Önceki ayet· 88:17Sonraki ayet· 88:19

Gâşiye Suresi 18. Ayet· 88:18

↗ Gâşiye suresi
Mekki
وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيۡفَ رُفِعَتۡ
Göğe, nasıl yükseltilmiş?
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Göğe, nasıl yükseltilmiş?
Elmalılı Hamdi Yazır
Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiş?
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ve göğe ki, nasıl yükseltildi!
Süleyman Ateş
Göğe, nasıl yükseltilmiş?
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
And at the sky - how it is raised
Fransızca
et le ciel comment il est élevé
İspanyolca
En el cielo, cómo ha sido elevado
Rusça
как вознесено небо
Endonezce
Dan langit, bagaimana ditinggikan
Bengalce
এবং আকাশের প্রতি লক্ষ্য করে না যে, তা কিভাবে উচ্চ করা হয়েছে
Çince
天是怎样被升高的,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ve gökyüzünün nasıl yükseltildiğine, böylece üzerlerine düşmeyen korunaklı bir çatı olduğuna bakmazlar mı?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
17- Onlar hiç bakmıyorlar mı devenin nasıl yaratıldığına; 18- Göğün nasıl yükseltildiğine; 19- Dağların nasıl dikildiğine; 20- Ve yerin nasıl yayılıp döşendiğine? 21- O halde sen öğüt ver! Zaten sen ancak bir öğüt vericisin. 22- Onları (imana zorlayacak) bir zorba değilsin. 23- Ancak kim yüz çevirip inkâr ederse; 24- Allah ona en büyük azap ile azap eder. 25- Şüphesiz onların dönüşleri, yalnız Bizedir. 26- Sonra hesaplarını görmek de şüphesiz Bize aittir. 17. Yüce Allah, Rasûlünü sallallahu aleyhi ve sellem tasdik etmeyenleri ve onların dışındaki diğer insanları, Allah’ın vahdaniyetine delil teşkil eden varlıklar üzerinde düşünmeye teşvik etmek üzere şöyle buyurmaktadır: "Onlar hiç bakmıyorlar mı devenin nasıl yaratıldığına?” Yani devenin bu harikulade yaratılışına, Allah’ın onu kulların emrine nasıl verdiğine, zorunlu olarak ihtiyaç duydukları pek çok faydaları için bu hayvanları onlara nasıl amade kıldığına ibret gözüyle bakmazlar mı? 18-19. “Göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine?” Dağlar, göz kamaştırıcı bir şekildedirler. Onlar vasıtası ile yeryüzünün dengesi ve istikrarı sağlanmış, bu sayede o, çalkalanmaktan korunarak sağlam ve dengeli kılınmıştır. Allah, onlara pek çok faydalı vazifeler yüklemiş bulunmaktadır. 20. “Ve yerin nasıl yayılıp döşendiğine?” Yer alabildiğine geniş bir şekilde yayılıp döşenmiştir. Kulların, sırtında yerleşebilmeleri, orayı son derece kolaylıkla ekip biçmeleri, orada ağaç dikmeleri, üzerinde bina yapmaları, yollarında gitmeleri vb. gibi imkânlara sahip bir şekilde yaratıldığını görmezler mi? Şunu bilelim ki yerin yayılıp döşenmiş olması, onun yuvarlak ve küresel olmasına aykırı değildir. Zaten nakil, akıl, duyu ve gözlem de buna delildir. Nitekim bu pek çok kimse tarafından özellikle de bu dönemlerde bilinen bir husustur. Çünkü günümüzde insanlar, Allah’ın onlara bağışladığı uzağı yakınlaştıran pek çok araç sayesinde yeryüzünün dört bir yanını bilmektedirler. Yayıp döşeme, ancak oldukça küçük cisimlerin yuvarlak olmasına aykırıdır. Zira bu küçük cisimler eğer yayılacak olursa söz edilmeye değer bir yuvarlıklıkları kalmaz. Ama oldukça büyük ve geniş olan yeryüzüne gelince o, hem yuvarlak hem de yayılmış bir cisimdir ve uzman kimselerin de bildikleri gibi bu iki husus, birbirine aykırı değildir. 21-22. “O halde sen öğüt ver! Zaten sen ancak bir öğüt vericisin.” İnsanlara öğüt ver, onları korkutup uyar ve müjdele! Çünkü sen, insanları Allah’ın yoluna davet etmek, onlara öğüt vermek üzere gönderildin. Onların üzerine musallat edilmiş bir zorba olarak gönderilmedin. Amellerinin bekçisi de değilsin. Sen üzerine düşeni yerine getirdikten sonra artık gerisine aldırma; zira bundan sonra senin kınanman söz konusu değildir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Sen onları (imana zorlayacak) bir zorba değilsin. O halde sen Benim tehdidimden korkanlara Kur’ân ile öğüt ver.”(Kâf, 50/45) 23-24. “Ancak kim” Allah’a itaatten “yüz çevirip” Allah’ı “inkâr ederse Allah ona en büyük” çetin, ağır ve sürekli “azap ile azap eder.” 25. “Şüphesiz” bütün yaratılmışların hepsinin Kıyamet gününde “dönüşleri yalnız Bizedir.” 26. “Sonra” hayır olsun, şer olsun bütün yaptıklarının “hesaplarını görmek de şüphesiz Bize aittir.” Ğâşiye Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Allah’a hamdolsun. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yerden bakana göre büyük ve yüksek bir kubbe gibi görünen gök ve oradaki sayısız yıldızlar, fiziksel bir destek, direk, bağ ve dayanak olmaksızın ilâhî bir nizam içerisinde uzay boşluğunda dengede durmakta ve hareket etmektedir. Ra‘d sûresinin 2. âyetiyle Lokmân sûresinin 10. âyetinde de Allah’ın gökleri direksiz bir şekilde yükselttiği ifade edilmiştir. Amaç, onların konumlarını ve düzenlerini koruyup sürdürmelerinin kesinlikle bunu sağlayan bir yaratıcı ve yönetici güç sayesinde mümkün olduğunu anlatmaktır. Bu gücün koyduğu ve yürüttüğü denge ve düzen sayesindedir ki gök cisimleri kendileri için takdir edilen konumdan kayma, sapma ve düşme gibi durumlara karşı korunmuş ve korunmaktadır.
Gâşiye Suresi 18. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ve gökyüzünün nasıl yükseltildiğine, böylece üzerlerine düşmeyen korunaklı bir çatı olduğuna bakmazlar mı?