Önceki ayet· 79:42Sonraki ayet· 79:44

Nâziât Suresi 43. Ayet· 79:43

↗ Nâziât suresi
Mekki
فِيمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَآ
Nerde senden onu anlatması
Meal ihtilafı: 8% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Nerde senden onu anlatması
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen nerde, onu anlatmak nerde?!
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Nerede sende, onu hatırlatacak şey!
Süleyman Ateş
Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede?!
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.8%
İngilizce
In what [position] are you that you should mention it
Fransızca
Quelle [science] en as-tu pour le leur dire
İspanyolca
Pero tú [¡oh, Mujámmad!] no tienes conocimiento de cuándo será
Rusça
К чему тебе упоминать об этом
Endonezce
Untuk apa engkau perlu menyebutkannya (waktunya)
Bengalce
এর বর্ণনার সাথে আপনার কি সম্পর্ক
Çince
你怎能说明它呢?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Senin buna dair bir bilgin yok ki, onlara söyleyesin ve zaten bu senin işin de değildir. Aslında senin görevin sadece insanları ona hazırlamaktır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
42- Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. 43- Sen onu nereden bilip de söyleyeceksin? 44- Ona dair nihaî bilgi ancak Rabbine aittir. 45- Sen ancak ondan korkanları uyarırsın. 46- Onlar onu gördükleri gün sanki (dünyada) ancak bir akşam yahut kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacaklardır. 42. Yani işi yokuşa süren, öldükten sonra dirilişi yalanlayan kimseler “sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını” ne zaman kopacağını “soruyorlar.” Yüce Allah da onlara şu buyruğu ile cevap vermektedir: 43. “Sen onu nereden bilip de söyleyeceksin?” Hem onu bu şekilde söz konusu etmenin ve ne zaman geleceğini bilmenin sana faydası ne, onlara faydası ne? Bunun hiçbir sonucu yoktur. Bundan dolayı kulların Kıyametin kopma vaktini bilmelerinde dinî ve dünyevî herhangi bir maslahatları bulunmadığından, aksine onların maslahatı bunun onlardan saklı tutulmasında bulunduğundan dolayı Yüce Allah, ona dair bilgiyi bütün yaratıklardan gizlemiş ve onun bilgisini yalnızca kendisine mahsus kılmıştır. Bu nedenle de şöyle buyurmaktadır: 44. “Ona dair nihai bilgi ancak Rabbine aittir.” Onun bilgisi nihai olarak Ona aittir. Nitekim bir başka âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:“Sana Kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar. De ki: Onun bilgisi Rabbimin yanındadır, onun vaktini O’ndan başkası açıklayamaz.”(el-A’râf, 7/187) 45-46. “Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.” Senin korkutup uyarmaların, ancak Kıyamet’in geleceğinden korkan ve Allah’ın huzuruna çıkmaktan endişe duyan kimselere fayda sağlar. İşte bunlar için önemli olan, Kıyamet için hazırlanmak ve o gün için gereken amelleri yapmaktır. Ona iman etmeyenlere gelince onlara aldırış edilmez ve onların işi yokuşa sürmelerine önem verilmez. Çünkü onların bu şekilde işi yokuşa sürmelerinin amacı, onu yalanlamaktır ve inattır. Böyle bir duruma varan bir kimsenin de bu gibi sorularına cevap vermek abestir. Bu durumda ancak “ahkemu’l-hakimîn (Hüküm verenlerin en güzeli, en sağlam, en hikmetli hüküm veren Yüce Allah)” bundan tenzih edilir. Nâziât Sûresi’nin tefsiri -Allah’ın yardımı ve tevfiki ile- burada sona ermektedir. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müşrikler kıyamet ve âhirete inanmadıkları için her fırsatta Hz. Peygamber’e kıyametin ne zaman kopacağını sorarak onu zor duruma düşürmeye çalışıyor, hatta nasıl olsa böyle bir şeyin imkânsız olduğunu düşündükleri için alay olsun diye kıyametin çabucak gelmesini ister görünüyorlardı. Hz. Peygamber ise onların iman etmelerine vesile olur ümidiyle, “Keşke sorularına cevap vermek mümkün olsaydı!” diye temennide bulunuyordu. Yüce Allah, “Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki!” meâlindeki âyetle onun bu konuda bilgi edinme imkânının bulunmadığını, bu bilginin yalnız kendi zâtına ait olduğunu (krş. Lokmân 31/34), Hz. Peygamber’in görevinin, kıyametin ne zaman kopacağını bildirmek değil, kıyametin bir gün mutlaka geleceğine dikkat çekmek, buna inanıp âhiret kaygısı taşıyanları uyarmak ve o güne hazırlık yapmalarını teşvik etmek olduğunu vurgulamıştır.
Nâziât Suresi 43. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Senin buna dair bir bilgin yok ki, onlara söyleyesin ve zaten bu senin işin de değildir. Aslında senin görevin sadece insanları ona hazırlamaktır.