Diyanet İşleri
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir (onun için başından geçenleri anlatır).
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.
Süleyman Ateş
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir (onun için başından geçenleri anlatır).
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Çünkü Allah Teâlâ ona bildirmiş ve ona bunu yapmayı emretmiştir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
1- Yer, kendine has sarsıntısıyla şiddetle sarsıldığı zaman, 2- Yer, içindeki ağırlıklarını dışarıya çıkardığı, 3- Ve insan:“Buna ne oluyor böyle?” dediği zaman, 4- İşte o gün yer, haberlerini anlatacaktır. 5- Çünkü bunu Rabbin ona vahyetmiştir. 6- O gün insanlar, amelleri(nin karşılıkları) kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük geleceklerdir. 7- Artık zerre ağırlığınca bir hayır yapan onu(n karşılığını) görecektir. 8- Zerre ağırlığınca bir kötülük yapan da onu(n karşılığını) görecektir.
(Medine’de inmiştir, 8 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile
1. Yüce Allah, Kıyamet gününde meydana gelecek olayları, yeryüzünün sarsılıp çalkalanacağını, durmadan sallanacağını ve sonunda üzerinde bulunan yapı ve belirgin yüksekliklerin yıkılacağını, dağların darmadağın edilip tepelerin dümdüz edileceğini, yeryüzünün dümdüz bir alan haline geleceğini, orada herhangi bir tümsek ya da bir çukur görülmeyeceğini haber vermektedir.
2-3. “Yer içindeki” ölü ve hazine kabilinden “ağırlıklarını dışarıya çıkardığı” insan da yerin karşı karşıya kaldığı bu dehşetli hali görüp: “Buna ne oluyor böyle?” yani bu neden böyle “dediği zaman;”
4. “İşte o gün yer, haberlerini anlatacaktır.” Amelde bulunanlar hakkında, kendisinin üzerinde işlemiş oldukları hayır ve şer türünden yaptıklarını bildirerek tanıklık edecektir. Zira yer de kullara karşı amelleri ile ilgili olarak şahitlikte bulunacak tanıklar arasındadır. 5. Bunun böyle olmasının sebebine gelince “çünkü bunu Rabbin ona vahyetmiştir.” Üzerinde işlenen amelleri haber vermesini emretmiş olacaktır. O da Rabbinin emrine karşı gelmeyecektir.
6. “O gün insanlar, amelleri(nin karşılıkları) kendilerine gösterilmek üzere” Yüce Allah, kendilerine yaptıkları kötülükleri, iyilikleri göstermek ve bunların karşılıklarını en uygun şekilde vermek üzere Kıyamette Allah'ın haklarında hüküm verdiği mahşer yerinden “bölük bölük” farklı ve çeşitli fırkalar halinde dönüp “geleceklerdir.”
7-8. “Artık zerre ağırlığınca bir hayır yapan onu(n karşılığını) görecektir. Zerre ağırlığınca bir kötülük yapan da onu(n karşılığını) görecektir.” İşte bu, bütün hayırları ve şerleri kuşatan, genel ve kapsamlı bir ifadedir. Çünkü varlıkların en ufağı ve hafifi olan zerre ağırlığının karşılığı görüleceğine ve verileceğine göre; bundan daha yukarıdaki bir amelin karşılığının görülmesi ve verilmesi öncelikle söz konusudur. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“O gün herkes iyilik türünden ne işledi ise onu önünde hazır bulacak. Kötülük türünden ne işledi ise onunla kendisi arasında uzak bir mesafenin olmasını arzu edecek.”(Âl-i İmran, 3/30); “Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır.”(el-Kehf, 18/49) Bu buyrukta hayır işlemek -az dahi olsa- teşvik edilmekte, önemsiz dahi olsa kötülük işlemekten sakındırılmaktadır. Zilzâl Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Yüce Allah’a hamdolsun.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kıyamet gününün ne kadar dehşet verici bir gün olduğu ve o sırada nelerin meydana geleceği anlatılarak insanların o gün için hazırlık yapmaları gerektiğine dikkat çekilmektedir. Başka âyetlerde anlatıldığı üzere kıyamet kopacağı gün sûrun birinci defa üflenmesiyle yerküresinde şiddetli sarsıntılar meydana gelecek ve dağlar yerlerinden kopup savrulacak, yeryüzünde yıkılmayan hiçbir şey kalmayacaktır (krş. Kehf 18/47; Tâhâ 20/101-107). Çünkü “kıyamet sarsıntısı gerçekten çok büyük bir olaydır” (Hac 22/1). 2. Âyette belirtilen “yerin ağırlıklarını dışarı atması” ile ne kastedildiği hususunda öne çıkan açıklamalar şunlardır: a) Kabirlerdeki ölülerin dirilip dışarı çıkması; b) Yer altındaki madenler, gazlar, ve lâvların dışarı çıkması. Müfessirler yerin ağırlıklarını dışarı çıkarması olayının sûrun ikinci defa üflenmesiyle gerçekleşeceğini söylemişlerdir. Yerkürede meydana gelen bu dehşet verici olayları gören insan, “Ne oluyor buna!” diyerek korku ve şaşkınlığını ifade eder. Çünkü daha önce bu derecede şiddetli bir sarsıntı görülmemiştir.
“O gün yer, rabbinin ona vahyettiği şekilde bütün haberlerini anlatır.” meâlindeki 4-5. âyetler başlıca üç şekilde yorumlanmıştır: a) Allah yere bir çeşit konuşma ve anlatma yeteneği verir, o da üzerinde olup bitenleri ve kimin ne yaptığını açık açık anlatır. Nitekim bir hadiste kıyamet gününde arzın dile gelerek konuşacağı bildirilmiştir (İbn Mâce, “Zühd”, 31). b) O gün Allah’ın hükmü uyarınca arz, üstünde olup bitenleri tek tek sayıp dökercesine insanların orada yaptıkları her şeyi açığa çıkarır. c) Yer, o büyük sarsıntıyla âdeta dünyanın son bulduğunu ve âhiretin geldiğini haber verir (Râzî, XXXII, 59). Sonuçta önemli olan arzın gerçek anlamda konuşup konuşmaması değil, dünya hayatının bittiğini ve herkesin neler yaptığını açık açık ortaya koyması ve artık orada hiçbir şeyin saklı gizli kalmayacak olmasıdır. Âyetin bunu anlatmaktan maksadı ise insanların bu gerçeği göz önüne alarak o gün arzın kendisi hakkında iyi şeyler söylemesini sağlayacak bir hayat yaşamalarıdır.