Önceki ayet· 9:88Sonraki ayet· 9:90

Tevbe Suresi 89. Ayet· 9:89

↗ Tevbe suresi
Medeni
أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ
Allah onlara temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Büyük kurtuluş budur
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Allah onlara temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Büyük kurtuluş budur
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah onlara, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İçlerinde ebedi kalacaklar. İşte o büyük kurtuluş budur.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah onlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Sürekli kalacaklardır orada. İşte budur büyük başarı.
Süleyman Ateş
Allah, onlar için altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük başarı budur.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
Allah has prepared for them gardens beneath which rivers flow, wherein they will abide eternally. That is the great attainment
Fransızca
Allah a préparé pour eux des Jardins sous lesquels coulent les ruisseaux, pour qu'ils y demeurent éternellement. Voilà l'énorme succès
İspanyolca
Dios tiene reservado para ellos jardines [en el Paraíso] por donde corren ríos, donde morarán por toda la eternidad. Ese es el triunfo grandioso
Rusça
Аллах приготовил для них Райские сады, в которых текут реки. Они пребудут в них вечно. Это - великое преуспеяние
Endonezce
Allah telah menyediakan bagi mereka surga yang mengalir di bawahnya sungai-sungai, mereka kekal di dalamnya. Itulah kemenangan yang agung
Bengalce
আল্লাহ তাদের জন্য তৈরী করে রেখেছেন কানন-কুঞ্জ, যার তলদেশে প্রবাহিত রয়েছে প্রস্রবণ। তারা তাতে বাস করবে অনন্তকাল। এটাই হল বিরাট কৃতকার্যতা।
Çince
安拉已为他们预备了下临诸河的乐园,他们将永居其中,那正是伟大的成功。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah Teâlâ, onlar için sarayları altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu; hiçbir kurtuluşun kendisine erişemeyeceği büyük bir kurtuluştur.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
88- Fakat Peygamber ve beraberindeki mü’minler, malları ve canları ile cihad ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve onlar, felaha erenlerin ta kendileridir. 89- Allah, onlara altlarından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Orada ebediyen kalacaklardır. İşte en büyük kazanç budur. 88. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bu münafıklar cihaddan geri kalsalar dahi Yüce Allah onların yerlerini dolduracak ve onlara ihtiyaç bırakmayacaktır. Zira Yüce Allah’ın bu emri yerine getirecek ve O’nun, lütfunu kendilerine tahsis ettiği özel kulları vardır. Bunlar ise “Peygamber” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem “ve beraberindeki mü’minler” olup onlar “malları ve canları ile cihad” ederler. İşi ağırdan almaz ve tembellik göstermezler; aksine bunu sevinç ve neşe ile yerine getirirler. “İşte” dünya ve âhiretteki pek çok “hayırlar onlarındır ve onlar” en üstün isteklerine ve en mükemmel arzularına kavuşmuş olan “felaha erenlerin ta kendileridir.” 89. O halde böylelerinin rağbet ettikleri şeylere rağbet etmeyerek dünyasını, dinini ve âhiretini kaybederek ziyana uğrayan kimselere yazıklar olsun! Bu son ayetler, Yüce Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir:“De ki: Ona ister iman edin, ister iman etmeyin. Çünkü o, bundan önce kendilerine ilim verilmiş olanlara okununca onlar çenelerinin üzerine yüz üstü secdeye kapanırlar.”(el-İsrâ, 17/107)“Şimdi bunlar, o (âyetlerimizi) inkâr ederlerse (bilsinler ki) biz de yerlerine onları inkâr etmeyen bir topluluğu onlara vekil kılmışızdır”(el-En’am, 6/89)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Tebük Seferi’ne katılmamak için bahaneler uyduran, özellikle havaların aşırı sıcak olduğu gerekçesine sığınan, üstelik müminleri de sefere çıkmaktan caydırmaya çalışan münafıkların âkıbetinin çok acı olacağı belirtilmekte; Hz. Peygamber’in bu kişilerden sağ kalanlarla karşılaşması halinde onların kendi maiyetinde bir sefere çıkmalarına müsaade etmemesi istenmekte, ölenlerinin ise imansız olarak can verdikleri bildirilip onlar için bir dinî vecîbe ifa etme cihetine gitmemesi emrolunmaktadır. Müslümanların ölen din kardeşlerine karşı ifa etmeleri gereken dinî vecîbelerin başında cenaze namazı kılınması ve bunun için gerekli hazırlıkların yapılması gelmektedir. Âyette bu hususa işaret edildikten sonra yer alan, “mezarı başında da durma” ifadesini Hz. Peygamber’in cenazenin defninden sonraki tatbikatına göre açıklamak uygun olur. Resûl-i Ekrem bir müslümanın cenazesi defnedildikten sonra kabri başında bir süre durur ve etrafındakilere şöyle derdi: “Kardeşiniz için Allah’tan mağfiret dileyiniz ve sorulanlara şaşırmadan cevap verebilmesi için dua ediniz; zira şu anda o sorguya çekilmektedir” (Ebû Dâvûd, “Cenâiz”, 69; krş. Tirmizî, “Cenâiz”, 70). (Münafıkların malları ve evlâtlarının dünyada eziyet vesilesi kılındığını ve Allah’ın onların canlarının da kâfir olarak çıkmasını murat ettiğini belirten 85. âyetin açıklaması için 55. âyetin tefsirine bk.).
Tevbe Suresi 89. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah Teâlâ, onlar için sarayları altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu; hiçbir kurtuluşun kendisine erişemeyeceği büyük bir kurtuluştur.