَشِيَّةً أَوۡ ضُحَىٰهَا
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu gördükleri gün onlar, dünyada sanki bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamışa dönerler.
Süleyman Ateş
Onlar onu gördükleri zaman sanki (dünyada) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.9%
İngilizce
It will be, on the Day they see it, as though they had not remained [in the world] except for an afternoon or a morning thereof
Fransızca
Le jour où ils la verront, il leur semblera n'avoir demeuré qu'un soir ou un matin
İspanyolca
El día que lo vean suceder, les parecerá haber permanecido en la vida mundanal solo el tiempo equivalente a una tarde o una mañana
Rusça
В тот день, когда они увидят его, им покажется, что они провели в этом мире лишь послеполуденные часы или утро
Endonezce
Pada hari ketika mereka melihat hari Kiamat itu (karena suasananya hebat), mereka merasa seakan-akan hanya (sebentar saja) tinggal (di dunia) pada waktu sore atau pagi hari
Bengalce
যেদিন তারা একে দেখবে, সেদিন মনে হবে যেন তারা দুনিয়াতে মাত্র এক সন্ধ্যা অথবা এক সকাল অবস্থান করেছে।
Çince
他们在见它的那日,好像在坟里只逗留过一朝或一夕。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kıyamete şahit oldukları o gün, sanki dünya hayatlarında sadece bir günün arifesi veyahut sabahının ilk vakitleri kadar kalmış gibidirler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
42- Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. 43- Sen onu nereden bilip de söyleyeceksin? 44- Ona dair nihaî bilgi ancak Rabbine aittir. 45- Sen ancak ondan korkanları uyarırsın. 46- Onlar onu gördükleri gün sanki (dünyada) ancak bir akşam yahut kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacaklardır. 42. Yani işi yokuşa süren, öldükten sonra dirilişi yalanlayan kimseler “sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını” ne zaman kopacağını “soruyorlar.” Yüce Allah da onlara şu buyruğu ile cevap vermektedir: 43. “Sen onu nereden bilip de söyleyeceksin?” Hem onu bu şekilde söz konusu etmenin ve ne zaman geleceğini bilmenin sana faydası ne, onlara faydası ne? Bunun hiçbir sonucu yoktur. Bundan dolayı kulların Kıyametin kopma vaktini bilmelerinde dinî ve dünyevî herhangi bir maslahatları bulunmadığından, aksine onların maslahatı bunun onlardan saklı tutulmasında bulunduğundan dolayı Yüce Allah, ona dair bilgiyi bütün yaratıklardan gizlemiş ve onun bilgisini yalnızca kendisine mahsus kılmıştır. Bu nedenle de şöyle buyurmaktadır: 44. “Ona dair nihai bilgi ancak Rabbine aittir.” Onun bilgisi nihai olarak Ona aittir. Nitekim bir başka âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:“Sana Kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar. De ki: Onun bilgisi Rabbimin yanındadır, onun vaktini O’ndan başkası açıklayamaz.”(el-A’râf, 7/187) 45-46. “Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.” Senin korkutup uyarmaların, ancak Kıyamet’in geleceğinden korkan ve Allah’ın huzuruna çıkmaktan endişe duyan kimselere fayda sağlar. İşte bunlar için önemli olan, Kıyamet için hazırlanmak ve o gün için gereken amelleri yapmaktır. Ona iman etmeyenlere gelince onlara aldırış edilmez ve onların işi yokuşa sürmelerine önem verilmez. Çünkü onların bu şekilde işi yokuşa sürmelerinin amacı, onu yalanlamaktır ve inattır. Böyle bir duruma varan bir kimsenin de bu gibi sorularına cevap vermek abestir. Bu durumda ancak “ahkemu’l-hakimîn (Hüküm verenlerin en güzeli, en sağlam, en hikmetli hüküm veren Yüce Allah)” bundan tenzih edilir. Nâziât Sûresi’nin tefsiri -Allah’ın yardımı ve tevfiki ile- burada sona ermektedir. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Sûrenin bu son âyetinde şu iki gerçeğe dikkat çekilmektedir: a) İnsanlar, ikinci hayata döndüklerinde ebedî olan âhirete göre geçici olan dünya hayatının ne kadar kısa olduğunu anlayacaklardır. b) Psikolojik olarak insana geçmiş daima kısa bir zamanmış gibi gelir; çünkü geçmiş artık olmuş bitmiştir. İnsan için geçmişten daha önemlisi, henüz bir imkân olan ve farklı durumlara açık bulunan, bu yönüyle de daima önemli ve ilginç görülen, hatta kaygı uyandıran gelecektir.
Nâziât Suresi 46. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kıyamete şahit oldukları o gün, sanki dünya hayatlarında sadece bir günün arifesi veyahut sabahının ilk vakitleri kadar kalmış gibidirler.