1- Gök yarıldığı zaman, 2- Yıldızlar saçıldığı zaman, 3- Denizler taşıp birbirine katıldığı zaman, 4- Kabirlerin altı(ndakiler) üstüne getirildiği zaman, 5- Herkes önce yaptığı ve geriye bıraktığı ne varsa hepsini bilmiş olacaktır.
(Mekke’de inmiştir. 19 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1-3. Yani semâ çatlayıp yarıldığı, yıldızları etrafa dağıldığı ve güzellikleri kaybolduğu, denizler kaynayıp taşarak tek bir deniz haline getirildiği zaman; 4-5. Kabirler içerisindeki ölüler dışarı çıkartılmak sureti ile alt-üst edildiği ve Allah’ın huzurunda amellerinin karşılıklarının verilmesi için de hesaplarının görüleceği yere haşredildikleri zaman; İşte o vakit perde açılacak, gizlilikler ortadan kalkacak, her bir nefis sahip olduğu kârı ve zararı bilmiş olacaktır. İşte o vakit, zalim kendi elleriyle yaptıklarını görüp de ebedi bedbahtlığın kaçınılmaz olduğunu ve sonsuz azaptan kurtulmanın imkânsızlığını gördüğünde pişmanlıktan ellerini ısıracaktır. İşte o vakit salih ameller işlemiş bulunan takvâ sahipleri, pek büyük kurtuluşa mazhar olacak, ebedi nimetlere nail olacak ve cehennem azabından kurtulacaklardır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kıyamet günü hakkında Tekvîr sûresinde anlatılanları pekiştirmek üzere burada o gün vuku bulacak bazı olaylardan söz edilerek insanlar uyarılmaktadır. Uzay boşluğundaki yıldızların düzenli hareketini sağlayan çekim kanununun kıyamet gününde yok olmasının bir sonucu olarak evrenin düzeninin bozulacağı, göklerin çatlayıp yarılacağı, kısaca kozmik düzenin bozulacağı bildirilmiştir (bk. Furkan 25/25; Hâkka 69/16; Rahmân 55/37; Nebe’ 78/19-20; Tekvîr 81/1-6). Denizlerin kabarıp taşmasını, dünyanın şiddetle sarsılması, dağların parçalanıp yok olması, denge ve düzenin bozulması gibi olaylar sonunda dünyayı denizlerin kaplaması şeklinde anlamak mümkündür. Deniz altında gerçekleşen şiddetli depremlerin tsunami denilen büyük dalgalara ve taşmalara yol açmasını hatırlayarak âyetteki kıyamet tasvirini daha iyi anlayabiliriz.
Bu âyetler hakkında, “şiddetli sarsıntı neticesinde yerkürede meydana gelecek olan volkanik patlaklar ve derin çatlaklardan çıkan lav kütlelerinin deniz sularını kaynatacağı, taşıracağı, hatta buharlaştıracağı” şeklinde de yorum yapılmıştır.
Kıyametin kopması sırasında meydana gelecek sayısız felâketlerin büyüklerinden birkaçı örnek olarak zikredildikten sonra “Kabirlerin altı üstüne getirildiğinde” meâlindeki 4. âyetle konu insana getirilmiştir. Bu âyet genellikle o büyük altüst oluş esnasında kabirlerde toprak altında bulunan ceset parçalarının dışarı fırlatılacağı şeklinde yorumlanmıştır.