Bir şehir üzerine edilen yeminle açılan sure, adını da bu kelimeden alır; beled, şehir ve belde demektir. Mekke döneminde inmiştir, 20 ayettir ve nüzul sırasında 35. sıradadır. Yemin edilen yerin, muhatabın içinde yaşadığı şehir olduğunun hemen belirtilmesi, metne baştan somut bir zemin verir.
Açılıştaki yeminlerin ardından insanın zorluğa katlanacak biçimde yaratıldığı bildirilir. Sure bu noktadan sonra birbirine karşıt insan tasvirleri arasında gidip gelir. Bir yanda mal tükettiğiyle övünen, kimsenin kendisini görmediğini sanan ve kendisine güç yetirilemeyeceğini düşünen tip vardır; kibir, surede tam olarak bu tutumun adıdır. Öte yanda kendisine göz, dil ve dudak verilmiş, eğri ile doğru yolun birlikte gösterildiği bir varlık olarak insanın imkânı anlatılır. Aradaki fark, sarp bir geçidin aşılıp aşılmamasıyla ortaya konur ve bu geçidin ne olduğu tek tek sayılır: köle azat etmek, açlık gününde akraba yetimi ya da hiçbir şeyi olmayan yoksulu doyurmak, sonra da sabrı ve merhameti birbirine tavsiye eden bir topluluğun içinde bulunmak.
Bu sıralama surenin en dikkat çekici yanıdır; iyilik burada soyut bir nitelik olarak değil, doğrudan toplumsal karşılığı olan işler olarak tarif edilir ve yoksulun hakkı bu tarifin merkezine yerleşir. Ayetler çok kısadır, çoğu birkaç kelimeliktir; soru cümleleri ile olumsuzlamalar sık kullanılır. Kapanış, amel defterlerinin sağdan ve soldan verilmesi karşıtlığıyla yapılır.
Beled suresi 20 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 35).
Bu sayfada Beled suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.