Önceki ayet· 9:70Sonraki ayet· 9:72

Tevbe Suresi 71. Ayet· 9:71

↗ Tevbe suresi
Medeni
وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتُ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٖۚ يَأۡمُرُونَ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَيَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلۡمُنكَرِ وَيُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَيُطِيعُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓۚ أُوْلَـٰٓئِكَ سَيَرۡحَمُهُمُ ٱللَّهُۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alıkorlar; namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alıkorlar; namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir
Elmalılı Hamdi Yazır
Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyilik ve güzelliği belirlenene özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındırırlar. Namazı/duayı yerine getirirler, zekâtı verirler. Allah'a ve resulüne itaat ederler. Allah bunlara rahmet edecektir. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
Süleyman Ateşen ayrışan
İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten men'ederler, namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah'a ve Elçisine ita'at ederler. İşte onlara Alah rahmet edecektir. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmetsahibidir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.1%
İngilizce
The believing men and believing women are allies of one another. They enjoin what is right and forbid what is wrong and establish prayer and give zakah and obey Allah and His Messenger. Those - Allah will have mercy upon them. Indeed, Allah is Exalted in Might and Wise
Fransızca
Les croyants et les croyantes sont alliés les uns des autres. Ils commandent le convenable, interdisent le blâmable accomplissent la ?alât, acquittent la Zakât et obéissent à Allah et à Son messager. Voilà ceux auxquels Allah fera miséricorde, car Allah est Puissant et Sage
İspanyolca
Los creyentes y las creyentes son aliados unos de otros, ordenan el bien y prohíben el mal, cumplen con la oración prescrita, pagan el zakat y obedecen a Dios y a Su Mensajero. De ellos Dios tendrá misericordia. Dios es Poderoso, Sabio
Rusça
Верующие мужчины и женщины являются помощниками и друзьями друг другу. Они велят совершать одобряемое и запрещают предосудительное, совершают намаз, выплачивают закят, повинуются Аллаху и Его Посланнику. Аллах смилостивится над ними. Воистину, Аллах - Могущественный, Мудрый
Endonezce
Dan orang-orang yang beriman, laki-laki dan perempuan, sebagian mereka menjadi penolong bagi sebagian yang lain. Mereka menyuruh (berbuat) yang makruf, dan mencegah dari yang mungkar, melaksanakan salat, menunaikan zakat, dan taat kepada Allah dan Rasul-Nya. Mereka akan diberi rahmat oleh Allah. Sungguh, Allah Mahaperkasa, Mahabijaksana
Bengalce
আর ঈমানদার পুরুষ ও ঈমানদার নারী একে অপরের সহায়ক। তারা ভাল কথার শিক্ষা দেয় এবং মন্দ থেকে বিরত রাখে। নামায প্রতিষ্ঠা করে, যাকাত দেয় এবং আল্লাহ ও তাঁর রসূলের নির্দেশ অনুযায়ী জীবন যাপন করে। এদেরই উপর আল্লাহ তা’আলা দয়া করবেন। নিশ্চয়ই আল্লাহ পরাক্রমশীল, সুকৌশলী।
Çince
信道的男女互为保护人,他们劝善戒恶,谨守拜功,完纳天课,服从安拉及其使者,这等人安拉将怜悯他们。安拉确是万能的,确是至睿的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İman, aralarını birleştirdiği için Mümin erkeklerle Mümin kadınlar birbirlerinin yardımcıları ve destekçileridir. "Onlar iyiliği emrederler." Maruf (iyilik); Allah Teâlâ için sevimli olan ve O'na taatin çeşitlerinden olan, tevhit ve namaz gibi şeylerdir. "Kötülükten alıkoyarlar." Kötülük (münker); Yüce Allah'ın kızıp gazap etmesine neden olan; küfür ve faiz gibi günahlardır. "Namazı dosdoğru kılarlar." Yani namazı en mükemmel şekilde eda ederler. Yüce Allah'a ve O'nun resulüne itaat ederler. İşte övülmüş olan bu sıfatlarla sıfatlanmış olanlar var ya; Allah, onları rahmetine sokacaktır. Allah Aziz'dir. Hiç kimse O'na karşı galip gelemez. O yarattıklarında, şeriatında ve idaresinde hüküm ve hikmet sahibidir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
71- Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkoyar, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte Allah, bunlara merhamet edecektir. Şüphesiz Allah Azizdir, Hakîmdir. 72- Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara altlarından ırmaklar akan ve içlerinde ebediyen kalacakları cennetler vaat etmiştir. Bir de Adn cennetlerinde hoş meskenler… Allah’ın rızası ise hepsinden daha büyüktür. İşte en büyük kazanç budur. 71. Yüce Allah münafıkların birbirlerinden olduklarını söz konusu ettikten sonra mü’minlerin de birbirlerinin dost ve yardımcıları olduğunu ifade etmekte ve onları münafıkları nitelendirdiği sıfatların aksi ile nitelendirerek şöyle buyurmaktadır:“Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar” erkekleri ile kadınları ile mü’minler sevgi, dostluk, bağlılık ve yardımlaşma bakımından “birbirlerinin dostlarıdır.”“Onlar iyiliği emreder.” İyilik (ma’ruf) güzel itikat, salih ameller, üstün ahlak gibi güzel olarak bilinen her şeyi içine alan kapsamlı bir isimdir. Onların bu kabilden verdikleri emirlerin ilk muhatabı da bizzat kendileridir. “Kötülükten alıkoyar.” Kötülük (münker) ise batıl itikat, kötü ameller ve çirkin ahlâk gibi iyiliğe (ma’rufa) taban tabana zıt ve aykırı olan şeylerdir. “Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler.” Onlar sürekli olarak Allah’a ve Rasûlüne itaat üzerdirler. Bundan ayrılmazlar. “İşte Allah bunlara merhamet edecektir.” Onları rahmetinin kapsamına alacak ve ihsanı ile onları kuşatacaktır. “Şüphesiz Allah Azizdir” üstün bir güce sahiptir. Bununla birlikte O “Hakîmdir.” Hikmet sahibidir, her şeyi kendisine yakışan yerine koyar. O, yarattığı ve emrettiği şeylerden dolayı hamdedilmeye layıktır. Daha sonra Yüce Allah bu mü’minlere hazırlamış olduğu mükâfaatı söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: 72. “Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara altlarından ırmaklar akan ve içlerinde ebediyen kalacakları” ayrılıp da başka bir yere gitmek istemeyecekleri “cennetler vaat etmiştir.” Bu cennetlerde her türlü nimet ve sevinç vardır. Rahatsızlık verecek ve kederlendirecek her şey de oradan uzaktır. Onun köşklerinin, saraylarının, sık ağaçlarının altından nehirler akar ki bu nehirler, içindeki hayırları ve bereketleri Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği son derece güzel bahçeleri sular. “Bir de Adn cennetlerinde hoş meskenler…” onların olacaktır. Bu meskenler en güzel şekilde süslenmiş ve Allah’ın takvâ sahibi kulları için hazırlanmıştır. Bunların görünüşleri de güzeldir, bunlarda konaklamak ve dinlenmek de güzeldir. En üstün konaklarda bulunan ve hiçbir kimsenin daha ötesini arzulayamayacağı özellikler bu meskenlerde bulunacaktır. Hatta Yüce Allah, onlar için oldukça şeffaf ve güzel köşkler hazırlamıştır. Bunların dış tarafları içlerinden, iç tarafları da dışlarından görülür. İşte nefislerin beğenip kabul edeceği, kalplerin kendilerine meyledeceği, ruhların arzu ve iştiyak duyacağı en güzel meskenler bunlardır. Çünkü bunlar Adn cennetlerinde yani hiçbir şekilde ayrılıp gitmeyecekleri, başka yere gitmek üzere terk etmeyecekleri, aksine devamlı kalacakları cennetlerde olacaktır. “Allah’ın” cennet ehline ihsan edeceği “rızası ise” onların içinde bulundukları nimetlerin “hepsinden daha büyüktür.” Çünkü onların içinde bulundukları nimetler, ancak Rablerini görmek ve O’nun rızasına erişmekle en üstün seviyesine ulaşır. Ayrıca bu, bütün âbidlerin hedeflediği bir amaç, gerçek sevenlerin de nihai hedefidir. O nedenle yerin ve göklerin Rabbinin rızası, cennetin bütün nimetlerinden daha büyüktür. “İşte en büyük kazanç budur.” Çünkü bütün isteklerini elde etmiş, her türlü mahzurdan da kurtulmuşlardır. Her şeyleri hoş ve güzeldir. Yüce Allah’tan lütf-u keremi ile bizleri de onlarla birlikte kılmasını niyaz ederiz.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Münafıklardan söz edilirken 67. âyette erkeğiyle kadınıyla münafık karakterine işaret edilmek üzere her iki cins ayrı ayrı zikredilmişti. 71. âyette de müminlerin ortak niteliklerine değinildiğinden erkek ve kadınları ayrı ayrı anılmıştır. Bu sûrede her iki tip ve âkıbetleri hakkında verilen bilgiler göz önüne alınırsa şöyle bir karşılaştırma yapılabilir (Râzî, XVI, 131): İki yüzlü davranan kimselere hâkim olan özellik, kötülükleri körükleyip iyilikten alıkoymak iken yürekten inananların temel vasfı iyiliği özendirmek, kötülükten vazgeçirmeye çalışmaktır. Münafıklar Allah yolunda harcamada eli sıkı davranırken müminler zekâtlarını verirler ve ayrıca cömertçe gönüllü bağışlarda bulunurlar, hatta imkânları elvermediği için daha fazla yapamadıklarına üzülürler. Münafıklar namaza üşenerek gelirler, müminler ise namazlarını bir kulluk vecîbesi sayarak içten gelen bir istekle kılarlar. Allah yolunda savaşmak gerektiğinde münafıklar türlü mazeretlerle yan çizmeye çalışırlar, müminler ise canlarını ve mallarını esirgemeden böyle bir çağrıya koşarlar, bu yolda asla yılgınlık göstermezler. Münafıklar Allah’ı ve O’nun mesajını umursamazlar, O’na ve vaad ettiklerine candan inanan müminlerle alay ederler, müminler ise Allah ve resulüne mutlak itaat gösterirler. Bu yüzden Allah, –içlerindeki inkârcılığı yenemeden ömürlerini tamamlayan– münafıkları ebedî olarak kalacakları cehenneme atacak, müminlere de hiç bitmeyen cennet nimetlerinin ve daha önemlisi kendi rızâsına erişmenin mutluluğunu tattıracaktır (71. âyette geçen evliyâ kelimesi için bk. Bakara 2/257; Nisâ 4/2, 138-140, 144; En‘âm 6/14; Enfâl 8/72-73). 72. âyetin sonundaki ifade, mânevî hazların ve ruhanî âleme ait mutluluğun maddî imkânların sağladığı mutluluktan çok daha üstün olduğunu açıkça göstermektedir. Zira bir amaca vasıta kılınan şey ondan daha önemli ve değerli olamaz. Allah’ın rızâsını kazanmak, vaad edilen cennet nimetlerine erişebilmenin aracı olsaydı, o takdirde bu nimetlerin daha önemli olduğu sonucuna ulaşılabilirdi. Oysa âyette Allah’ın iradesine mutlak teslimiyet gösterenlerin bu davranışları karşılığında yine O’nun lutfuyla pek güzel mükâfatları hak edecekleri, fakat bütün bu nimetlerden daha önemli olarak O’nun rızâsına nâil olacakları ve en büyük başarının O’nun hoşnutluğuna erişmek olduğu bildirilmiştir (Râzî, XVI, 133; Adn cenneti hakkında bk. Ra‘d 13/22-24). Bir hadiste de, cennet ehli ile Allah arasında cereyan edecek konuşma esnasında onların O’nun hoşnutluğuna erişmeyi en büyük mutluluk olarak niteleyecekleri ve Cenâb-ı Allah’ın artık onlara gazap etmeyeceğini müjdeleyeceği ifade edilmiştir (Buhârî, “Tevhîd”, 38; “Rikak”, 51).
Tevbe Suresi 71. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İman, aralarını birleştirdiği için Mümin erkeklerle Mümin kadınlar birbirlerinin yardımcıları ve destekçileridir. "Onlar iyiliği emrederler." Maruf (iyilik); Allah Teâlâ için sevimli olan ve O'na taatin çeşitlerinden olan, tevhit ve namaz gibi şeylerdir. "Kötülükten alıkoyarlar." Kötülük (münker); Yüce Allah'ın kızıp gazap etmesine neden olan; küfür ve faiz gibi günahlardır. "Namazı dosdoğru kılarlar." Yani namazı en mükemmel şekilde eda ederler. Yüce Allah'a ve O'nun resulüne itaat ederler. İşte övülmüş olan bu sıfatlarla sıfatlanmış olanlar var ya; Allah, onları rahmetine sokacaktır. Allah Aziz'dir. Hiç kimse O'na karşı galip gelemez. O yarattıklarında, şeriatında ve idaresinde hüküm ve hikmet sahibidir.