Tan yerinin ağarmasına, belirli gecelere, çifte ve teke, geçip gitmekte olan geceye edilen yeminlerle başlar bu sure; adı da ilk ayetteki fecr, yani şafak kelimesinden gelir. Mekke döneminde inen 30 ayetlik metin, nüzul sırasında 10. sıradadır ve Kur'an'ın en erken bölümlerinden biridir.
Yeminlerin ardından geçmiş toplulukların akıbeti gelir: sütunlu yapılarıyla anılan İrem ile Âd, vadide kayaları oyan Semûd ve Firavun sıralanır. Üçü de ülkelerinde azmış ve bozgunculuk yapmış olmakla nitelenir; ardından hepsinin aynı sonuca uğradığı kısa bir cümleyle bildirilir. Bu tarihsel dizi, surenin ders çıkarma vurgusunun taşıyıcısıdır.
Metin sonra bireysel bir ölçüye döner. İnsanın, nimet verildiğinde bunu bir üstünlük işareti, rızkı daraltıldığında bir aşağılanma sayması eleştirilir; her iki durumun da bir sınama olduğu belirtilir. Buradan somut davranışlara geçilir: yetime karşı cömert olmama, yoksulu doyurma konusunda isteksizlik, mirasa hak gözetmeden el koyma ve mala aşırı bağlılık art arda sayılır. Böylece azgınlık, uzak geçmişteki toplulukların hikâyesi olmaktan çıkıp gündelik bir tutuma bağlanır. Kapanış ise tonu tümüyle değiştirir. Yerin paralanması ve meleklerin sıra sıra dizilmesiyle açılan kıyamet sahnesinin ardından, huzura ermiş bir cana yönelik yumuşak bir çağrı gelir. Ayetler kısa ve kafiyelidir; sert uyarı ile sakin kapanış arasındaki bu geçiş, surenin en belirgin yapısal özelliğidir.
Fecr suresi 30 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 10).
Bu sayfada Fecr suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.